Türkiye’nin hakkında yakalama kararı çıkarttığı Mavi Marmara davasında yargılanan dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashkenazi, İsrail Dışişleri Bakanı oldu

Mavi Marmara davasında yargılanan dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashkenazi 10 yıl sonra İsrail Dışişleri Bakanı oldu. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Mavi Marmara davasını düşürmeden önce Ashkenazi hakkında yakalama kararı çıkarmıştı

Ashkenazi şimdi İsrail Dışişleri Bakanı / Fotoğraf: Times of Israel
Ashkenazi şimdi İsrail Dışişleri Bakanı / Fotoğraf: Times of Israel
TT

Türkiye’nin hakkında yakalama kararı çıkarttığı Mavi Marmara davasında yargılanan dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashkenazi, İsrail Dışişleri Bakanı oldu

Ashkenazi şimdi İsrail Dışişleri Bakanı / Fotoğraf: Times of Israel
Ashkenazi şimdi İsrail Dışişleri Bakanı / Fotoğraf: Times of Israel

İsrail’de 2018 yılında başlayan ve 3 kez erken seçime neden olan hükümet krizi geçtiğimiz gün çözüldü. 
Liderler Binyamin Netanyahu ile Benny Gant’ın anlaşmasıyla aylar sonra kurulabilen koalisyon hükümeti göreve başladı.
Koalisyonun ortağı Mavi-Beyaz ittifakının iki numaralı ismi olan Gabi Ashkenazi kabineye ddışişleri bakanı olarak girdi.
Ashkenazi ismi Türkiye için yabancı değil.
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ashkenazi, Mavi Marmara davası kapsamında Türkiye’de yargılanmış, hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Mavi Marmara saldırısını yönetmişti
İsrail komandoları, 31 Mayıs 2010 günü abluka altındaki Gazze şeridine insani yardım ulaştırmak isteyen Mavi Marmara gemisine saldırdı.
İsrail askerlerinin saldırısında Ali Haydar Bengi, Cengiz Songür, Çetin Topçuoğlu, Necdet Yıldırım, Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Fahri Yıldız Furkan Doğan ve Cengiz Akyüz adlı aktivistler hayatını kaybetti, Uğur Süleyman Söylemez ise 4 yıl süren yaşam mücadelesinin ardından vefat etti. .
Independent Türkçe'nin haberine göre, saldırıyı yöneten ve Mavi Marmara ele geçirildikten son gemide incelemeler yapan isim Gabi Ashkenazi’ydi.
2012’de, Ashkenazi ile birlikte dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Elizer Marom, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishai Levi ve İstihbarat Başkanı Amos Yadlin hakkında Türkiye’de dava açıldı.

Türkiye, hakkında yakalama kararı çıkarttı
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada mahkeme sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarttı ve kırmızı bülten çıkarılması için girişimde bulunmasına hükmetti. 
Dava devam ederken Türkiye ile İsrail arasında davanın düşürülmesine ilişkin bir anlaşma yapıldı.
28 Haziran 2016’da Kudüs’te imzalanan anlaşmayla İsrail hükümetinin tazminat olarak 20 milyon dolar ödeme yapacağı, İsrail’in Mavi Marmara hadisesiyle ilgili doğrudan veya dolaylı cezai talebe ilişkin sorumluluktan muaf tutulacağı garanti altına alındı.

Anlaşma imzalandıktan 1 ay sonra dava düşürüldü
Anlaşma metnini Türkiye adına dönemin Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, İsrail adına ise mevkidaşı Dore Gold imzaladı.
1 ay sonra yapılan Mavi Marmara duruşmasında ise mahkeme heyeti davanın düşürülmesine ve yakalama kararının iptal edilmesine hükmetti.
Ashkenazi’nin birçok katliamda komutanlık yapan bir isim olduğunu söyleyen Mavi Marmara avukatlarından Gülden Sönmez, “Biz gemide tutulurken Mavi Marmara gemisine de bizzat binmiş ve  şehitlerimizin kanına basarak dolaşmıştır. Katliamın baş sorumlularındandır” dedi.

“İsrail’den çıkamaz hale gelmişti”
Ashkenazi ve diğer sorumluların, haklarındaki adli süreçler ve mahkemelerden kararlarıyla İsrail’den çıkamaz hale geldiklerine ve birçok ülkede söz konusu isimler hakkında yakalama kararı verildiğine değinen Sönmez, Türkiye’deki davanın düşürülmesiyle bu isimlerin rahatladığını belirtti.
Sönmez, İsrail’in bu adımına karşılık Türkiye’nin anlaşmayı feshetmesi gerektiğini belirtti.
Askhenazi hakkında Türkiye’nin dışında İspanya, Güney Afrika ve İngiltere’de de dava açılmıştı.

Bakan olarak ilk açıklaması “İlhak planıyla” ilgili
Ashkenazi, göreve geldikten sonra ilk açıklamasında bölgede krize neden olan Trump’un tek taraflı “Ortadoğu barış planına" değindi.
İsrail’de yayın yapan Haaretz’in haberine göre, Ashkenazi bakanlığının ilk gününde Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimleri ve Ürdün Vadisi’nin ilhakına onay veren planla ilgili ABD ile koordineli şekilde çalışacaklarını söyledi.
Ashkenazi açıklamasında, “Ortadoğu barış planı İsrail’in gelecek on yıllarını şekillendirmek için tarihi bir fırsat” dedi.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.