Libya: LUO hava savaşına hazırlanıyor

UMH’ye sadık bir unsur, Trablus savaşı sırasında bombalanan bir aracı inceliyor (Reuters)
UMH’ye sadık bir unsur, Trablus savaşı sırasında bombalanan bir aracı inceliyor (Reuters)
TT

Libya: LUO hava savaşına hazırlanıyor

UMH’ye sadık bir unsur, Trablus savaşı sırasında bombalanan bir aracı inceliyor (Reuters)
UMH’ye sadık bir unsur, Trablus savaşı sırasında bombalanan bir aracı inceliyor (Reuters)

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) karşı yaklaşık 13 aydır devam ettirdiği savaşta kontrolü elinde tutmak istiyor. Bu çerçevede LUO, 7 insansız hava aracını düşürdüklerini iddia etti. Bu açıklama hava kuvvetlerinde 4 savaş uçağının hizmete girmesi ile aynı zamana denk geldi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın, ‘Türkiye’nin çıkarlarına yönelik her türlü saldırının ciddi sonuçları olacağını’ ilan etmesinden saatler sonra LUO savaş medyası bölümü, hava savunma platformlarının geçtiğimiz Perşembe akşam saatlerinden 22 Mayıs sabahına kadar çeşitli bölgelerde Türk yapımı 7 insansız hava aracını düşürdüğünü iddia etti.
Savaş medyasının bildirisine göre Beni Velid’in güneyindeki Kureyyet ile Ebu el-Garib bölgelerinde ve Tarhuna’da insansız hava araçları hedef alındı. LUO’ya bağlı el-Kerame operasyonu odası medya merkezi, el-Vişka bölgesinde de Türk yapımı bir İHA’nın düşürüldüğünü ve geçen Nisan ayında başkent Trablus’a yönelik saldırıdan bu yana toplam 90 insansız hava aracının düşürüldüğünü iddia etti. Ayrıca Geryan şehrindeki el-Mağaribe’de gerçekleştirilen bir hava saldırısında UMH’ye bağlı yaklaşık 20 silahlı araç da imha edildiği belirtildi.
Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Mismari, LUO hava kuvvetlerinin, Asbiah bölgesi ve çevresinde UMH unsurlarına karşı bir dizi hava saldırısı başlattığını açıkladı.
Mismari, teknik ekipler tarafından bakımları yapıldıktan ve yetenekleri geliştirildikten sonra, 4 uçağın yeniden hizmete alınarak LUO’ya katıldığını belirtti. Sözcü, uçakların modelini belirtmezken, 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “Artık, bu uçakların etkin sonuçlarını bekleyin. Tam ateş gücüyle kullanma zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Mismari ayrıca, savaşın başlamasından bu yana hava kuvvetlerinin, Libya’nın istikrarı ve güvenliği için büyük fedakarlıklarda bulunduğuna da dikkat çekti.
UMH’nin, geçtiğimiz Pazartesi günü stratejik el-Vatiyye üssünü kontrol altına almasına rağmen LUO kuvvetleri, başkent Trablus’a yönelik askeri operasyonlarını sürdürüyor.

UMH’den sivillere çatışma bölgelerinden uzak durma çağrısı
UMH, sahada herhangi bir başarıdan söz etmezken, UMH sözcüsü Tarhuna, Mizde, el-Vişka ve Sirte içerisinde sivillere ‘ordunun mevcut olduğu alanlardan uzaklaşma’ çağrılarını yineledi. UMH, bölgede sıkışan siviller için güvenli koridorların belirleneceğine dikkati çekti.
LUO’nun önemli bir üssü olan ve yerel bir insani güç sağlayan, başkentin 65 km güneydoğusundaki Tarhuna yakınlarında askeri faaliyetler hakkında bilgi sağlandıktan sonra UMH’nin yürüttüğü Burkan el-Gadab operasyon odası, Gasr Garabulli’den el-Kavia’ya kadar sahil yolunun kapatıldığını açıkladı. Operasyon odası, LUO kuvvetlerinin bölgeye gelişi güzel şekilde saldırı gerçekleştirdiğini ifade etti.
UMH güçleri, Tarhuna halkına broşürler dağıtarak, ‘evlerinde kalma, militanların bulunduğu alanlardan uzak durma ve evler arasında bulunmama’ çağrısı yaptı. Burkan el-Gadab operasyonu odası, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, “Her militan, karadan ve havadan güçlerimizin hedefindedir” dedi.
UMH güçleri, Tarhuna’yı LUO’dan kurtarmak için farklı cephelerde saldırılar gerçekleştirdi. Çatışmalar sırasında taraflar, ağır silahlar kullanan taraflar, Tarhuna’daki çeşitli bölgelerde bulunan kuvvetlerine takviyeler gerçekleştirdi.

BM Libya Misyonu’ndan barış çağrısı
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Libya misyonu, 22 Mayıs’ta yayınladığı kısa bir açıklamada, Tarhuna şehri çevresinde meydana gelen gelişmeleri ve askeri faaliyetleri büyük bir endişeyle takip ettiklerini duyurdu. Misyon, tüm taraflara ‘uluslararası insan hakları çerçevesinde taahhütlerini yerine getirme’ çağrısı yaptı. Misyon ayrıca, ‘sivilleri hedef alan her türlü eylemden kaçınılması, kamu ve özel mülkiyete kasıtlı olarak zarar verilmemesi gerektiğini belirterek, askeri tırmanışın durdurulması ve barışçıl seçeneklere öncelik verilmesi’ çağrısında bulundu.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.