Venezuela'daki darbe girişiminde yakalanan yeşil berelilerin yakınları: Oğullarımıza ABD'nin operasyonu desteklediği söylendi

Venezuela'da 90'dan fazla kişi başarısız darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alındı (Reuters)
Venezuela'da 90'dan fazla kişi başarısız darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alındı (Reuters)
TT

Venezuela'daki darbe girişiminde yakalanan yeşil berelilerin yakınları: Oğullarımıza ABD'nin operasyonu desteklediği söylendi

Venezuela'da 90'dan fazla kişi başarısız darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alındı (Reuters)
Venezuela'da 90'dan fazla kişi başarısız darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alındı (Reuters)

Latin Amerika ülkesi Venezuela’da Nicolas Maduro hükümetine karşı yapılan silahlı baskında gözaltına alınan ABD’li iki eski yeşil bereli askerin aileleri ve dostları Amerikan basınına konuştu.
Venezuela hükümeti iki hafta önce Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu devirmek için yapılan başarısız saldırı girişiminde 8 saldırganın öldürüldüğünü, aralarında iki ABD’li eski özel kuvvetler mensubu Luke Denman ve Airan Berry’nin de olduğu bazı saldırganları sağ yakaladıklarını duyurmuştu.
Komplonun sorumluluğunu Florida merkezli Silvercorp adlı özel güvenlik şirketinin yöneticisi, bir diğer eski yeşil bereli Jordan Goudreau üstlenmişti. Goudreau saklanmadan önce ABD basınına verdiği demeçlerde, ilk aşamada Venezuelalı muhalefet lideri Juan Guaido’nun temsilcileriyle saldırı planında işbirliği yaptıklarını, bu ilişkinin daha sonra bozulmasına rağmen kendisinin operasyona devam etme kararı aldığını söylemişti. Guaido, ABD ve 50’den fazla ülke tarafından Venezuela’nın geçici devlet başkanı olarak tanınıyor.
Guaido, Maduro’yu devirme girişimiyle ilişkisi olmadığını iddia etse de geçen hafta istifa eden iki eski danışmanı, Guaido’nun Maduro’nun tutuklanması görevi için ABD’li güvenlik şirketi Silvercorp’la anlaşma yaptığını kabul etmişti.
NBC’ye konuşan yakınları gözaltındaki iki ABD’li eski yeşil bereli Denman ve Berry’nin ABD yönetiminin baskını desteklediğine inandırıldıklarını söyledi.
Denman'ın yakın arkadaşı Danie Dochen "Varabildiğim tek sonuç onun kasıtlı olarak aldatıldığı. Goudreau eski silah arkadaşını egosu uğruna bir intihar görevine gönderdi" dedi.
Denman'ın başarısız operasyondan önce kendisine "ABD hükümetince onaylanmış" bir çabanın parçası olduğunu söylediğini açıklayan Dochen "Gerçekten bildiğim tek şey bu" ifadelerini kullandı.
Berry'nin eşi Melanie Berry de NBC News'a yaptığı açıklamada eşinin operasyonu ABD'nin desteklediğine inandırıldığını savunarak "Kurallara uygun kanallar vasıtasıyla olmayan bir iş yapacak tipte biri değildi" dedi.

"İyi bir amaç için"
Yakınlarıy iki eski yeşil berelinin görevden heyecanlı ve inançlı şekilde bahsettiğini de anlattı.
Melanie Berry eşinin ocak ayında Goudreau'nun şirketinin teklifini kabul ettiğini ve işinin içeriği hakkında bilgi vermediğini belirterek "O, Jordan'a güvenmişti. Bir şey söyleyemeyeceğini ama iyi bir amaç için gittiğini söyledi" dedi.
Denman'nın kız arkadaşı Tatianna Saito da "İşinin nerede olduğunu ya da içeriğini bilmiyordum. Ama bunun harika bir fırsat olduğunu düşünüyor gibi görünüyordu" dedi.
Luke Denman'ın babası Frank Denman da oğlunun telefonda kendisine göreve gideceğini açıklarken "hayatında yapacağı en anlamlı şey" dediğini söyledi.
Oğlunun para kazanma peşindeki bir asker olduğunu yazan bazı haberleri okumakta zorlandığını söyleyen baba Denman "Onun inandığı şey bu operasyonun alanda mevcut olandan çok daha farklı olması gerektiğiydi" dedi.
Oğlunun "sadece doğru olan şeyi yaptığını düşündüğünü" söyleyen baba Denman "Herkes Venezula halkının çektiği acıları biliyor. Yeşil Bereliler'in mottosu da ezilenleri kurtarmak" ifadelerini kullandı.

ABD Maduro'nun başına ödül koymuştu
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD'nin operasyonda "doğrudan rol almadığını" açıklamış, ABD Başkanı Donald Trump da geçen cuma hükümetinin olayla ilişkisi olmadığını söylemişti.
Mayıs başındaki baskından önceyse mart ayında ABD Adalet Bakanlığı, Maduro ve bazı eski Venezuelalı yetkilileri ABD'ye kokain sokma planının parçası olarak narkoterörizmle suçlamıştı. Independent Türkçe'de yer alan habere göre, Trump yönetimi Maduro'nun tutuklanmasına yönelik bilgi verene 15 milyon dolar ödül vereceğini duyurmuştu.
Başarısız baskında gözaltına alınan eski yeşil berelilerden Luke Denman, Venezuela televizyonunda yayımlanan sorgu videosunda Karakas'taki havalimanının kontrolünü ele geçirip, Maduro'yu uçakla ABD'ye kaçırmayı kabul ettiğini söylemişti.
Denman "Venezuelalıların ülkelerinin kontrolünü geri almalarına yardım ediyorum" demişti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe