15 Avrupa ülkesi, kısıtlamaları hafifletmeye yönelik yeni bir aşamaya yöneldi

Brüksel Metrosu’ndaki yolcuların Kovid-19’un yayılmasını önlemek için maske takıp takmadığını kontrol eden polisler. (AFP)
Brüksel Metrosu’ndaki yolcuların Kovid-19’un yayılmasını önlemek için maske takıp takmadığını kontrol eden polisler. (AFP)
TT

15 Avrupa ülkesi, kısıtlamaları hafifletmeye yönelik yeni bir aşamaya yöneldi

Brüksel Metrosu’ndaki yolcuların Kovid-19’un yayılmasını önlemek için maske takıp takmadığını kontrol eden polisler. (AFP)
Brüksel Metrosu’ndaki yolcuların Kovid-19’un yayılmasını önlemek için maske takıp takmadığını kontrol eden polisler. (AFP)

İngiltere’nin gelecek pazar günü, Kovid-19 salgınının yayılmasını engellemek için uyguladığı kısıtlamaların bir kısmını kaldırma planını açıklaması bekleniyor. Başta İtalya olmak üzere Avrupa da 4 Mayıs’ta izolasyonları kaldırma sürecinde yeni bir aşamaya girdi. Ancak dünya çapında 250 binden fazla kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüsle mücadelede dikkatli olma çağrıları yapılmaya devam ediyor.
AFP, 4 Mayıs’ta yayınlanan bir raporda 15 Avrupa ülkesinin vatandaşlarına haftalardır uygulanan izolasyon tedbirlerinin geniş önlemlerle hafifletilmeye başladığını duyurdu. Bu ülkelerin başında ise 25 bin kişinin ölümüyle Avrupa’da salgından en çok zarar gören İtalya geliyor.
Roma’da Stefano Milano özgürlüğünü geri kazanacak, akrabalarıyla görüşebilecek ve oğlunun doğum gününü kutlayabilecek olması dolayısıyla yaşadığı sevinci dile getirdi. Ancak aynı zamanda salgının ikinci bir dalgasının yaşlı vatandaşları etkileyebileceğine ilişkin korku duyduğunu da vurguladı.
İtalya İçişleri Bakanı Luciana Lamorgese, olağanüstü halin henüz sona ermediğini söyledi. Corriere della Sera gazetesi de ‘insanların sorumluluğunun, ikinci bir dalganın önüne geçebileceğini’ yazdı. AFP tarafından yayınlanan raporda da mağazaların, barların ve restoranların İtalya’da halen kapalı, büyük aile toplantılarının ve doğa gezilerinin de yasak olduğu belirtildi.
Portekiz’den Sırbistan’a birçok ülke 4 Mayıs’ta izolasyon önlemlerini hafifletirken ülkeyi dışarıya yeniden açmakta olan Avusturya da Almanya’nın bazı eyaletlerinde olduğu gibi okulları kısmi şekilde açmaya yöneldi. Başkent Budapeşte hariç Macaristan ve Slovenya’nın bazı şehirlerinde de kafe ve restoranlar yeniden açıldı. Polonya’da oteller, alışveriş merkezleri, kütüphaneler ve bazı müzeler kapılarını açtı. Lizbon’da bir kuaför salonunun sahibi olan Miguel Garcia, randevu defterinin dolduğunu aktardı.
Avrupa dışında da Nijerya, Tunus ve Lübnan bazı kısıtlamaları kaldırdı. Tüm bunların aksine Japonya ise sağlık acil durumunu 31 Mayıs’a kadar uzattı. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2019’un sonlarında Çin’den yayılan ve tüm dünyada benzeri görülmemiş bir duraksamaya yol açan salgını sadece aşı ve tedavi, durdurabilir.
10 klinik çalışma da dahil olmak üzere dünya çapında yaklaşık yüz aşı projesi başlatıldı. Aşı bulunana kadar da vatandaşların kısıtlamalara ve sosyal izolasyona uyması gerekiyor.
Aynı şekilde Fransa gibi okulları yeniden açma kararı alan ülkelerin karşı karşıya kaldığı büyük bir ikilem mevcut. Yaklaşık 29 bin kişinin öldüğü Fransa’da 11 Mayıs’ta uygulanmaya başlaması beklenen karar tartışmalara yol açtı.
25 binden fazla kişinin öldüğü İspanya’da da vatandaşlar, geçen cumartesi günü açık hava yürüyüşlerine ve egzersizlerine geri döndü. Ülke, haziran ayı sonuna kadar izolasyon tedbirlerini kademeli olarak kaldırmaya devam edecek.
Aynı şekilde kısıtlamaların kaldırılmasında ileri bir aşamaya geçen Almanya’da İçişleri ve Spor Bakanı Horst Seehofer, geçen pazar günü Bild gazetesine verdiği röportajda Bundesliga futbol liginin yeniden başlayacağını duyurdu.
Londra’da Başbakan Boris Johnson gelecek pazar günü, ülke genelinde koronavirüsle bağlantılı tedbirleri hafifletmek üzere planını açıklayacağını belirtti. Medya raporlarına göre iş yerlerinde sosyal mesafenin nasıl korunacağına dair yeni düzenlemeler inceleniyor. Mart ayı sonunda uygulanan karantina önlemleri, Kovid-19 salgınından en kötü şekilde etkilenen ülkelerden biri olarak perşembe günü İngiltere’de gözden geçirilecek. Bu çerçevede hükümet de önlemlerin kademeli olarak hafifletileceğini duyurdu.
BBC ve Financial Times da dahil olmak üzere şirket ve sendika başkanları tarafından geliştirilen yeni önlemler, nakil sisteminin zarar görmesini engellemek için ofis çalışanlarını birkaç ay daha evlerinde çalışmaya teşvik ediyor.
Ancak çalışanların varlığını gerektiren mekanlarda şirketler, hijyen önlemlerini teşvik etme ve asansörlerdeki insan sayısını azaltma gibi tedbirler uygulayacak.
İngiliz yetkililer ‘çalışmak, alışveriş veya günlük egzersizler yapmak’ zorunda kalmadıkça vatandaşlara evde kalma çağrısı yaptı. Arada en az 2 metre olması gerektiği vurgulandı.
Ancak ekonomiyi yeniden canlandırma girişimleri ortasında sosyal mesafenin korunması da büyük sorunlara yol açacak.
Heathrow Havalimanı'nın yöneticisi John Holland-Kaye, söz konusu tedbirlerin havacılık veya diğer toplu taşıma alanında yararlı olmayacağını ifade etti. Yetkili, “Sorun uçaktan değil, havalimanında alan kısıtlamasından kaynaklanıyor” dedi.
İngiltere’de pandemi dolayısıyla 28 bin 734 kişi öldü.  Bu da İngiltere’yi Avrupa’nın virüsten en çok zarar gören ülkesi olan İtalya ile neredeyse aynı düzeye ulaştırdı.
DPA’ya göre Fransız hükümeti 11 Mayıs itibariyle koronavirüsle mücadele için verilen tedbirleri hafifletme planı dolayısıyla eleştirilere maruz kaldı.
Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo ve başkentin çevresindeki bölgelerden 300’den fazla yetkili, hükümeti bazı okulların açılma tarihini ertelemeye çağırdı. Fransa’da okullar mart ayından bu yana kapalı. Fransa Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer ise çocukların yaklaşık yüzde 4’ünün öğretmenleriyle iletişimini kaybettiğini söyledi.
Belediye başkanları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a açık bir mektup yazdı. Tribune gazetesinin haberine göre mektupta ‘zaman cetvelinin, birçok bölge için gerçekçi ve kabul edilebilir olmadığı’ belirtildi. Belediye başkanları, değişen hükümet planları ve liseler için solunum maskeleri sağlama gibi lojistik meseleler ışığında eğitimin yeniden başlaması için yeterli zamanlarının olmadığını vurguladı.
Taşıma şirketleri de tedbirleri hafifletme planı hakkında endişelerini dile getirdi.
Le Parisien gazetesine göre büyük şirketler hükümete, 11 Mayıs’ta yolcuları tamamen sosyal mesafe kuralına uygun şekilde ayırma garantisi veremeyeceği hususunda uyarıda bulundu.
Fransa Başbakanı Edouard Philippe 4 Mayıs’ta, muhalefetin hakim olduğu senatoya tedbirleri hafifletme planını sundu.



Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.


ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
TT

ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)

ABD ile Rusya, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) süresinin dolmasının ardından görüşmeler yapmaya hazır olduklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, nükleer silahlanma yarışında tehlikeli bir aşamaya girilmesini önleyecek yeni kısıtlamalar getirilmesi için Çin’in de sürece dahil edilmesi konusunda ısrarcı olurken, Rusya’nın Fransa ve Birleşik Krallık’ın da kapsama alınmasına yönelik çağrıları karşılık bulmadı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD açısından kötü müzakere edilmiş ve açıkça ihlal edilen New START Anlaşması’nı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımız gelecekte uzun süre geçerli olacak, yeni, daha iyi ve modern bir anlaşma üzerinde çalışmalı” ifadesini kullandı. Trump, herhangi bir görüşmeden söz etmezken, yeni bir anlaşmanın Çin’i de içermesi gerektiğini vurguladı.

Trump ayrıca, “ABD dünyanın en güçlü ülkesidir” değerlendirmesinde bulunarak, ilk başkanlık döneminde nükleer silahlar da dahil olmak üzere orduyu tamamen yeniden inşa ettiğini belirtti. Donanmanın yeni savaş gemileriyle güçlendirildiğini ve Uzay Kuvvetleri’nin kurulduğunu hatırlatan Trump, “Pakistan ile Hindistan, İran ile İsrail, Rusya ile Ukrayna arasında nükleer savaşların önüne geçtim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan New START’ın süresi, her iki ülkenin de yeni silah nesilleri geliştirdiği bir dönemde sona erdi. Bu süreçte Çin’in de nükleer başlıkların taşınmasına yönelik yeni yöntemler denediği biliniyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle yeni bir anlaşmaya ilişkin ABD-Rusya görüşmeleri askıya alınırken, 2010 tarihli New START Anlaşması, ABD ve Rusya’nın sahip olabileceği stratejik nükleer başlık sayısını taraf başına bin 550 ile, fırlatma platformu sayısını ise 700 ile sınırlamıştı.

Kusurları giderme

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik Müsteşarı Thomas G. DiNanno, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın yeni bir anlaşmaya yönelik tutumunu destekleyerek New START Anlaşması’nın ‘temel kusurlar’ barındırdığını söyledi. DiNanno, Rusya’nın tekrarlanan ihlalleri, küresel nükleer stokların artması ve New START Anlaşması’nın tasarım ve uygulanmasındaki eksikliklerin, ABD’ye ‘geçmiş bir dönemin değil, günümüz tehditlerinin ele alındığı yeni bir yapının oluşturulması için acil bir gereklilik’ yüklediğini ifade etti. Çin’in nükleer kapasitesine de dikkat çeken DiNanno, “Bugün geldiğimiz noktada Çin’in nükleer cephaneliği tamamen sınırsız, şeffaflıktan yoksun, bildirimsiz ve denetimsiz durumda” dedi. DiNanno, silahların kontrolünde yeni dönemin net bir odakla devam edebileceğini ancak bunun ‘müzakere masasında yalnızca Rusya’nın değil, daha fazla ülkenin yer almasını gerektirdiğini’ vurguladı.

Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)

DiNanno, Pekin’i gizli nükleer denemeler yapmakla da suçladı. “ABD hükümetinin, Çin’in yüzlerce tonluk patlayıcı güce sahip denemelere yönelik hazırlıklar da dahil olmak üzere nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinden haberdar olduğunu açıklayabilirim” dedi. Çin ordusunun bu denemeleri, nükleer patlamaların üzerini örterek gizlemeye çalıştığını öne süren DiNanno, bunun söz konusu testlerin nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiğinin bilincinde olunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Rusya'nın istekleri

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıldan bu yana Washington’un da aynı yönde adım atması halinde anlaşmada öngörülen sınırlara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Trump bu Rus talebine yanıt vermedi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, perşembe günü yaptığı açıklamada, Putin’in anlaşmanın süresinin dolmasını çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ele aldığını belirterek, Moskova’nın ‘güvenlik durumunun dikkatli bir analizine dayanarak dengeli ve sorumlu bir şekilde hareket edeceğini’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, ‘mevcut koşullar altında New START Anlaşması taraflarının, anlaşma kapsamındaki temel hükümler de dahil olmak üzere, herhangi bir karşılıklı yükümlülük veya bildirimle bağlı olmadıklarının varsayıldığını ve atacakları bir sonraki adımları tamamen serbestçe belirleyebileceklerini’ bildirdi.

Yeni bir gelişme olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus ve ABD’li müzakerecilerin son Rusya-Ukrayna görüşmeleri kapsamında silahlanma konusunu da ele aldığını açıkladı. Peskov, “Tarafların sorumlu tutumlar benimsemesi ve bu meseleye ilişkin görüşmelere en kısa sürede başlanmasının gerekliliği konusunda bir anlayış var. Bu konu Abu Dabi’de de gündeme geldi” şeklinde konuştu.

Peskov, anlaşma sınırlarına en az altı ay süreyle uyulmasına yönelik gayriresmi bir mutabakat ihtimaline ilişkin raporun sorulması üzerine, “Bu tür hükümler yalnızca resmi olarak uzatılabilir. Bu alanda gayriresmi bir uzatmayı hayal etmek zor” yanıtını verdi. Peskov, Moskova’nın anlaşmanın perşembe günü sona ermesinden üzüntü duyduğunu ve bunu ‘olumsuz’ değerlendirdiğini de yineledi.

Çin’in reddi

Bu arada Çinli diplomat Chen Jian, ülkesinin silahsızlanma müzakerelerine katılması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti. Çin’in nükleer cephaneliğinin hızlı büyümesine rağmen, ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunan Jian, konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Çin’in nükleer kapasitesi hiçbir şekilde ABD ya da Rusya’nın seviyesine yaklaşmamakta. Çin bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmayacak.”

Rusya'nın BM Cenevre Ofisi Daimî Temsilcisi Gennady Gatilov ise yeni nükleer görüşmelerin Fransa ve Birleşik Krallık gibi nükleer silaha sahip diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğinde ısrar etti. Gatilov, “Bir nükleer ittifak olduğunu ilan eden NATO’da ABD’nin askeri müttefikleri olan Birleşik Krallık ve Fransa’nın da sürece katılması halinde Rusya bu süreçte yer alacaktır” dedi.

Öte yandan Avrupalı liderler, uzun süredir müttefik ülkelere ABD tarafından sağlanan nükleer şemsiye yerine, Washington’dan bağımsız nükleer güçler oluşturulmasını tartışıyor. Japonya, Güney Kore ve Türkiye de nükleer silaha sahip olmayan ancak bu yönde politika değişikliğini gündemine alan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Ayrıca Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore resmi olarak nükleer silaha sahip ülkeler olarak bilinirken, İsrail’in de geniş bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna yaygın biçimde inanılıyor.