Pentagon, Suudi Arabistan ile uzun vadeli savunma anlaşmaları yapmakta kararlı olduğunu vurguladı

Suudi Arabistanlı ve ABD’li askerler. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı internet sitesi)
Suudi Arabistanlı ve ABD’li askerler. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı internet sitesi)
TT

Pentagon, Suudi Arabistan ile uzun vadeli savunma anlaşmaları yapmakta kararlı olduğunu vurguladı

Suudi Arabistanlı ve ABD’li askerler. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı internet sitesi)
Suudi Arabistanlı ve ABD’li askerler. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı internet sitesi)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Binbaşı Sean Robertson, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ABD’nin Suudi Arabistan ile uzun vadeli savunma anlaşmaları yapmaya kararlı olduğunu vurguladı. Binbaşı Robertson açıklamasında “ABD kuvvetleri, İran’la ilgili acil durumları gerektiği gibi ele almak için hava savunması da dahil olmak üzere sahada güçlü yetenekleri sürdürüyor” ifadelerini kullandı.  Söz konusu açıklama, ABD basınında çıkan haberlerde bölgedeki askeri güçlerin veya mühimmatın azaltılmasının Ortadoğu’daki tehditlerin artmasına yol açabileceğine dair görüşlere yanıt niteliğindeydi.
Pentagon’un dünyadaki gücünü yönetmek için rutin çalışmalarını devam ettirdiğini söyleyen Binbaşı Robertson, “Mevcut küresel kriz çerçevesinde bazı askerlerin ve mühimmatın olası tehditleri ele alma ve bunlara karşı hazırlıklı olma rolü var” dedi.
Binbaşı Roberston’a göre Washington bölgedeki askeri gücünü kısa sürede artırma yeteneğini korumaya çalışıyor. Robertson konuya dair şunları söyledi:
“Bölgesel hava savunma yeteneklerini güçlendirmek için uluslararası toplum ve Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri ile çalışmaya devam ediyoruz. Bu, uzun vadeli çok taraflı bir çabadır. ABD-Suudi Arabistan savunma ortaklığı uzun vadelidir. Terörle mücadele, deniz güvenliği ve hava savunmasını içeren bir dizi iş birliğini de içeriyor.”
Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde (CSIS) üst düzey askeri araştırmacı Mark F. Cancian yaptığı değerlendirmede, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde herhangi bir askeri gerilim olasılığının ‘halen’ devam ettiğini söyledi. Cancian, “İran ve ona bağlı milisler, ABD ve onun bölgedeki müttefiklerinin çıkarları için tehdit oluşturmaya devam ediyor” ifadesini kullandı.
Cancian, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“ABD’nin Suudi Arabistan ve Ortadoğu’nun diğer bölgelerinde askeri güçleri olduğu doğrudur. Ancak İran saldırılarının ve bölgedeki artan gerginliğin ciddiyeti halen devam ediyor. İran'ın düşmanlıklarını durdurmaktan ve Patriot füze savunma sistemlerinin bölgeden çekilmesi veya azaltılmasından bahsetmesinin ABD yönetiminin gözünde bir zayıflık olduğuna inanıyorum. Şimdilik ABD ve Körfez’deki müttefiklerinin, İran ve milislerinin tehditlerine karşı birlikte çalışmaktan başka seçenekleri yok.”
ABD’li araştırmacı, bölge ülkelerinin Rus askeri araçlarına veya ABD yapımı olmayan silahlara başvurmayacağının altını çiziyor. Bunun nedenini ise Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin askeri kapasitesinin uzun zamandır ABD askeri ürünlerine bağımlı olmasından kaynaklı olduğunu belirten Cancian ayrıca bu askeri alışkanlıkların yeni ortaya çıkan bir olgu olmadığını, uzun süreli işbirliğinin bir ürünü olduğunu vurguladı.
İki ülke arasındaki askeri değişim ve iş birliği programı kapsamında Suudi Arabistan ve ABD, Basra Körfezi sularında askeri tatbikatlar düzenliyor. Suudi Arabistan ve ABD, bu ay 24 Mayıs ile 30 Mayıs arasında 7 gün boyunca Basra Körfezi’nde askeri tatbikatlar yapacaklar.
ABD Donanması salı günü yaptığı açıklamada tatbikatların pazar günü başlayacağını ve Suudi Arabistan’ın doğusundaki Cubeyl şehrinin 31 deniz mili uzağında bulunan Karan ve Kurayn adalarında yapılacağını duyurdu.
Tatbikata katılan ABD Donanması 26. Deniz Seferi Birimi’nden (MEU) sorumlu subay Albay Trevor Hall yaptığı açıklamada, “Askeri tatbikat, Basra Körfezi bölgesindeki deniz güvenliğini ve seyrüsefer özgürlüğünü desteklemek ve bölgede meydana gelebilecek her türlü acil duruma hızlı bir şekilde müdahale etmeye hazır olmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.
Albay Hall yaptığı basın açıklamasında, Karan ve Kurayn adalarındaki tatbikatın, ABD Donanması’nın Basra Körfezi’ndeki tatbikatlarını genişletmesini ve ABD’nin bölgedeki ortaklarına askeri yetenekler eklemesini sağlayacağını belirtti.
Diğer askeri güçlerle plan yapma ve çalışma yeteneğinin ABD hava, deniz ve kara kuvvetlerini, eskisinden daha hızlı ve doğru bir şekilde konuşlanma yeteneğini destekleyeceğini vurgulayan Albay Hall, “Belki de saniyeler içinde deniz güvenliğini, seyrüsefer özgürlüğünü ve serbest silah ve ticaret akışını destekleyecektir” diye konuştu.
ABD’li subay ayrıca Suudi Arabistan’a ABD Donanması’nın Basra Körfezi’ndeki adalarında tatbikat yapmasına izin vermesinin önemini vurguladı.
Daha önce 20 Nisan’da başlayan ve üç gün süren askeri tatbikatlar başarıyla tamamlanmıştı.
ABD Deniz Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Suudi Arabistan adalarındaki askeri tatbikatlar, ABD deniz piyadelerini geniş bir operasyon çeşitliliği sunarken olası krizlere daha hızlı yanıt vermek için ihtiyaç duyulan askeri seçeneklere hazırlıyor. Burada Suudi ortaklarımızla bölgenin güvenliği ve istikrarı için çalışıyoruz.”



Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
TT

Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)

Rusya’nın Ermenistan Büyükelçisi Sergey Kuperskin, Rusya’nın Ermenistan ile ABD arasındaki ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ projesini yakından takip ettiğini ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Bu açıklama, yüzyıllardır Moskova'nın hayati etki alanı ve Rusya'nın zayıf noktası olarak kabul edilen Güney Kafkasya bölgesinde artan Amerikan faaliyetlerine ilişkin Rusya'nın tutumunda bir değişiklik olduğunu gösterdi. Bu bölge, defalarca dalgalanmalara ve Rusya'nın etkisine yönelik tehditlere tanık oldu.

edrft
Ermenistan ve Azerbaycan arasında anlaşmanın imzalanmasının ardından Beyaz Saray'da Donald Trump, İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (Reuters)

Azerbaycan'ı güney Ermenistan üzerinden Nahçıvan bölgesine (Ermenistan'ın adlandırmasına göre Nahichevan) bağlayan tartışmalı ‘Zengazur Koridoru’ kara projesine atıfta bulunan Kuperskin, ülkesinin ‘projeyle ilgili gelişmeleri takip ettiğini ve diğer hususların yanı sıra, Ermenistan Cumhuriyeti'ndeki demiryolu sektörünün bakımı ve geliştirilmesinde Rusya ile Ermenistan arasındaki yakın işbirliğini de dikkate alarak, müzakerelere katılmaya ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daha önce bu konuyu belirsiz ifadelerle ele almıştı. Lavrov, “Bu projenin somut pratik detayları henüz şekillenmeye başladı ve projenin başlatılması biraz zaman alacak” dedi.

tvrfv
Soldan sağa: Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Beyaz Rusya, Özbekistan, Tacikistan ve Ermenistan liderleri 10 Ekim'de Duşanbe'deki BDT zirvesinin yapıldığı binaya doğru ilerlerken (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Başkanı Mariya Zaharova da Rusya'nın, Rusya Demiryollarının benzersiz uzmanlığından yararlanmak da dahil olmak üzere, projeye katılım seçeneklerini araştırmaya hazır olduğunu duyurdu.

Moskova, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Washington'da Ermenistan ve Azerbaycan arasında varılan anlaşmanın bazı ayrıntılarına ilişkin çekincelerini daha önce dile getirmişti. Bakü ve Erivan arasındaki barış çabalarından duydukları memnuniyeti dile getiren Rus yetkililer, ABD'ye bölgede doğrudan varlık gösterme hakkı verilmesine ilişkin ayrıntılara açıkça memnuniyetsizliklerini ifade ettiler.

Azerbaycan ve Ermenistan tarafları, ABD'nin himayesinde düzenlenen ve onlarca yıldır taraflar arasında doğrudan arabuluculuk yapan Moskova'nın davet edilmediği bir toplantıda, barış ve on yıllardır süren çatışmanın sona ermesi için bir ön anlaşma imzaladı. İki ülke arasında barışın tesis edilmesi ve ilişkilerin güçlendirilmesine ilişkin anlaşma, Azerbaycan ile Ermenistan üzerinden Nahçıvan Özerk Bölgesi'ni birbirine bağlayan bir koridorun oluşturulmasına ilişkin bir madde içeriyordu. Bu konu, iki ülke arasında önemli bir anlaşmazlık noktasıydı.

dcfgtyhu
Dağlık Karabağ'daki Azerbaycan kontrol noktası, Ağustos 2023 (AFP)

Erivan, ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ olarak adlandırılan koridorun kurulması için ABD ve üçüncü taraflarla iş birliği yapmayı kabul etti. Bu gelişme, özellikle projeyi uygulamak için Amerikan şirketlerinin davet edilmesi konusundaki tartışmaların artmasıyla, Rusya ve İran’ın bölgedeki çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturdu ve ABD’nin uzun vadeli ekonomik, ticari ve güvenlik varlığının kurulması anlamına geliyordu. Moskova, Washington'u doğrudan eleştirmekten kaçınırken, bazı yetkililer sadece dolaylı olarak memnuniyetsizliklerini dile getirdiler. İran ise, bu koridorun kendisini Kafkasya'dan izole edeceği ve sınırlarına yabancı bir varlık getireceği endişesiyle, koridorun kurulmasına şiddetle karşı çıktı.

Birkaç gün önce, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile yaptığı görüşmede, Erivan'ın Washington'a kendi topraklarındaki koridorda bir pay vereceğini doğruladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, yüzde 74'ü ABD'ye ait olacak şekilde, bu arazide demiryolu ve karayolu altyapısının inşasından sorumlu olacak bir şirket kurulacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı'nın çerçeve metninde belirtildiği üzere, projenin ABD'nin yatırımlarına ve ‘kritik ve nadir minerallere’ ABD pazarına erişimine olanak sağlaması bekleniyor. Rubio, toplantı sırasında “Anlaşma, egemenlik ve toprak bütünlüğünden ödün vermeden ekonomik faaliyete ve refaha nasıl açılabileceğimizi gösteren, dünya için bir model olacak” dedi. “Bu, Ermenistan için, ABD için ve ilgili herkes için iyi olacak” diye ekleyen Rubio, Trump yönetiminin artık ‘anlaşmayı uygulamak için’ çalışacağını vurguladı.

sdfrgth
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan (sağda), Erivan'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmede imzalanan anlaşma belgelerini değiş-tokuş ederken (EPA)

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise Azerbaycan'ı Nahçıvan'a bağlayan koridorun güvenliğinin ‘üçüncü bir ülke değil, Ermenistan tarafından’ garanti edileceğini vurguladı.

Rusya'nın projeye ilişkin tutumundaki gelişme ve projeye katılma isteği konusunda görüşmelerin başlamasına, Moskova'nın Avrupa ile daha geniş bir iş birliğine yönelmeden önce Rusya'nın yakın müttefiki olan Ermenistan'a gönderilen mesajlar eşlik etti.

Bakan Lavrov, birkaç gün önce Ermenistan Ulusal Meclisi Başkanı Alen Simonyan ile yaptığı görüşmede şunları söyledi:

"Ermenistan'ın, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyelerinin Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla açıkça savaş ilan ettiği bu durumun arkasındaki nedenleri tam olarak anladığını, şüphe ve hatta yalanlar saçan bir anlatının iki ülkemizin kamuoyunu domine etmemesini içtenlikle umuyorum.”

Ülkesinin ‘hiçbir ortağının herhangi bir yönde dış ilişkiler geliştirmesine asla itiraz etmediğini’ vurgulayan Lavrov, ancak Rusya’nın AB’deki muhataplarının, söz konusu ülkeyi sürekli olarak ‘ya bizimle ya da onlarla’ şeklindeki iki seçenek arasında seçim yapmaya zorladığını belirtti.


Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.