Türkiye'nin en ilginç göktaşı hikayesi

Türkiye'nin en ilginç göktaşı hikayesi
TT

Türkiye'nin en ilginç göktaşı hikayesi

Türkiye'nin en ilginç göktaşı hikayesi

Türkiye’nin en ilginç göktaşı hikayelerinden biri 1989 yılında Sivas’ta yaşandı. Hikayeyi ilginç kılan ise dönemin acar muhabirlerinden, duayen gazeteci Sirer Doğan’ın bu doğa olayını haberleştirmek ve rakiplerini atlatmak için verdiği inanılmaz mücadele.
Filmlere konu olacak göktaşı hikayesi şu şekilde gerçekleşti. 1989 yılında genç bir gazeteci olan Doğan, Sivas'ın Yıldızeli ilçesi Şeyhhalil köyüne göktaşı düştüğü haberini aldı.
Zamanın Valisi, Maden Tetkik ve Arama Bölge Müdürü (MTA) ve DSİ Bölge Müdürünü bilgilendirip onlarla birlikte köye gitti. Düşen 40 kiloluk göktaşı bulundu. Haberini yapan Doğan, haberini özel kılmak için mesleki refleksle 40 kiloluk göktaşını alarak iş yerine götürdü. Yaptığı haberlerde hem göktaşını hem de Sivas'ın adını Dünyaya duyurdu. Göktaşı günlerce Sivas meydanında sergilendi. Ancak gözü gibi baktığı taşı MTA Genel Müdürlüğüne teslim etti. Yüzde 30' nikel-demir, yüzde 70'i ise silikat minerallerinden oluşan taş, halen MTA Ankara Tabiat Tarih Müzesinde sergilenirken, taştan alınan 24 gramlık bir parça plakete dönüşerek Sirer Doğan'a hediye edildi. Doğan meslek hayatının en unutulmaz anlarından biri olan bu hikayenin bir kanıtı olan bu plakete yıllardır gözü gibi bakıyor.

İhbarı alır almaz olay yerine gitti
Duayen gazeteci Sirer Doğan, göktaşı düştüğü ihbarını alır almaz olay yerine gittiğini belirterek, “Ben gazetecilik ve TRT temsilciliği yaparken 30 Ekim 1989 günü bana ihbar geldi. O anda zamanın Valisi ve daire müdürleri bir köyde okul açılışındaydık. Ben haberi alınca başkaları haber almasın diye habersizce Vali beyi, MTA müdürünü ve Devlet Su İşleri Bölge Müdürünü alarak Yıldızeli'nin Şeyhhalil Köyüne gittik. Taşı buldum, getirdim. Taş bende bir hafta kaldı. Sonra taşı Atatürk anıtının önünde masanın üzerine koyarak sergiledik. Sivas halkının hepsi göktaşını görme şansı buldu” dedi.

24 Milyon lira değer biçtiler
Doğan, 40 kilogramlık göktaşına İsviçre saat fabrikaları tarafından 24 Milyon Türk lirası değer biçildiğini ifade ederek, “Taş şuan MTA Ankara Tabiat Tarih Müzesinde koruma altında, sergileniyor. Fakat taş şuan da çok kıymetlendi. O zamanlarda kıymetliydi. Çünkü Japonya'dan ve Amerika'dan Sivas'a özel uçak geldi. Taşı incelemek üzere. İncelediler gittiler. Ama taş şuan da Türk parası ile ederi 24 Milyon lira ediyor. Ama bana 24 kuruş vermediler. Amerika ve Japonya'da inceleme yapıldı. MTA tarafından raporu hazırlandı. Makaleler yazıldı, kayıtlara geçildi. Şuan da 40 kilogram olarak Ankara'da sergileniyor. Bu 40 kilonun değeri de İsviçre saat fabrikaları tarafından 24 Milyon lira olarak değerlendiriliyor” diye konuştu.

Kendisine hediye edilen parçaya gözü gibi bakıyor
Doğan, MTA tarafından kendisine taştan kesilen 24 gramlık parçanın bulunduğu bir plaket hediye edildiğini ifade edip, “ Bana 24 gramlık bir plaket verdiler. Sağ olsunlar beni unutmadılar. 50 yıllık gazetecilik, 30 yıllık TRT'çilik hayatımda en önemli hatıralarımdan bir tanesi de bana hediye ettikleri bu göktaşı plaketi. Tabi onu saklıyorum. Gök cisimleri ile ilgilenenler istediler. Mümkün değil vermedim. Hatıra bana. Her şey para değil. Para için elindeki hatırayı vermenin bir anlamı yok” şeklinde konuştu.



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting