Latin Amerika koronavirüs salgınının merkezi oldu

Sao Paulo'daki korona kurbanlarından birini gömülme işlemi (Reuters)
Sao Paulo'daki korona kurbanlarından birini gömülme işlemi (Reuters)
TT

Latin Amerika koronavirüs salgınının merkezi oldu

Sao Paulo'daki korona kurbanlarından birini gömülme işlemi (Reuters)
Sao Paulo'daki korona kurbanlarından birini gömülme işlemi (Reuters)

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19), ABD’den sonra dünyada vaka sayısında ikinci sıraya yerleşen Brezilya başta olmak üzere Latin Amerika ülkelerinde hızla yayılmaya devam ediyor.
Brezilya Sağlık Bakanlığı dün, son 24 saat içerisinde binden fazla kişinin virüs sebebiyle öldüğünü duyurdu. 21 bin 48 ölüm ile Brezilya, koronavirüs salgınında en çok ölü sayısında dünyada 6. sırada yer alıyor. 20 bin 803 bin yeni vaka sayısıyla ülkedeki toplam vaka sayısı 330 bin 890’a ulaştı.
Daha önce Rusya 326 bin 488 vaka ile dünyada ikinci sırada yer alıyordu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün yaptığı açıklamada salgının merkezinin Güney Amerika olduğunu duyurdu. WHO Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan konuyla ilgili açıklamasında, salgının Güney Amerika’ya kaydığını söyleyerek, özellikle Brezilya'nın dünyayı saran koronavirüs salgınında en fazla vakanın görüldüğü ülkelerin başında geldiğini belirtti.
Peru da salgının hızla yayıldığı ülkelerden. Peru Devlet Başkanı Martin Vizcarra, yürürlükteki karantina önlemlerinin 30 Haziran’a kadar uzatıldığını açıkladı. Vizcarra açıklamasında, zorunlu sosyal izolasyonu ülkeyi tehdit eden salgın sebebiyle uzatılmaya karar verdiğini söyledi.
Peru 6 Mart’tan bu yana 3 bin 100 aşkın ölüm 110 bini aşkın ise vaka kaydetti.
Geçtiğimiz Aralık ayında Çin’de patlak veren koronavirüs salgını dünya genelinde 5 milyondan fazla kişiye bulaşırken, virüs sebebiyle 335 bin 538 kişi hayatını kaybetti.
ABD vaka ve ölü sayısında dünyada birinci sırada yer alıyor. Son 24 saat içerisinde bin 260 kişinin yaşamını yitirdiği ABD’de virüs kaynaklı ölü sayısı 95 bin 921 oldu.
ABD’de artan vaka sayılarına rağmen, 50 eyalette alınan önlemler kademeli olarak kaldırılmaya başlandı.
Ülkenin acilen yeni normale dönmesini isteyen ABD Başkanı Donald Trump, ibadethanelerin açılmasını talep etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, "Ben bugün kiliseleri, sinagogları, camileri ve ibadethaneleri, 'temel hizmet veren yerler' olarak nitelendiriyorum. Valileri ibadethanelerin açılmasına hemen izin vermeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Dünyada koronavirüs kaynaklı ölü sayısında beşinci sırada yer alan Fransa ise, bugünden itibaren dini ayinlerin yeniden başlamasını öngören bir kararname yayınladı.
Kararnamede, inanan kimselerin sosyal mesafe kuralına dikkat ederek, maske takması, ellerini dezenfekte etmesi ve ibadet yerlerindeki sorumlu kimseleri zora sokmaması yer alıyor. 11 yaş üzerindeki herkesin ibadethaneye girdiği an prosedürlere uyması gerekiyor.
Virüs sebebiyle 171 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği Avrupa’da yeni normale dönüş başlarken, ikinci bir salgın vakasından endişe duyulmasıyla tedbirler sıkılaştırıldı.
Önümüzdeki Pazartesi günü İzlanda’nın bar ve spor salonlarını yeniden faaliyete geçirmesi bekleniyor. Büyük ölçüde turizme bağımlı olan Güney Kıbrıs'taki havalimanları 9 Haziran'dan itibaren iki aşamalı olarak açılıyor. İtalya ise bugün Floransa'nın en ünlü yapısı Floransa Katedrali kapılarını ziyaretçilere açıyor.
İngiltere'de ise yurt dışından gelenlerin 14 günlük bir karantinaya girmesi gerekecek.
Salgının patlak verdiği Çin ise virüs salgınıyla mücadelesindeki zaferini kutluyor. Çin Başbakanı Li Kıçiang dün Ulusal Halk Meclisi’nin yıllık oturumunun açılışında yaptığı konuşmada, “Koronavirüs krizinin tedavisinde büyük stratejik başarı elde ettik” dedi.
Çin, yeni tip koronavirüs salgını hakkında veri yayınlamaya başladığı geçtiğimiz Ocak ayından bu yana bugün ilk kez yeni vaka açıklamadı.
83 bini aşkın insana virüsün bulaştığı Çin’de salgın nedeniyle 4 bin 634 kişi öldü.
Donald Trump yönetimi, Çinli yetkilileri salgın konusunda dünyayı uyarmakta gecikmek ve büyüklüğünü gizlemekle suçluyor.
Çin ise bilgileri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve diğer ülkelerle uygun zamanda paylaştığını savunarak suçlamaları reddediyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe