Husilerin baskısı, yoksul ailelere zekat ödenmesini engelliyor

Sana’daki eski belde yakınlarındaki bir bölgede futbol oynayan çocuklar. (AFP)
Sana’daki eski belde yakınlarındaki bir bölgede futbol oynayan çocuklar. (AFP)
TT

Husilerin baskısı, yoksul ailelere zekat ödenmesini engelliyor

Sana’daki eski belde yakınlarındaki bir bölgede futbol oynayan çocuklar. (AFP)
Sana’daki eski belde yakınlarındaki bir bölgede futbol oynayan çocuklar. (AFP)

Ramazan Ayı, Yemen’deki zenginlerin zekat ödediği, mallarını şehirler ve kırsal bölgelerdeki yoksul ve muhtaç ailelere dağıttığı ve bu malların bir kısmını da yerel makamlara ödediği bir ay olarak bilinir. Ancak Husi yönetimi altında koşullar, darbeci grubun baskılayıcı tedbirleri nedeniyle tersine dönmüş halde.
Yerel kaynaklar ve tüccarlar, grubun, Ramazan Ayı’nın başlamasıyla birlikte Sana’da ve kontrolü altındaki diğer bölgelerde bu yıl zekat toplamak ve bunları doğrudan yasa dışı yollarla darbeci hükümetin hesaplarına aktarmak için keyfi tedbirler uyguladığını belirtti.
Zekat toplamak için kurulan özel Husi heyeti çalışanları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, grubun özel sektörde faaliyet gösteren şirketlere, esnaflara, ev ve tarım arazileri sahiplerine zekatlarını kendilerine vermeleri için broşürler dağıttığını belirtti. Çalışanlar, ödemede gecikenleri de tehdit ettiklerine dikkati çekti.
İsimlerinin gizli kalmasını isteyen çalışanlar, saha ekiplerinin esnaflara ve mal sahiplerine ‘yoksul ve ihtiyaç sahibi ailelerin yararına zekat vermekten kaçınmaları ve zekatlarını onları toplamakla görevli Husi yandaşlarına teslim etmeleri gerektiği’ uyarıları yaptığını aktardı.
Sana’daki ilgili kaynaklara göre Husiler, şehirdeki esnafların yoksul ve muhtaç ailelere zekat vermesini engelledikleri bir dönemde özel sektör çalışanlarının ‘yoksullara zekat vermekten kaçınmasını ve zekatlarını yalnızca Husi heyetlere vermesini’ şart koşan bir genelge yayınladı.
Genelge, Husi liderler tarafından yasa dışı Zekat Otoritesi’nde çalışan personellere verilen emirlerden sonra yayınlanırken tüccarlardan, iş adamlarından, özel sektör çalışanlarından ve Yemen toplumunun tüm gruplarından zekat toplama çabaları da iki katına çıktı.
Husilerin tedbirleri uyarınca grup, binlerce yoksul aileyi her yıl esnaflar tarafından sağlanan gıda sepetlerinden ve yardımlardan da mahrum bıraktı. Nitekim nakdi ve ayni zekattan yararlananlar da milisler oldu.
Dğer yandan Sana’daki çalışanlar, Husilerin Ramazan Ayı dolayısıyla maaşların yarısını ödediğini ancak fitre miktarını da bu yarım maaşlardan kestiğini, kişi başı 500 riyal fitre aldıklarını aktardılar. Bu durum, 8 kişi için fitre kesintisine maruz kalmış bir çalışanın 4 bin riyal (yaklaşık 8 dolar) ödediği anlamına geliyor. Bu da ortalama olarak 20 bin ila 40 bin riyal arasında değişiklik gösteren maaşın büyük bir miktarına denk geliyor.
Sana’dan bir tüccar, Husilerin baskılarına yönelik olarak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Her yıl zekat parasının bir kısmını ayırır ve onu akrabalarımıza, komşularımıza, tanıdıklarımızdan yoksullara ve muhtaçlara gıda sepeti ve çocuk elbiseleri şeklinde dağıtırdık. Ama bu yıl Husi grup, zekatın tamamını teslim etmemizi şart koştu. Bunları yandaşlarının, savaşçılarının ve savaş cephelerinin çıkarlarına kullanacaklar.”
İsmini vrmek istemeyen iş adamı A.A. da bu yıl zekatından ayırdığı yardım miktarını Sana’daki yoksul ve muhtaçlara gizli şekilde dağıtmak zorunda kaldığını belirtti. A.A. “Milislerin beni zekatımı başka bir tarafa ödeme durumunda korkunç cezalarla tehdit etmesi sonrasında doğru olduğunu düşündüğüm bu davranışa başvurdum” dedi.
Husiler, daha önce tüccarlardan, vatandaşlardan ve çiftçilerden toplanan zekatların birçok savaş cephesinde ölen ve yaralanan ailelerin çıkarına kullanıldığını itiraf etmişti.
Bu itirafların sonuncusu ise Husi Zekat Otoritesi tarafından iki gün önce, 70 milyonu nakit, 48 milyonu ayni bağış olmak üzere 118 milyon riyali 7 binden fazla yaralı milise dağıtmak üzere düzenlenen bir törende geldi.
Milisler, zekat mallarını boşa harcamakla ve yoksul aileleri bu mallardan yoksun bırakmakla kalmadı. Darbeciler tarafından Zekat Otoritesi’nin başkanı olarak atanan Husi lider Şamsan Ebu Naştan da bu faaliyetin son olmayacağı, fonların ölü ve yaralı ailelerine dağıtılacağı taahhüdünde bulundu.
Husi lider, önceki açıklamasında yandaşlarına daha fazla bağış ve zekat toplama, Husi kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşları, çiftçileri ve tüccarları grubun yararına ödeme yapmaya zorlayan kampanyaları yoğunlaştırma çağrısında bulunmuştu.
Husilere bağlı medya organları, Yemen devletinin idari yapısı dışında Husiler tarafından kurulan Zekat Otoritesi’ne atanmış Husi liderlerin, Nihm, Cevf, Marib ve diğer savaş cephelerine yüzlerce konvoy gönderdiğini bildirdi.
Husi grup, medya organları aracılığıyla bu yasa dışı örgüt bünyesindeki liderlerin, Nihm bölgesinde, Cevf ve Marib vilayetleri yakınlarındaki alanlarda bulunan savaşçılara ve üyelere 500 milyon riyal (yaklaşık bir milyon dolar) dağıtıldığını açıkladı.
Tahran destekli milisler, Mayıs 2018’de Yemenlilerin finansal kaynaklarını ele geçirmeyi hedefleyen Zekat Genel Otoritesi’ni kurma kararı almıştı.
Meşru hükümetteki Vakıflar Bakanlığı, darbeci Husilere zekat ödemenin meşru bir eylem olmadığını açıkladı. Bakanlık, darbeciler tarafından kurulan herhangi bir örgütün veya derneğin geçersiz sayıldığını ve onlarla gerçekleştirilen faaliyetlerin milislerin darbesine katkı sunduğunu vurguladı.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.