Koronavirüs vaka sayısında kaydedilen yükselişin ardından Filistin yönetimi 3 köyü karantinaya aldı

Yarından (Pazar) itibaren kapılarının yeniden ibadete açılması kararlaştırılan Mescid-i Aksa yakınında namaz kılmaya hazırlanan Filistinlilerin önünde duran İsrailli iki güvenlik görevlisi (AFP)
Yarından (Pazar) itibaren kapılarının yeniden ibadete açılması kararlaştırılan Mescid-i Aksa yakınında namaz kılmaya hazırlanan Filistinlilerin önünde duran İsrailli iki güvenlik görevlisi (AFP)
TT

Koronavirüs vaka sayısında kaydedilen yükselişin ardından Filistin yönetimi 3 köyü karantinaya aldı

Yarından (Pazar) itibaren kapılarının yeniden ibadete açılması kararlaştırılan Mescid-i Aksa yakınında namaz kılmaya hazırlanan Filistinlilerin önünde duran İsrailli iki güvenlik görevlisi (AFP)
Yarından (Pazar) itibaren kapılarının yeniden ibadete açılması kararlaştırılan Mescid-i Aksa yakınında namaz kılmaya hazırlanan Filistinlilerin önünde duran İsrailli iki güvenlik görevlisi (AFP)

İsrail Sağlık Bakanlığı, son 48 saat içinde 79 yeni vakanın kaydedilmesiyle birlikte koronavirüs vaka sayılarındaki ani sıçramanın ardından, Koronavirüse Karşı Mücadele Merkezi personelinin acil olarak toplandığını duyurdu. Toplantıda, orta ve lise düzeyindeki okulların yeniden kapatılması, Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanların ibadethanelerine cemaat kısıtlaması getirilmesi yönünde tavsiyelerde bulunuldu. Öte yandan, Filistin Sağlık Bakanlığı, Kalkilya vilayetindeki üç köyde 10 kişide koronavirüs tespit edilmesinin ardından köylerin karantinaya alındığını duyurdu.
Kalkilya Valisi Rafi Ravacibe, Kalkiya’nın güneyindeki Azzun Ateme, Beyt Emin, Sinirya köylerinin karantinaya alındığını, “toplumsal sağlığı korumak” ve vakaların görüldüğü köylerde vakalarla temas edenleri tespit etmek için sağlık görevlileri tarafından köylerde yapılan tıbbi işlemler tamamlanıncaya kadar vatandaşların evlerinde kalması çağrısında bulundu.
Filistin Sağlık Bakanlığı dün (Cuma), işgal altındaki Kudüs’te 37 kişinin daha koronavirüsü atlatarak sağlığına kavuştuğunu, böylece toplamda 523 kişinin iyileştiğini, iyileşen kişi sayısının toplam vakaların yüzde 83,7’sini oluşturduğunu ifade etti. Bakanlık, Filistin’deki Kovid-19 salgınının durumu hakkında hazırladığı kısa raporda, 10 tanesi Kalkilya ve 1 tanesi el-Halil’de olmak üzere son 24 saat içinde 11 yeni vakanın kaydedildiğini, bunlarla birlikte salgının başlangıcından bu yana Filistin şehirlerindeki toplam vaka sayısının 625’e ulaştığını açıkladı. Vakaların vilayetlere göre dağılımı, Kudüs’te 319, kuzeydeki diğer vilayetlerde 245, Gazze’de 61 vaka şeklindeydi. Bakanlık, aktif vaka sayısının 97 olduğuna işaret etti. Sağlık Bakanlığı, Eriha, Ürdün Vadisi, Tubas, Salfit, Cenin, Ramallah, Bire, Beytüllahim, Tulkarim ve Nablus olmak üzere toplam 8 vilayette şimdiye kadar herhangi bir koronavirüs vakasının görülmediğini belirtti.
Ramallah’taki Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı, dünyanın dört bir yanındaki Filistinli mülteci toplulukları arasında 3 yeni vefat vakasının kaydedildiğini duyurdu. Bunlardan ilki Mısır’daki Cuma Fayiz el-Ferra (79 yaşında), ikincisi Suudi Arabistan Krallığı’ndaki Muna Isam Ahmed el-Hartani (53 yaşında), üçüncüsü ise BAE’deki İyade Tevfik Şa’s (70 yaşında) idi.
İsrail’de ise Sağlık Bakanlığı, günlük ortalama 18 vakanın kaydedildiği hafta başına kadar koronavirüs günlü vaka sayısının sabitlendiğini, ancak Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece yarısından Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan geceye kadar 18’i Kudüs’teki orta ve lise seviyesindeki okullarda olmak üzere (bunlardan 11 öğrenci, 7’si öğretmen) toplam 79 vakanın kaydedildiğini duyurdu. Vakalar arasında Yafa şehrinin güneyindeki Bat Yam şehrinde 3 kişinin yanı sıra, anaokulundaki 1 kız çocuğu ve lisedeki 2 bayan öğretmenin bulunduğunu duyurdu. Hadera’daki Hillel Yaffe Tıp Merkezi’ndeki iki hemşirede de virüs tespit edildi.
Koronavirüs salgınıyla mücadele İsrail hükümet yetkilisi Yair Schindel, salgının olası ikinci dalgasına hazırlık kapsamında, yüz bin kişiye klinik kan testi yapmak için kampanya başlatıldığını vurguladı. Schindel, koronavirüs salgınında ikinci bir dalganın patlak vermesi tehlikesiyle yüzleşmek için, “herhangi bir paniğe ve ekonomik dar boğaza sebebiyet vermeksizin tüm senaryoların hesap edildiğini” ve Sağlık Bakanlığı’nın bu bağlamda elinden gelen her türlü çabayı gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, “Biz, dikkatli bir biçimde ve profesyonelce durumu takip ediyoruz. Şayet günlük vaka sayısında 100’ün üzerine çıkarsak, bu durum daha katı tedbirler alacağımız anlamına gelir. 100 bin kişi için uygulanması planlanan testlere başladık ve olayların nasıl bir seyir takip edeceğini görebilmemiz için bu işlemin uzun bir süre almaması gerekiyor” dedi.
İsrail Sağlık Bakanlığı dün sabah yaptığı açıklamada, salgının başlangıcından bu yana toplamda 16 bin 887 vakanın tespit edildiğini, toplam vefat sayısının ise 284’e ulaştığını duyurdu. Hâlihazırda 36’sı tam zamanlı suni solum cihazı ünitesine (entübe vaka) bağlı olmak üzere, toplam 37 vakanın durumunun kritik olduğunu belirtti. Bakanlık ayrıca, Batı ile karşılaştırıldığında, İsrail’deki durumun hala iyi bir seyir takip ettiğini vurguladı. İyileşen vaka sayısının 14 bin 727’ye ulaştığını, İsrail’deki koronavirüs kaynaklı ölümlerin 1.6’yla hala düşük oranlara sahip olduğunu belirtti. Bu sebeple koronavirüs salgınında ikinci bir dalganın patlak vermesi ihtimaline karşı, son iki ay içinde uygulanan kapsamlı karantina prosedürlerinin yerine, belirli alanlarda aynı önlemlerin uygulanacağı ifade edildi.
Dikkate değer bir gelişme olarak dün İsrail’de futbol müsabakaları başlarken, yüzme havuzları, oteller ve restoranların Çarşamba gününden itibaren açılacağı belirtildi. 70 bin İsrail vatandaşı milli parklara akın ederken, restoranlardaki doluluk oranı yüzde 75’e, oteller yüzde 65’e, sahiller yüzde 40’a, Taberiye Gölü kıyılarındaki doluluk ise yüzde 90’a ulaştı.



UNRWA Komiseri: Gazze'nin çektiği acılar dayanılmaz

Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
TT

UNRWA Komiseri: Gazze'nin çektiği acılar dayanılmaz

Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)

Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail savaşı sırasında Gazze Şeridi'nde yaşananları "tarif edilemez" olarak nitelendirerek, halkın çektiği acıların "dayanılmaz" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, önümüzdeki ay görevinden ayrılmaya hazırlanan Lazzarini, Gazze'de yaşayan ve yarısı çocuk olan yaklaşık iki milyon insanı, derin bir şok içinde ve geleceğe dair net bir umutları olmadan görmezden gelmenin “yeni nesillerin öfkesinin tohumlarını ekmeye” yol açacağı uyarısında bulundu.

UNRWA Genel Komiseri, Suudi Arabistan Krallığı ile Ajans arasındaki iş birliğinin “özellikle mali ve siyasi olmak üzere çeşitli düzeylerde güçlü ve samimi” olduğunu vurguladı. Riyad'ın derin siyasi katılımına ve ortaya koyduğu girişimlere, özellikle de “iki devletli çözüm” için yaptığı baskıya ve Ajans'ın Filistin kurumlarının geleceği hakkındaki tartışmalara katılımına işaret etti.


Suriye ordusu, el-Tanf askeri üssünü ABD güçlerinden devraldı

Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
TT

Suriye ordusu, el-Tanf askeri üssünü ABD güçlerinden devraldı

Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin El-Tanf askeri üssünün kontrolünü ele geçirdiğini belirtti.

Bakanlık, “Suriye ve Amerika tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvenli hale getirdi ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı” ifadelerini kullandı. Bakanlık ayrıca şunları ekledi: “Bakanlığın sınır muhafız güçleri önümüzdeki günlerde görevlerini devralmaya ve bölgeye konuşlanmaya başlayacak.”

ABD'nin el-Tanf üssü, Suriye-Irak sınırı ile başkent Şam arasındaki yolu kesmek için Humus'un doğu kırsalında bulunan en önemli ABD üslerinden biridir.

Area 55 olarak bilinen Amerikan üssünün yakınında, Amerikan güçleri tarafından denetlenen ve finanse edilen Komandolar olarak bilinen Özgür Suriye Ordusu'na ait bir tesisin yanı sıra, Humus, Hama ve Şam kırsalından gelen mülteciler için Rukban kampı da bulunmaktadır.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre 8 Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin düşmesinden önce, üs birkaç kez insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradı ve Irak'taki gruplar bu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.


Filistin anayasa taslağı siyasi ve hukuki tartışmalara yol açtı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas geçen hafta geçici anayasa taslağını teslim alırken (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas geçen hafta geçici anayasa taslağını teslim alırken (WAFA)
TT

Filistin anayasa taslağı siyasi ve hukuki tartışmalara yol açtı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas geçen hafta geçici anayasa taslağını teslim alırken (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas geçen hafta geçici anayasa taslağını teslim alırken (WAFA)

Filistin geçici anayasa taslağının ilk metni, Anayasa Hazırlık Komitesi tarafından yayımlanmasının ardından geniş çaplı siyasi ve hukuki tartışmalara yol açtı. Bazı yorumcular taslağı olumlu karşılarken, bazıları çeşitli eleştiriler ve değişiklik önerileri dile getirdi.

Anayasa Hazırlık Komitesi, salı akşamı geçici taslağı çevrim içi bir platform üzerinden kamuoyunun erişimine açtı. Böylece vatandaşların metni incelemesi ve nihai şekli verilmeden önce görüş ve önerilerini sunması amaçlanıyor.

Komite, platformun devreye alınmasının, Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın geçici anayasanın ilk taslağının yayımlanması ve 60 gün süreyle görüşlerin toplanması yönündeki kararı doğrultusunda gerçekleştiğini bildirdi.

Platformda, 13 bölüm ve 162 maddeden oluşan geçici anayasa taslağının tam metni yayımlandı. Taslak, maddelere giriş niteliğindeki bir önsözle başlıyor.

Mahmud Abbas, geçtiğimiz ağustos ayında ‘otoriteden devlete geçiş’ süreci için geçici bir anayasa hazırlanması amacıyla uzmanlar ve siyasetçilerden oluşan bir komite görevlendirmişti. Taslağın önsözünde, “Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı ve davasının adaletine dayanan, devredilemez ve sabit haklarından hareketle, halen işgal altında bulunan bir devlet için bu geçici anayasayı kaleme alıyoruz” ifadesine yer verildi.

Devlet başkanı ve yardımcısıyla ilgili maddeye olan ilgi

Devlet başkanı ve yardımcısına ilişkin maddeler, Filistin kamuoyunda özel bir ilgi uyandırdı ve geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Özellikle mevcut Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh’in görevde bulunması ve herhangi bir anda devlet başkanlığı görevini üstlenmesinin muhtemel görülmesi, söz konusu maddelerin siyasi önemini artırdı.

xsdvfe
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh (Arşiv – Fetih Hareketi internet sitesi)

Taslağın 74’üncü maddesi, “Devlet Başkanı’nın beş takvim yılı için, genel, gizli ve doğrudan oyla ve geçerli oyların salt çoğunluğuyla seçileceğini” hükme bağlıyor. Bu düzenleme, devlet başkanlığı süresinin 4 yıldan 5 yıla çıkarılması anlamına geliyor.

Madde ayrıca, bir kişinin devlet başkanlığı görevini birbirini izleyen ya da ayrı dönemler halinde en fazla iki tam dönem üstlenebileceğini öngörüyor.

Taslağın 79’uncu maddesi ise Devlet Başkanı’na bir yardımcı atama, uygun gördüğü görevleri tevdi etme, görevden alma ve istifasını kabul etme yetkisi tanıyor. Bu hüküm, geçen yıl Mahmud Abbas’ın Hüseyin eş-Şeyh’i başkan yardımcısı olarak atamasıyla fiilen uygulanmıştı.

Ancak maddenin ikinci fıkrası tartışmalara yol açtı: “Devlet Başkanlığı makamının ölüm veya istifa nedeniyle boşalması halinde, görevi Meclis Başkanı devralır. Devlet Başkanı’nın ehliyetini kaybetmesi veya anayasal görevlerini yerine getirememesi durumunda ise makamın boşaldığı, Meclis üyelerinin salt çoğunluğunun talebi üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla ilan edilir ve Meclis Başkanı geçici olarak Devlet Başkanı’nın yetkilerini kullanır.”

sadcfgth
Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, yabancı ve Arap büyükelçilerle bir araya geldi. (Hüseyin eş-Şeyh’in ofisi)

Maddenin üçüncü fıkrası, Yasama Meclisi’nin mevcut olmaması halinde, Meclis Başkanı’nın yerine Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın vekâlet edeceğini hükme bağlıyor.

Dördüncü fıkraya göre ise her durumda yeni devlet başkanının, makamın boşalmasından itibaren en geç 90 gün içinde seçilmesi gerekiyor. Bu durumda başkanlık süresi, seçim sonuçlarının ilan edildiği tarihten itibaren başlıyor.

Taslağın kabul edilmesi halinde, Mahmud Abbas’ın daha önce yayımladığı ve seçimler yapılıncaya kadar başkan yardımcısının geçici olarak devlet başkanlığı görevini üstlenmesini öngören kararnameyi yürürlükten kaldırıp kaldırmayacağı ise netlik kazanmış değil.

Eski büyükelçi Adli Sadık, yeni anayasa taslağının mevcut düzenlemeler çerçevesinde, makamın boşalması durumunda görevin Meclis Başkanı’na veya Anayasa Mahkemesi Başkanı’na geçeceği varsayımıyla, Hüseyin eş-Şeyh’in başkan yardımcılığı sıfatından yararlanmasına imkân tanımadığını savundu.

Ancak konuya yakın kaynaklar, 161’inci maddenin, Filistin Devlet Başkanlığı makamının boşalmasına ilişkin anayasal hükümlerin, ancak Yasama Meclisi seçimlerinin yapılmasının ardından yürürlüğe gireceğini şart koştuğunu belirtti.

Aynı kaynaklar, bunun genel yasama ve başkanlık seçimlerinin yapılmasını gerektirdiğini vurgulayarak, “Her hâlükârda bir sonraki başkan seçimle gelmek zorunda. Eğer şu an bir boşalma olursa, başkan yardımcısı seçimler yapılıncaya kadar devleti yönetir” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar ayrıca, Hüseyin eş-Şeyh’in de devlet başkanının yalnızca sandık yoluyla belirlenmesi gerektiğini savunduğunu ifade etti.

Öte yandan el-Ezher Üniversitesi öğretim üyesi Mervan el-Ağa, taslağın 11’inci maddesini eleştirdi. Söz konusu madde, “Filistin Devleti’nin kurulması, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) Filistin halkının meşru ve tek temsilcisi sıfatını ortadan kaldırmaz” hükmünü içeriyor. El-Ağa, anayasa, kurumlar ve hukuki egemenliğe sahip bir devletin kurulmasının, temsil konusundaki ikili yapıyı fiilen sona erdirmesi gerektiğini savundu.

El-Ağa, Devlet Başkanı’na bir yardımcı atama yetkisi tanıyan 79’uncu maddeye ilişkin önerilen düzenlemeyi de reddetti. El-Ağa, “Seçilmemiş bir kişiye olası başkanlık yetkilerinin devredilmesi, yerleşik demokratik ilkelerle çelişir” değerlendirmesinde bulundu. El-Ağa, esas olanın devlet başkanı ile yardımcısının birlikte ve genel seçim yoluyla belirlenmesi olduğunu vurguladı.

Ek eleştiriler

Geçici anayasa taslağı, Filistin’i ‘Arap ve Müslüman bir devlet; çoğulculuk, ifade özgürlüğü ve hesap verebilirlik esaslarına dayanan cumhuriyetçi bir sistem’ olarak tanımlıyor.

Filistinli hukuk uzmanı Ahmed el-Eşkar ise taslağın ‘gerçekten mükemmel’ olduğunu belirtti. Ancak Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, metinde ‘bazı basit biçimsel ve yapısal notlar ile anayasal düzenleme açısından eksiklikler’ bulunduğunu ifade etti.

vdfvfd
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Merkez Konseyi’nin 32. oturumundan, 23 Nisan 2025, Ramallah (EPA)

Filistin Ulusal Girişim Hareketi yöneticilerinden Gassan Cabir, taslağın 155’inci maddesini sert şekilde eleştirdi. Cabir, söz konusu maddenin ‘halkın iradesi açısından tehlike oluşturduğunu’ savunarak, Devlet Başkanı’na veya Meclis üyelerinin üçte birine anayasanın bir ya da daha fazla maddesinde değişiklik talep etme yetkisi tanıdığını belirtti.

Öte yandan avukatlar, hukukçular ve avukatlık ile yargı bağımsızlığı alanında faaliyet gösteren merkezler, geçici anayasa taslağının yargı erkini düzenleyen altıncı bölümüne (120-139. maddeler) ilişkin farklı düzeylerde olumlu ve eleştirel değerlendirmeler sundu.

Mahmud Abbas’ın iki ay içinde, iletilen görüş ve önerilerin değerlendirilmesine ilişkin ayrıntılı bir rapor alması bekleniyor. Bu rapor doğrultusunda anayasa taslağının nihai metni hazırlanacak ve ardından halkoyuna sunulacak.