İsrail’in yeni Dışişleri Bakanı: ‘Yüzyılın Anlaşması’nı uygulamada hesaplanmış bir ilerleme istiyoruz

Netanyahu ve Gantz Pazar akşamı ilk kabine toplantısını gerçekleştirdi (DPA)
Netanyahu ve Gantz Pazar akşamı ilk kabine toplantısını gerçekleştirdi (DPA)
TT

İsrail’in yeni Dışişleri Bakanı: ‘Yüzyılın Anlaşması’nı uygulamada hesaplanmış bir ilerleme istiyoruz

Netanyahu ve Gantz Pazar akşamı ilk kabine toplantısını gerçekleştirdi (DPA)
Netanyahu ve Gantz Pazar akşamı ilk kabine toplantısını gerçekleştirdi (DPA)

İsrail’de Binyamin Netanyahu ve Benny Gantz ortak hükümetinin göreve başlamasıyla yeni Dışişleri Bakanı Gabi Ashkenazi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı Ortadoğu barış planının İsrail'in sabit sınırlarının belirlenmesi için ‘tarihi’ bir fırsat olduğunu ve planın İsrail’in komşularıyla yapılacak istişarelerle, iyi hesaplanmış bir şekilde uygulamaya çalışacaklarını söyledi.
Eski Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’dan görevi teslim aldığı törende konuşan Ashkenazi, “ABD yönetimiyle koordinasyon, komşularımızla diyalog ve mevcut barış anlaşmalarının sürdürülmesi yoluyla ABD planının uygulanmasını teşvik edeceğiz. Komşularımızla barış, stratejik bir hazinedir. Korunması ve geliştirilmesi son derece önemlidir. Mısır ve Ürdün önemli müttefiklerdir” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Ashkenazi’nin bu açıklamaları, özellikle Ürdün Kralı 2. Abdullah’ın Der Spiegel dergisine verdiği röportajda, Batı Şeria'nın ilhakına karşı yaptığı uyarıların ardından Ürdün'e verilen bir mesaj olarak görüldü. Kral Abdullah röportajda, böyle bir ilhakın ‘Ürdün ile büyük bir çatışmaya ve Filistin Yönetimi’nin çökmesine yol açabileceğini’ ve ‘bölgede daha fazla kaos ve radikallik’ yaratacağını söylemişti.
Açıklamalarını sürdüren Ashkenazi, “Başkan Trump'ın barış girişimi, her şeyden önce önümüze önemli bölgesel fırsatlar sunuyor. Bu girişimi önemli bir plan ve bir kilometre taşı olarak görüyorum. Başkan Trump'ın planı önümüze İsrail Devleti'nin onlarca yıllık geleceğini şekillendirmek için tarihi bir fırsat olarak koyduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.
Eski bir asker olan ve daha önce Savunma Bakanlığı Genel Müdürlüğü görevini yürüten Ashkenazi, “İsrail'in öncelikli misyonu her zaman İran’ın nükleer projesini ve komşu ülkelere asker yerleştirmesini engellemek oldu ve olmaya da devam edecek” dedi. Aşkenazi, ABD yönetimine ‘İran projesiyle mücadelede İsrail’in yanında yer aldığı’ için teşekkür etti.
Öte yandan yeni hükümetin ilk bakanlar kurulu toplantısını Pazar gecesi geç saatlerde gerçekleştiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yeni bakanların yemin etmesinin ardından toplantı sırasında hükümet programındaki ana görevleri şöyle sıraladı:
1- Koronavirüs salgınıyla ilgili bir bakanlar konseyi oluşturulması,
2- İsrail ekonomisinin canlandırılması,
3- İran'ın nükleer silah edinme ve Suriye'de askeri varlık edinme girişimlerinin engellenmesi,
4- Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davanın ele alınması,
5-Batı Şeria'daki bazı bölgelerde İsrail egemenliğinin dayatılması.
Öte yandan Netanyahu, ilhak ve İsrail egemenliğinin dayatılması planını uygulayacağından şüphe eden muhalefet kanadındaki Yemina (Sağ) İttifakı liderliğine yanıt olarak, kendisinin ilhak projesinin sahibi olduğunu ve uygulayacağını söyledi.
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nickolay Mladenov, Netanyahu’nun bu açıklamasına, Pazar akşamı İsrail Bölgesel Dış Politikalar Enstitüsü (Mitvim) tarafından düzenlenen konferansta verdiği yanıtta, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistin topraklarını ilhak etmesinin uluslararası kanunlara göre yasak olduğunu söyledi.
Böyle bir adımın ‘büyük bir tehdit’ olduğunun altını çizen Mladenov, “İlhakın, barış beklentilerine zarar verecek ve her tarafta radikalleşmeyi teşvik edecek yasal, siyasi ve güvenlikle ilgili başa çıkılması zor sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı. Mladenov ayrıca ilhakın uygulaması halinde İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi olasılığının da azalacağını vurguladı.
Diğer yandan İsrail parlamentosu Knesset’te muhalif kanada liderlik eden Yeş Atid (Gelecek Var) Partisi Başkanı Yair Lapid, Batı Şeria ve Ürdün Vadisi'nde İsrail egemenliğinin dayatılması planına karşı oy kullanacaklarını, çünkü bunun tek taraflı bir anlaşma olduğunu ve siyasi bir anlaşmanın parçası olmadığını söyledi. Tek taraflı adımlara karşı olduğunu belirten Lapid, “Ürdünlülerle koordinasyon olmadan değil Ürdün Vadisi’nde egemenlik ilan edilmesi, yerleşimleri bile desteklemiyorum” şeklinde konuştu. Netanyahu'nun ilhak ile ilgili planlarını sorgulayan Lapid, Netanyahu’nun planlarının ideolojik veya politik arka plana değil, kişisel çıkarlara dayandığını söyledi. Lapid, “İnsanların yolsuzluk davaları hakkında konuşmalarını ve onu sorgulamalarını önlemek istiyor. Bu yüzden ilgiyi başka bir konuya çekerek, dikkat dağıtmaya çalışıyor” dedi.
Bununla birlikte Netanyahu'nun İsrail'in Güvenlik İşleri İçin Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (KABİNET) üzerinde çalışma başlatması dikkat çekti. Çalışma çerçevesinde siyasi ve güvenlik misyonlarının çok sayıda bakanlığa dağıtıldığı büyük bir hükümetin (35 bakanlık) varlığı nedeniyle, KABİNET üyesi bakan sayısı 17 ile sınırlandırılması planlanıyor. Ayrıca kurul sadece aralıklı sürelerle oturumlar düzenleyecek. Netanyahu KABİNET yerine yarısı kendi partisi olan Likud Partisi’nden diğer yarısı da Mavi-Beyaz İttifakı’ndan (Kahol Lavan) 6 veya 8 bakandan oluşan ‘siyasi mutfak’ kurulmasını planlıyor.
İsrail'in ne bir anayasası ne de belirli sınırları bulunuyor. Devletin kurulması sırasında oluşturulan temel bir yasaya göre faaliyet gösteriyor. İsrail, Haziran 1967'de Gazze Şeridi'nin yanı sıra Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria'yı işgal etti.
Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinde 600 binden fazla İsrailli yaşıyor. Filistinliler ve uluslararası toplum söz konusu yerleşim birimlerini yasalara aykırı olarak görüyor.



Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
TT

Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)

AFP'in haberine göre bir Avrupa şirket yetkilisi, Küba yetkililerinin, enerji krizi nedeniyle bu gece yarısından itibaren bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını, ülkeye gidiş-dönüş uçuşları yapan havayollarına bildirdiğini söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, "Küba Sivil Havacılık Otoritesi, tüm şirketlere 10 Şubat Salı günü yerel saatle 00:00'dan itibaren jet yakıtı ikmal işlemlerinin yapılmayacağını bildirdi" dedi.

Küba, Venezuela'nın ABD'nin baskısı altında petrol tedarikini durdurmasının ve Washington'un Küba'ya petrol satan ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya.


ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
TT

ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün İranlı liderleri "çılgınca" yurt dışına para transfer etmekle suçladı.

Bessent, geçen perşembe günü İran liderliğinin eylemlerinin sonun yaklaştığına dair iyi bir işaret olduğunu belirterek, İran'daki liderliğin hızla ülke dışına para çıkardığını kaydetmişti.

ABD Dışişleri Bakanı, İran'da "farelerin gemiyi terk etmeye başladığı" anlaşılıyor dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamasının ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağının hızı son haftalarda arttı; ancak başkan henüz somut bir karar verdiğini açıklamadı.


Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.