Japonya Başbakanı Abe: Geliştirdiğimiz ilacı Türkiye'ye bağışlıyoruz

Japonya Başbakanı Abe: Geliştirdiğimiz ilacı Türkiye'ye bağışlıyoruz
TT

Japonya Başbakanı Abe: Geliştirdiğimiz ilacı Türkiye'ye bağışlıyoruz

Japonya Başbakanı Abe: Geliştirdiğimiz ilacı Türkiye'ye bağışlıyoruz

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin açılış töreninde konuşan Japonya Başbakanı Şinzo Abe, yeni tip koronavirüse karşı umut olabilecek bir ilaç geliştirdiklerini belirterek, "Arzu eden ülkelere bağışlayarak klinik çalışmaları geliştireceğiz. Bu çerçevede ilacı Türkiye’ye de bağışlıyoruz" dedi.
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın da katıldığı açılış törenine Japonya Başbakanı Şinzo Abe de video konferans ile katıldı. Sosyal mesafe kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen törene bağlanan Abe, Japonya'da geliştirilen yeni tip korona virüse karşı umut olabilecek bir ilacı Türkiye'ye de bağışlayacaklarını açıkladı. Abe, konuşmasını Türkçe teşekkür ederek sonlandırdı.

“Emeği geçen herkese minnetlerimi sunuyorum”
Japonya Başbakanı Şinzo Abe, “Sayın Erdoğan tarafından Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesinin resmi açılış törenine davet edildim. Bana bundan 7 yıl önce İstanbul'u ziyaret edip Japon-Türk dostluğunun simgesi olan Marmara açılış törenini hatırlattı. Küresel sorun olan korona virüs sağlını nedeniyle maalesef bugün İstanbul'u ziyaretim mümkün olmadı fakat böylece Japonya'dan video aracılığıyla Türkiye'de düzenlen törene katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ne kadar uzakta olsa benim kalbim Erdoğan ve sevgili Türk halkı ile beraberdir. Öncelikle bu açılış vesilesiyle bu hayırlı girişimde emeği geçen herkese minnetlerimi sunuyorum. Bugün itibarıyla resmi olarak açılan hastane, bizim Japon firmamız ile Türk firması kamu özel sektör ortaklığı ile inşa ettiği son teknoloji ile donanmış, Türkiye'nin en büyük hastanelerinden biridir. Bu hastanenin aslında Haziran ayında faaliyete geçmesi öngörülürken, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın talimatıyla korona virüs salgını ile mücadelede istifade edilmek üzere öngörülenden erken açılmasına karar verildiğini biliyorum” dedi.

“Sakura ismini bulunduran bu hastanenin sağlık ve esenlik getirmesini diliyorum”
Hastanenin koronavirüsle mücadeleye katkı sunacağını belirten Abe, “Böylece bir Japon firmasının Türkiye'nin korona virüs salgını ile mücadelesine katkıda bulunmuş olmasını büyük sevinçle karşılıyorum. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan geçen gün bu hastaneyi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olarak adlandırmıştı. Sağlık ve enerjiyi çağrıştıran çam ile Japonya sembolü olan kiraz çiçeği sakura ismini bulunduran bu hastanenin İstanbul halkına sağlık ve esenlik getirmesini diliyorum. Günümüzde tüm dünya korona virüs salgını ile mücadele etmekte. Bu zor günlerde Türk hükümeti ve halkının tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi gibi tıbbi çalışmalar başta olmak üzere çeşitli tedbirlerle seferber olmalarına gönülden saygı duyuyorum. Alınan tedbirlerin neticesi olarak Türkiye'de vaka sayısının oldukça azaldığı, vefat oranının düşük tutulmasından dolayı 4 Mayıs'ta normalleşme planının açıklandığını biliyorum. Yeni tip korona salgını ile mücadele etmek için uluslararası işbirliği çok önemli. Bizim öncelikle yapmamız gereken işbirliği, yeni bir ilaç ve aşının geliştirilmesi, bu ilaç ve aşıya adil şekilde ulaşımın sağlanması, gelişmekte olan ülkelere yardım elinin uzatılmasıdır” diye konuştu.

“İlacı Türkiye'ye de bağışlıyoruz”
Geliştirdikleri ilacı Türkiye'ye de bağışlayacaklarını ifade eden Abe, “Japonya'da geliştirilen ve korona virüs tedavisi için bir umut olabileceği düşünülen ilaçtan bahsedersem insani bakımdan biz bu ilacı arzu eden ülkelere bağışlayarak klinik çalışmaları geliştireceğiz. Bu çerçevede ilacı Türkiye'ye de bağışlıyoruz. Ayrıca Türkiye'nin duyduğu ihtiyaca binaen uluslararası örgütlerle işbirliği yaparak sağlık ve tıbbi alanda çalışanlara teknik destek ve malzeme bağışı sağlayacağız. Kendi ülkelerinde korona virüsle mücadele edilerek birçok ülkeye yardım eli uzatan Türkiye'ye saygı duyuyorum. Japonya da korona virüsten etkilenen gelişmekte olan ülkelere yardım için tıbbi gibi çeşitli yöntemlerle destek vermeye hazırdır. Çeşitli alanlarda Türkiye ile de işbirliği yapmak isteriz. Bundan sonra bir süre her iki ülke için korona virüs mücadelesi en önemli mesele olacaktır. Durum sakinleşince ikili ilişkilerimizi güçlendirme birlikte çalışacağız” dedi.
Abe, “İçinden bulunduğumuz 2020 yılı Japonya ile Türkiye arasında dostluğun temelinde yatan Ertuğrul faciasının 130. yıl dönümüdür. Düzenlenmesi planlanan anma töreni maalesef korona virüs nedeniyle ertelenmiş durumdadır. Ertuğrul faciası bizim dostluğumuz kaynağıdır. Anma töreninin kriz sona erdikten sonra gerçekleşmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe