İnsanlık tarihindeki salgınlar nasıl son bulmuştu?

1910’da Çin’de salgın hastalarının tedavi edildiği bir hastanede otopsi masası dezenfekte edildiği sırada çekilen bir fotoğraf (Getty)
1910’da Çin’de salgın hastalarının tedavi edildiği bir hastanede otopsi masası dezenfekte edildiği sırada çekilen bir fotoğraf (Getty)
TT

İnsanlık tarihindeki salgınlar nasıl son bulmuştu?

1910’da Çin’de salgın hastalarının tedavi edildiği bir hastanede otopsi masası dezenfekte edildiği sırada çekilen bir fotoğraf (Getty)
1910’da Çin’de salgın hastalarının tedavi edildiği bir hastanede otopsi masası dezenfekte edildiği sırada çekilen bir fotoğraf (Getty)

Tarihçilerin belirttiğine göre, salgınlar iki farklı düzeyde son buluyor: Birincisi, vaka ve ölüm oranları düştüğünde tıbbi düzeyde; ikincisi ise hastalık korkusu ortadan kalktığında sosyal düzeyde.
Bu konuda Johns Hopkins Üniversitesi’nden Tıp Tarihçisi Prof. Dr. Jeremy Greene, “İnsanlar ‘Salgın ne zaman biter?’ diye sorduklarında aslında salgının sosyal düzeyde ne zaman sona ereceğinden bahsediyor” diyor.
Başka bir deyişle, salgının sonu hastalık yenildiğinde değil; insanlar panik halinden çıkıp bununla birlikte yaşamayı öğrendiklerinde gelebilir.
Harvard Üniversitesi’nden Tarihçi Allan Brandt da bu konuda benzer olarak “Ekonominin açılıp açılmaması tartışmasında gördüğümüz gibi, sözde son hakkındaki birçok soru, tıbbi olarak değil de sosyopolitik süreçlerle belirlenir” ifadelerini kullanıyor.

Kara vebanın neden olduğu karanlık anılar
Hıyarcıklı (bubonik) veba, son 2 bin yılda birkaç kez ortaya çıkmış, milyonlarca kişiyi öldürerek tarihin akışını değiştirmişti. Nitekim her salgın, bir sonraki salgında meydana gelecek korkuyu artırdı. Bu hastalık, sıçanlarda yaşayan pirenin de üzerinde yaşayan bir bakteri türü olan yersinia pestisten kaynaklanıyor. Aynı zamanda kara veba olarak bilinen hıyarcıklı veba, solunum damlacıkları yoluyla insandan insana geçebildiği için yalnızca sıçanların öldürülmesi bu vebanın sonunu getirmiyor.
Johns Hopkins Üniversitesi’nden bir diğer Tarihçi Mary Fissell, tarihte üç büyük veba dalgası yaşandığını söylüyor: 6. yüzyılda ortaya çıkan Justinianus veba salgını, 14. yüzyıldaki ortaçağ salgını ve 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan bir salgın. Ortaçağ salgını, 1331’de Çin’de başlamış; o zamanlar şiddetlenen bir iç savaşla birlikte Çin nüfusunun yarısının ölümüne neden olmuştu. Ardından ticaret rotasını takip ederek Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya sıçrayan salgın, 1347-1351 yılları arasında Avrupa nüfusunun en az üçte birini öldürmüştü. İtalya şehri Siena’nın yarısı da salgın nedeniyle hayatını kaybetmişti.
14. yüzyıl tarihçisi Agnolo di Tura, o zamanki salgın için “Kelimeler, korkunç gerçeği anlatmaya yetmiyor. Öyle ki salgın nedeniyle ölenler çukurlara istifleniyordu” diyor. Floransa’dan Giovanni Boccaccio ise “O zaman ölen insanlara bugün hayvanlara gösterilen saygı dahi gösterilmiyordu” ifadelerini kullanıyor. Salgın nedeniyle bazıları evlerinde saklanırken bazılarının ise böyle bir gerçeği kabul etmediği ya da bilmezden gelerek hayattan zevk almaya çalıştığı söyleniyor.
Tarihteki en kötü salgınlardan bir diğeri de 1855 yılında Çin’de patlak vermiş ve buradan dünyaya sıçramıştı. Mumbai’deki sağlık otoriteleri, yalnızca Hindistan’da 12 milyon insanın hayatına mal olan bu vebadan kurtulmak için bütün mahalleleri yaktı. Yale Üniversitesi Tarih Fakültesi’nden Dr. Frank Snowden, “Bu yakma işleminin bir işe yarayıp yaramadığını kimse bilmiyor” diyor.
Hıyarcıklı vebanın nasıl sona erdiği net değil. Bazı araştırmacılar, soğuk havanın hastalık taşıyan pireleri öldürdüğünü savunuyor. Ancak Dr. Snowden, bunun virüsün solunum yoluyla yayılmasına etki etmeyeceğini söylüyor. Salgının sona ermesine neden olan şey, belki de sıçanlarda meydana gelen değişiklikti. 19. yüzyıldaki veba, kara sıçanlar tarafından değil, bunlardan daha güçlü, daha tehlikeli ve insanlardan daha uzakta yaşayan kahverengi sıçanlar tarafından taşınıyordu. Başka bir hipotez ise bakterilerin daha az ölümcül bir forma evrildiği yönünde. Diğer yandan belki de köyleri yakmak gibi insan davranışları da salgının bastırılmasına neden olmuştu.
ABD’deki güneybatıdaki çayır köpekleri arasında yaygın olan salgınlar da hayvanlardan insanlara bulaşabiliyor. Dr. Snowden, arkadaşlarından birinin, eskiden bir köpek sahibinin kiraladığı otel odasında kaldığı sırada enfekte olduğundan bahsediyor. Nadir olan bu tür vakalar, antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor, ancak vaka ile ilgili herhangi bir haber paniğe neden oluyor.

Sona eren bir hastalık
Tıbbi olarak sona ulaşan hastalıklardan biri, çiçek hastalığı. Ancak bazı istisnai nedenleri var: bu hastalığa neden olan variola virüsüne karşı ömür boyu koruma sağlayan etkili bir aşı bulunmuştu. Nitekim herhangi bir hayvanı konak edinmeyen bu virüsün insanlar üzerinde kaldırılması tamamen ortadan kalkması anlamına geliyordu. Bir diğer neden ise bu hastalığın kendini belli eder semptomlara sahip oluşu, böylece vakaların kolayca takip edilmesi.
Şu anki haline bakılmaksızın, ortaya çıktığı sırada oldukça korkunç bir tablo çizen çiçek hastalığı, dünyayı 3 bin yıl boyunca kasıp kavurdu. Bu virüse yakalananlar önce ateşleniyor, ardından iltihaplı noktacıklara dönüşecek şekilde isilikleniyordu. Bu isilikler sönüp düşünce de geriye yara izi kalıyordu. Nitekim bu hastalık, ciddi acılar çeken 10 kurbanından 3’ünün ölümüne neden oluyordu.
Çiçek hastalığına doğal olarak yakalanan son kişi, 1977 yılında Somalili bir aşçı olan Ali Maow Maalin’di. Daha sonradan iyileşen Maalin, 2013’te sıtma nedeniyle hayatını kaybetti.

Unutulmuş gripler
Bugünkü salgının neden olduğu tahribattan ya da karantina ve sosyal mesafenin öneminden bahsedilirken 1918 yılında yaşanan İspanyol gribi örnek veriliyor. Sona erene kadar 50 milyon ila 100 milyon kişinin ölümüne neden olan bu grip, genç ve orta yaşlıları deviriyor; öksüz çocukların, ailelerine ekmek getirenlerin ve askeri birliklerin canına kastediyordu.
Dünyayı kasıp kavuran bu grip, yavaş yavaş azalarak her yıl daha farklı ve daha iyi huylu bir forma dönüştü. Salgın sosyal olarak da sona erdiği vakit Birinci Dünya Savaşı da sona ermişti. Böylece insanlar hem salgını hem de savaşı mazide bırakıp yeni bir sayfa açmaya hazır hale geldi. Böylece bu grip büyük ölçüde unutuldu. Ancak bu sefer sahneye diğer grip salgınları çıktı; bunların hiçbiri İspanyol gribi kadar kötü olmasa da yine de iç karartıcıydı. 1968’deki Hong Kong gribinde, 100 bini ABD’de olmak üzere dünya çapında çoğu 65 yaşından büyük olan bir milyon insan hayatını kaybetti. Nitekim bu virüs, şimdi insanlar arasında mevsimsel grip olarak dolaşmaya devam ediyor.

Peki Kovid-19 ne zaman sona erecek?
Tarihçilerin bu konuda değindiği bir olasılık, koronavirüs salgınının öncelikle sosyal düzeyde sona ereceği yönünde. Zirâ virüs devam etse ancak henüz bir aşı bulunmayacak olsa dahi kısıtlamalardan ziyadesiyle sıkılacak olan insanlar salgının sonunu ilan edebilir.
Yale Üniversitesi’nden Tarihçi Naomi Rogers, bu konu hakkında “Bence bu tür bir yorgunluk ve bastırılmışlık, toplumsal psikolojik bir sorun teşkil eder. Bu noktada insanların ‘Bu kadar yeter, eski hayatıma geri dönmeliyim’ dediğini duyabiliriz” diyor.
Şuanda olup biten de bu. Bazı eyalet yöneticileri, sağlık yetkililerinin bu adımların erken olduğu yönündeki uyarılarına rağmen kısıtlamaları kaldırarak kuaförler, manikürcüler ve spor salonlarının açılmasına izin veriyor. Nitekim kısıtlamaların neden olduğu ekonomik felaket daha da kötü bir hale geldikçe ‘bu kadarı yeter’ demeye adım adım yaklaşıyoruz.  



Eski Prens Andrew hakkında sarayda kavga iddiası

Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
TT

Eski Prens Andrew hakkında sarayda kavga iddiası

Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)

Rebecca Whittaker 

Andrew Mountbatten-Windsor'ın, Kraliçe II. Elizabeth'in en kıdemli yardımcılarından biriyle "fiziksel arbede" yaşadığı iddia edildi.

Eski York Dükü'nün, Buckingham Sarayı'nda bir Pitch@Palace etkinliğinde yer ayrılamayacağı söylendikten sonra Kraliyet Hanesi baş sorumlusu Koramiral Sör Tony Johnstone-Burt'ın üzerine yürüdüğü söyleniyor.

Kraliyet yazarı Robert Hardman'a konuşan kıdemli bir personel, olayı kraliyet sarayında şaşkınlığa neden olan "sert" bir darbe diye tanımladı.

Daily Mail'da tefrika edilen Elizabeth II adlı kitaptan bir alıntıya göre kıdemli personel, Hardman'a şunları söyledi:

Bu rutin bir saray meselesiydi. Dük bir resepsiyon vermek istedi ve yer yoktu. Bu kadar basitti.

Tony, herkes gibi sırasını beklemesi gerektiğini söyledi ve dük onun üzerine yürüdü.

2013'ten beri Kraliyet Sarayı'nın baş sorumlusu olan ve Kral için çalışmaya devam eden Sör Tony'nin, eski dükle yaşadığı tartışmayı Lord Chamberlain Lord Peel'a bildirdiği ve onun da olayı o zamanki Prens Charles'a ilettiği söyleniyor. Ardından iddiaya göre Prens Charles, olay hakkında kardeşiyle konuştu.

Lord Chamberlain'ın daha sonra şunları söyleyen Mountbatten-Windsor'dan bir telefon aldığı bildirildi:

Duyduğuma göre insanları arayıp sorun çıkarıyormuşsunuz.

Windsor'da yaşandığı iddia edilen bir başka olayda, Kraliyet Ahırları'ndan seyisler, 2022'de ölen Kraliçe'nin atlarından bazılarını arazide sürerken, yaklaşan bir arabanın motorunu "agresif bir şekilde" bağırttığı görüldü.

Hardman, arabanın Mountbatten-Windsor'ın yanına yanaştığını ve Mountbatten-Windsor'ın sürücüye "Sen kim olduğunu sanıyorsun lan?" şeklinde bağırdığını yazdı.

Eski dükün kadına adını sorduktan sonra konuyu  Kraliçe'yle bizzat görüştüğünü de ekledi.

Kitap ayrıca, Mountbatten-Windsor'ın tavsiyelere karşı gelerek Epstein'le ilişkisi hakkında Emily Maitlis'e verdiği meşhur 2019 Newsnight röportajını sarayda çekmesi üzerine kraliyet ailesi içindeki öfkeyi de anlatıyor.

Lord Peel, "Kendisinin herkesten üstün olduğuna dair baskın bir inancı vardı" dedi.

Ocak 2022'de, Epstein'in kurbanlarından Virginia Giuffre'yle uzlaşmaya gitmesinden bir ay önce, askeri görevlerinden alınmış ve HRH unvanını (Majesteleri anlamındaki unvanlar -ed.n.) kullanma hakkından kullanma hakkından mahrum bırakılmıştı. Giuffre, Andrew tarafından saldırıya uğradığını iddia etmişti.

22 Mart'ta Andrew, gözaltına alınmasından bu yana ilk kez görüntülendi. 66 yaşındaki eski prens, Norfolk'taki Sandringham Malikanesi'ndeki yeni evi Marsh Farm'ın çevresindeki arazide köpeklerini gezdirirken görüldü.

The Independent, yorum için hem Buckingham Sarayı hem de Andrew Mountbatten-Windsor'la iletişime geçti.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/uk/home-news


Kültürel bir fenomen: Yeni dizi izlenme rekorlarını altüst etti

Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
TT

Kültürel bir fenomen: Yeni dizi izlenme rekorlarını altüst etti

Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)

FX tarihinin en çok izlenen mini dizisi unvanıyla ekran yolculuğuna başlayan Love Story: John F. Kennedy Jr. & Carolyn Bessette, yayın hayatını büyük bir başarıyla sürdürüyor. Modern bir kültürel fenomene dönüşen yapım, sadece izlenme oranlarıyla değil, yarattığı ekonomik etkiyle de dikkat çekiyor.

Love Story, Hulu ve Disney+'ta toplam 65 milyon saati aşan izlenme süresiyle küresel ölçekte güçlü bir başarı yakaladı. Disney tarafından paylaşılan verilere göre, dizinin toplam izleyici kitlesinin yüzde 40'ı ABD dışındaki ülkelerden oluşuyor.

Final bölümü zirvede bıraktı

Love Story'nin 26 Mart'ta yayımlanan finali, dizinin en çok izlenen bölümü olarak kayıtlara geçti. Disney, tam rakam vermese de finalin, bir önceki bölüme göre yüzde 20, prömiyerine göre ise yüzde 90 oranında daha fazla izlendiğini belirtti. 

Diziye gösterilen ilgi, ekranla sınırlı kalmadı.

Geçen ay içinde John F. Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette için yapılan TikTok aramaları yüzde 9100 oranında artış gösterdi.

New York merkezli kozmetik markası C.O. Bigelow, dizide Bessette'ın taktığı saç bandı sayesinde aksesuar satışlarında tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı.

Çiftin randevu sahnesinde görülen Hint restoranı Panna II Garden'da, prömiyerin ardından rezervasyonlar yüzde 40 arttı.

Başrollerini Paul Anthony Kelly (Kennedy) ve Sarah Pidgeon'ın (Bessette) paylaştığı dizinin zengin kadrosunda Grace Gummer, Naomi Watts, Alessandro Nivola ve Constance Zimmer gibi isimler yer alıyor. 

20th Television stüdyolarında hayata geçirilen projenin yaratıcılığını Connor Hines üstlenirken, yürütücü yapımcı kadrosunda Ryan Murphy ve Nina Jacobson gibi sektörün dev isimleri bulunuyor.

Independent Türkçe, Variety, EverettPost


Prime Video yeni dizinin fişini çekti: 5 sezonluk plan yarım kaldı

The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
TT

Prime Video yeni dizinin fişini çekti: 5 sezonluk plan yarım kaldı

The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)

Prime Video'nun eylül başında izleyiciyle buluşturduğu müzikal gençlik draması The Runarounds, ilk sezonun ardından ekranlara veda ediyor. 

Outer Banks'in yaratıcıları Jonas ve Josh Pate imzası taşıyan dizi, gerçek hayatta da birlikte müzik yapan genç bir rock grubunu konu alıyordu.

Dizideki grubu canlandıran ve gerçek hayatta da birlikte müzik yapan William Lipton, Axel Ellis, Jeremy Yun, Zendé Murdock ve Jesse Golliher, iptal haberini Instagram üzerinden hayranlarıyla paylaştı. Grup, "Televizyon dizisi sona ermiş olsa da müzik grubu olarak buradayız. Bu sadece bir bölümün sonu ve yeni bir başlangıç" açıklamasında bulunarak turnede olduklarını ve yollarına devam edeceklerini belirtti.

5 sezonluk vizyon yarım kaldı

Müzik ve büyüme hikayesini bir araya getiren dizinin yaratıcısı Jonas Pate, geçen yıl eylülde Hollywood Reporter'a verdiği röportajda dizi için aslında 5 sezonluk bir plan yaptığını söylemişti.

Pate, "Hayalim, seyirciye gerçekten o minibüsün içindeymiş gibi hissettirmek ve bu yolculuğu sonuna kadar götürmekti" diyerek karakterlerin gelişimini gerçekçi bir zemine oturtmak istediğini vurgulamıştı.

Amazon MGM Studios ve Skydance Television ortak yapımı olan dizi, bir yaz boyunca hayallerinin peşinden koşan, aşık olan ve aile kadar güçlü bağlar kuran bir grup genci anlatıyordu.

Dizi, orijinal müzikleri ve romantik gerilimleriyle yetişkinliğin eşiğindeki gençlerin her şeyi göze aldığı duygusal bir dünya kuruyordu.

Dizinin kadrosunda Lilah Pate, Maximo Salas, Brooklyn Decker ve Mark Wystrach gibi isimler de yer alıyordu.
Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline