Körfez ülkeleri ‘yeni normal’e geçiş yapıyor

Sosyal mesafe kuralları ‘yeni normale’ geçişte önemli bir unsur. Körfez bölgesi aşamalı olarak normal hayat akışına dönüyor (AFP)
Sosyal mesafe kuralları ‘yeni normale’ geçişte önemli bir unsur. Körfez bölgesi aşamalı olarak normal hayat akışına dönüyor (AFP)
TT

Körfez ülkeleri ‘yeni normal’e geçiş yapıyor

Sosyal mesafe kuralları ‘yeni normale’ geçişte önemli bir unsur. Körfez bölgesi aşamalı olarak normal hayat akışına dönüyor (AFP)
Sosyal mesafe kuralları ‘yeni normale’ geçişte önemli bir unsur. Körfez bölgesi aşamalı olarak normal hayat akışına dönüyor (AFP)

Arap dünyası ve özellikle Körfez ülkeleri arasında ilk yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası, 29 Ocak'ta Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) görüldü. Vaka, küresel bir sağlık krizine dönüşen koronavirüs pandemisinin ortaya çıktığı Çin'in Vuhan şehrinden gelen bir ailedeydi.
Sonraki günlerde diğer Körfez ülkelerinde de vakalar görülmeye başladı. Suudi Arabistan, 2 Mart’ta vakaların görülmeye başlandığı son Körfez ve Arap ülkesi oldu. Ancak Suudi Arabistan umre ziyaretlerinin askıya alınması da dahil olmak üzere birkaç gün önceden ihtiyati önlemler almıştı.
Körfez ülkelerinin yönetimleri, son dört aydır, iş yerlerinin çalışmalarını durdurarak, camileri, ibadet yerlerini ve insanların toplandığı noktaları kapatarak ve daha fazla ihtiyati tedbirler alarak dengeyi sağladılar. Körfez ülkelerinin, bölgede ve dünyada önemli bir yer işgal eden ekonomisinden daha fazla fedakarlık yapıldı.
Körfez ülkelerinde alınan koronavirüs tedbirleri farklılık göstermezken, aksine daha da fazla önlemler alındı. Körfez ülkeleri, güçlü ekonomileriyle bu krizle yüzleşmek için güçlü bir eğilimi takip ettiler. Büyük mali rezervleri, kapatma ve karantina uygulama konusunda daha gerçekçi adımlar atmalarını sağlarken sert yaşam koşullarında ister vatandaşlar ister ülke sakinleri olsun, hayatı insanlar için daha da yaşanabilir hale getirdiler.
Bununla birlikte dün bazı Körfez ülkeleri, çok sayıda vaka kaydedilen ülkelerin varlığının gölgesinde uygulamadaki farklılıklarla parlayan ilk ışık olan ve yeni normal hayata hızla adapte olma umudunu taşıyan adımlar açıkladılar. Bir salgını kontrol etmek ve konumlarını bilmek böyle bir duyuruyu yapabilmeyi kolaylaştırır.
Belki de Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia’nın konuşması, önümüzdeki aşamaya hazırlanmak için görevi bireysel sorumluluk çerçevesine yerleştirebilir. Bu duyuru, Suudileri yeni normal hayata iki aşamalı olarak geçiş planı başlatmaya itti. Salgının ortaya çıkmasından beş ay sonra, küresel sağlık sistemleri bu krizle mücadelede büyük zorluklarla karşılaştı. Bugün toplumlar virüs karşısında daha bilinçli ve sosyal mesafe uygulamalarına aşina bir haline geldi. Bu herkes için yeni bir deneyim.
Suudi Arabistan 21 Haziran'da iki aşamalı olarak yeni normal hayata geçiş yapacak. Birincisi, bugün yaklaşık 400’e ulaşan durumu kritik vakaların kavranması, ikincisi, kontrollerin artırılması ve vakalara erkenden ulaşılmasıdır.
Suudi Arabistan, kamu ve özel sektörde çalışanlarının önümüzdeki hafta işe dönmesi ile prosedürleri uygulama aşamasına geçecek. Benzer şekilde, Mekke’deki özel önlemler uygulanmaya devam ederken, aşamalı plana göre Haziran ayından önce diğer şehirler arasında seyahate izin verildi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Rabia, dikkatle yapılan bir sağlık değerlendirmesine göre ülkesinin bir aşamadan diğerine geçeceğini söyledi. Bu durumun ülkesine ‘müfredatı ayarlama ve gerektiğinde dersi gözden geçirme hızı’ vereceğini söyleyen Bakan, ancak uygulanacağı temelin, yani sosyal mesafe kuralına uyumun altını çizdi.
Öte yandan Dr. Musab el-Temimi’ye göre koronavirüs, karşısında güçlü bir eylem olmadan gerilemez. Cidde'deki Kral Abdülaziz Hastanesi’ndeki epidemiyoloji (salgın bilim) uzmanı olan Dr. Temim, “Ülkelerin böyle önlemler alması, halk sağlığı alanında bir boşluk oluşmaması içindir. Kararlar, virüsle birlikte gelecekteki eğilimler için sağlık sisteminin uygunluğu ölçülerek alınır” ifadelerini kullandı. Körfez ülkeleri gelişmiş bir sağlık sistemine sahip olduğunu belirten Dr. Temim, bu nedenle vakalarda düşüş görüldüğünü vurguladı.
Şarku’l Avsat’a telefon aracılığıyla verdiği demeçte Dr. Temim, Körfez ülkelerinin sağlık sistemlerini kontrol etmedeki başarısıyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Salgını önleme ilkesi ve sağlık sisteminin güçlendirilmesi, devletin aldığı kararların temelini oluşturur. Çünkü epidemiyoloji, küresel olarak meydana gelen vaka ve ölüm oranlarına dayanan tahminler yoluyla prosedürleri açıklar. Epidemiyolojiyle önceki dönemle bugün arasında yapılan herhangi bir karşılaştırmanın farklı çıkması faydalıdır.”
Körfez ülkelerinden Kuveyt, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Enes es-Salih’in dün yaptığı açıklamalarına göre 10 Mayıs’ta başlayan kapsamlı dışarı çıkma yasağının süresini uzatmama ve cumartesi gününden itibaren kısmi yasaklamaya geçme kararı aldı.
BAE ve Dubai Emirliği genelinde, bugün (Çarşamba) itibariyle 06.00 ila 23.00 saatleri arasında ekonomik faaliyetlerin yeniden başlayacağı duyuruldu. Duyuruda, kurumların ve bireylerin kamu güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önleyici tedbirlere ve talimatlara uymaları gerektiği vurgulandı.
Umman Sultanlığı da hızla yeni normale uyum aşamasına geçen bir başka Körfez ülkesi oldu. Körfez Sağlık Konseyi Halk Sağlığı Direktörü Dr. Ahmed el-Ammar yaptığı açıklamada, Umman Sultanlığı'nın ‘sürü bağışıklığı’ ifadesini ‘toplum bağışıklığı’ olarak değiştirdiğini ve bunun yeni normal hayata uyum için daha umutlu beklentilere işaret ettiğini söyledi.
Körfez devletleri, genel olarak, geniş planlarla salgınla mücadele etme mekanizmalarını yoğunlaştırdı ve bunun için milyarlarca dolar harcadı. Bu konuda öne plana çıkan ise Suudi Arabistan oldu. Suudi Arabistan koronavirüs salgınıyla ve etkileriyle mücadele için 30 milyar doları aşkın harcama yaptı.
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) iki ay önce dünyadaki bazı ülkelerin koronavirüs salgını nedeniyle Nisan ve Mayıs aylarında gıda kıtlığı yaşayabileceği konusunda uyarırken Körfez ülkeleri, koronavirüs salgınının getirebileceği en küçük gıda kriziyle bile mücadele etme ve bu konuda gerekli önlemleri alma açısından hazırlıklıydılar. Bu da başarılarının göstergesiydi.
Koronavirüs vakalarının hızlı artması ve yüksek rakamların kaydedilmesiyle Körfez ülkeleri herhangi bir gıda krizi olasılığına karşı gerekli tüm hazırlıklarını yaptı ve hiçbiri gıda tedariki sıkıntısı çekmedi. Aksine teknolojik uygulamalarla karantina uygulanan şehirlerde gıda erişimi daha da kolaylaştırıldı.



Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla ABD Senatörü Lindsey Graham ile iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi.

Prens Muhammed bin Selman ile Graham ve beraberindeki heyet arasında dün Riyad'daki el-Yemame Sarayı'ndaki ofisinde bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler ve ortak ilgi alanlarına giren konular ele alındı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban katıldı.


Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.