Bakan Varank: Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok

Bakan Varank: Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok
TT

Bakan Varank: Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok

Bakan Varank: Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Yeniliğe Yolculuk” mottosuyla 27 Aralık’ta tanıtımı yapılan yerli otomobilde erteleme olmadığını söyledi. Çalışmaların aralıksız devam ettiğini kaydeden Bakan Varank, “Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok. Ekibimiz; potansiyel tedarikçilerle görüşmelere devam ediyor. Gemlik’te kurulacak fabrikanın temel atma tarihine ilişkin olarak büyük bir aksaklık da öngörmüyoruz. En fazla birkaç haftalık değişiklikler olabilir" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Otomotiv Sanayicileri Derneğinin (OSD) Yönetim Kurulu Toplantısına video konferans yöntemiyle katıldı. Toplantıda, OSD Başkanı Haydar Yenigün sunum yaparken, bu süreçte yaşadıklarına değinip işçilerle ilgili aldıkları tedbirleri anlattı. Yenigün ayrıca fabrikalarda bugüne kadar öngörmedikleri bir süreci yaşadıklarını belirtti. Yenigün’ün ardından konuşan Bakan Varank, yerli otomobildeki son durum ve üretim aşamaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

"Yapılan tahminler, küresel ekonomide son 100 yılın en ağır daralmasının yaşanacağını öngörüyor"
Salgının insan sağlığına olan zararının yanı sıra ekonomik ve sosyal dengelerde tahribata neden olduğunu belirten Bakan Varank, ”Uluslararası ticaret, sermaye hareketleri ve turizm çok ciddi yaralar aldı. Dünya borsalarında ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalar görüyoruz. Yapılan tahminler, küresel ekonomide son 100 yılın en ağır daralmasının yaşanacağını öngörüyor. İşte böylesine bir ortamda, doğal olarak Türkiye de bu süreçten etkileniyor. Aslında geçen senenin son çeyreğinden itibaren güçlü bir toparlanma eğilimine girmiştik. Yılın ilk iki ayında da sanayi üretimi, yatırım iştahı ve ihracat verileri oldukça iyiydi” dedi.

"Türkiye, pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştı"
Salgınla birlikte ticaret ve üretim cephesinde daralmalar yaşamaya başladığını bildiren Varank, ”Mart’ın ikinci yarısından itibaren sanayide elektrik tüketimi düşmeye başladı.Otomotiv ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren fabrikaların büyük kısmı üretime ara verme kararı aldılar. Gıda, temizlik, ilaç, sağlık ekipmanları ve ambalaj gibi sektörlerdeyse üretim normal seviyelerin üzerine çıktı. Salgının ülkemizdeki seyri ve sanayicilerin talebi doğrultusunda, fabrikaların temelli kapanması gibi bir yaklaşımımız olmadı. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bile; İhracat taahhüdü olan ya da faaliyetlerine ara vermesi durumunda büyük zararla karşılaşabilecek üreticilerin çalışmaya devam etmesini sağladık.Bundan sonra da planlamalarımızı bu şekilde devam ettiriceğiz. İşte bu sayede Türkiye, pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştı" ifadelerini kullandı.
Salgını yatay seyre geçtiğini ifade eden Bakan Varank, Ramazan ayı boyunca tedbirlere en üst düzeyde uyulursa, bayram sonrasında ülkede normal hayata geçişin hedeflendiğini kaydetti. Otomotiv sektörünün en iyi şekilde yeni normale hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çeken Varank, Otomotiv sanayicilerine seslenerek,"Bu noktada da sizlerden 5 temel beklentimiz bulunuyor.Birincisi ev en önemlisi çalışanlarınızın sağlığını güvence altına almanız.Dönüş sürecini çok iyi planlayın.Servislerdeki oturma düzeninden, fabrikadaki vardiyalara kadar her bir detay özenle çalışılmalı.İkinci beklentimiz, atik olmanız.Talep yeniden canlanmaya başladığında, sizlerin piyasayı en iyi şekilde beslemesi gerekiyor.Dolayısıyla rekabet gücünüzü koruyacak hatta sizlere ekstra rekabet avantajı sağlayacak adımları beraber planlamak istiyoruz. Çok yüksek ihtimalle, bu salgınla birlikte tüketiciler toplu taşıma araçları yerine bireysel araçlara daha yoğun biçimde yönelecekler.Hatta paylaşımlı modeller yerine bireysel sahiplik tekrar ön plana çıkabilir.Tüketici tercihlerindeki bunun gibi değişimlere, fiyat kalite oranını tutturarak cevap verenler bence bir adım öne çıkacak.Üçüncü olarak, tedarikçilerinize sahip çıkmanızı bekliyoruz. Talebin güçlenmesiyle birlikte, en çok tedarikçi KOBİ’lerinize ihtiyaç duyacaksınız.Onların yetkinliği size güç katacak.Dolayısıyla şu anda bu KOBİ’lerin nakit akışına destek olmanız gerekiyor.Sonradan teslim kaydıyla, peşin satın almalar dahi yapabilirsiniz.Dördüncü olarak, yerlileşme oranlarınızı artırmaya odaklanmalısınız.Bu salgın, hammadde kaynaklarına ulaşım da dâhil olmak üzere yerlileşmenin ne kadar önemli olduğunu tekrar ortaya koydu.Dolayısıyla; Ar-Ge, inovasyon ve insan kaynağına yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyin.Üretim kabiliyetlerinizi geliştirin, ekosisteminizi çeşitlendirin.Son olarak, stratejik yatırım hamlelerinde cesur davranmanızı istiyoruz" diye konuştu.

"Yani yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok"
Koronavirüs tehdidiyle birlikte, 15 Mart’tan itibaren Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubunun da home office çalışmaya başladığını söyleyen Varank,"Ancak bu durum, işlerin ilerleyişinde hiçbir dezavantaj oluşturmadı.Yani yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok.Ekibimiz; Kore, İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve ülkemizdeki potansiyel tedarikçilerle görüşmelere devam ediyor. Bu süreçte TOGG klasik OEM’lere göre daha avantajlı bir pozisyona gelmiş oldu.Mevcut OEM’ler içten yanmalı motordan, elektrikli motora geçişi kendi kaynaklarıyla finanse etmeyi planlıyorlardı.Fakat salgınla birlikte, bu şirketlerin gelirlerinde yüzde 45’lere varan düşüşler yaşandığı için küresel devler, elektrikli ve otonom araçlara ilişkin yatırımlarını ötelemeye başladılar.Hiç kuşkusuz bu durum bize önemli bir avantaj sağlayacak" dedi.
"Çevreyi kirletmeyen, elektrikli ve bağlantılı bir mobilite ekosistemi kurmanın peşindeyiz"
Salgınla birlikte toplumun çevre ve sağlık bilincinin arttığına dikkat çeken Varank, İstanbul'dan çekilen Uludağ fotoğraflarını hatırlatarak, "Ben bile geçenlerde yaşadığım semtteki kuş cıvıltılarını videoya çekip sosyal medyamdan paylaştım, doğa aslına dönüyor. İşte bunun gibi kırılma noktalarında, doğa ve çevreyle uyumlu olanlar, yani üretimlerini böyle bir bilinçle gerçekleştirenler kazançlı çıkacak. Tabi bu durum bizim sunduğumuz tezlerin ne kadar isabetli olduğunu tekrar ortaya koydu.
Biliyorsunuz bir otomobil üretmenin çok daha ötesinde bir bakış açısına sahibiz. Çevreyi kirletmeyen, elektrikli ve bağlantılı bir mobilite ekosistemi kurmanın peşindeyiz" diye konuştu.

"Fabrika ÇED raporunu alma aşamasında"
Gemlik’te kurulacak fabrikanın temel atma tarihine ilişkin olarak büyük bir aksaklık da öngörülmediğini bildiren Bakan Varank, ”Normalleşme sürecini de dikkate alarak, imkanlar doğrultusunda süreci değerlendireceğiz. En fazla birkaç haftalık değişiklikler olabilir.Fabrika ÇED raporunu alma aşamasında. Zemin etüdleri de muhtemelen 10 gün içerisinde tamamlanacak. Küresel tecrübesi olan isimleri ekibe katmaya devam ediyoruz” dedi.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.