Avrupa ülkeleri sınırlarını tamamen açmaya hazırlanıyor

İtalya'nın Napoli Körfezi'ne bakan Vico Equense kasabası  (AP)
İtalya'nın Napoli Körfezi'ne bakan Vico Equense kasabası (AP)
TT

Avrupa ülkeleri sınırlarını tamamen açmaya hazırlanıyor

İtalya'nın Napoli Körfezi'ne bakan Vico Equense kasabası  (AP)
İtalya'nın Napoli Körfezi'ne bakan Vico Equense kasabası (AP)

Dünyayı etkisi alan yeni tip korona virüs salgınında Avrupa ülkeleri tedbirlerini gevşetiyor. Avrupa Birliği üyesi bazı ülkeler ise sadece sınırları değil, turizm sezonunu da açmaya hazırlanıyor.
Avrupa ülkeleri yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınına yönelik aldığı tedbirleri kademeli olarak hafifletirken, bazı ülkeler sınırları ile birlikte turizm sezonunu da açmayı planlıyor. Avusturya kara sınırları, Almanya, İtalya, İsviçre, Lihtenştayn, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'ne kapalı iken 15 Haziran'da Almanya sınırını tamamen yeniden açmayı planlıyor. Avusturya'ya hava yoluyla gelenlerin son 4 günde korona virüs taşımadığına dair sağlık raporu göstermesi gerekiyor. Schengen bölgesi dışındaki ülkelerden gelen vatandaşların ise ülkeye hava yoluyla giriş yapması yasak.
Belçika'nın sınırları şu anda kapalı ve hükümet yurt dışına zorunlu olmayan seyahatleri yasakladı. Bulgaristan bugünden itibaren Sırbistan ve Yunanistan ile sınırlarını yeniden açtı. Hırvatistan da sınırlarını Çekya, Macaristan, Avusturya, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovenya, Almanya ve Slovakya'dan gelen ziyaretçilere yeniden açtı. Hırvatistan'a gelen ziyaretçilerin, korona virüs taşıyan biriyle temasa geçmeleri halinde 14 gün boyunca kendilerini karantinaya almaları isteniyor.
Çekya, 26 Mayıs'tan itibaren Almanya ve Avusturya ile sınırlarını yeniden açtı. Ayrıca, 27 Mayıs'tan itibaren Slovakya ve Macaristan sınırı da kısıtlamalarla birlikte yeniden açıldı. AB üye ülkelerinden Çekya'ya yalnızca iş ve akraba ziyareti amacıyla ve üniversite öğrencilerinin giriş yapabileceği kaydedildi.
Danimarka'ya Grönland veya Faroe Adaları vatandaşları giriş yapabilirken 25 Mayıs'tan itibaren Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç veya Almanya'da daimi ikametgahı olan kişilerin de ülkeye akraba ziyareti veya iş amaçlı giriş yapabilmesi izin verildi. Danimarka, 15 Haziran'dan itibaren ise sınırlarını Almanya, İzlanda ve Norveç'ten gelen turistlere açacak.
Estonya ise 15 Mayıs'ta komşularına sınırlarını açtı. AB ve İngiltere vatandaşları ise 1 Haziran'dan itibaren Estonya'ya giriş yapabilecek. Enfeksiyon oranı yüksek olan ülkelerden gelenlerin ise 2 hafta süreyle kendilerini izole etmeleri istendi.
Finlandiya'nın kara sınırları en az 14 Haziran'a kadar kapalı olurken, Mayıs ayı ortasında Schengen bölgesinde ülkeye işçilerin giriş yapabilmesine izin verildi.
Fransa Başbakanı Edouard Philippe, diğer AB ülkelerinin planlarının ardından Fransa'nın AB ülkelerine ve İngiltere sınırını 15 Haziran'dan itibaren yeniden açma planlarını açıkladı. Ülkeye girişler, daimi ikametgahı bulunmayan kişiler için sınırlandırıldı. İngiltere veya İspanya'dan gelenlerin gönüllü olarak karantinaya tabi tutulacağı ifade edildi. AB ülkeleri veya İngiltere vatandaşları hariç diğer ziyaretçilerin sınırlı durumlar dışında ülkeye girişi yasak.

Almanya'nın sınır kontrolleri 15 Haziran'a kadar geçerli
Almanya da sınırlarını tamamen yabancı ziyaretçilere açmayan ülkeler arasında yer alıyor. Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre, Danimarka ve Lüksemburg ile sınır kontrolleri gerçekleştiriyor. Kontroller, İspanya ve İtalya'dan hava yoluyla gelenler için de uygulanıyor. Sınır kontrolleri, 15 Haziran'a kadar yürürlükte bulunuyor. AB ve İngiltere, Lihtenştayn, İsviçre, Norveç, İzlanda vatandaşlarının kendi ülkelerine veya Avrupa'daki ikametlerine dönmelerine ve Almanya aktarmalı seyahatlerine ise izin verilmeye başlandı.

Yunanistan, 3 aşama uyguluyor
Yunanistan'da Dışişleri Bakanlığı dün üç aşamadan oluşan sınırları yeniden açma planını açıkladı. 15 Haziran'a kadar yalnızca sınırlı sayıda uluslararası uçuşun Atina'ya gerçekleştirilmesine izin verildi. Gelen tüm yolcuların testten geçirileceği ve belirlenen otelde bir gece konaklamaları gerektiği ifade edildi. Testi negatif çıkan yolcuların 7 gün boyunca karantinaya alınacağı, pozitif çıkanların ise 14 gün boyunca gözetim altında karantinada tutulacağı aktarıldı. 15 Haziran'dan itibaren uluslararası uçuşların yalnızca Atina'ya değil, Selanik'e de yapılacağı bildirildi. Ancak, bazı yolcuların zorunlu testlerden geçmek zorunda kalacaklar. Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı tarafından yayınlanan listede bulunan ülkelerin herhangi birinden gelenlerin Yunanistan'a girişlerinde teste tabi tutulacağı, testin negatif çıkması halinde 7 gün ve pozitif çıkması halinde ise 14 gün boyunca belirlenen bir otelde karantinaya alınacakları belirtildi. Ayrıca ülkeye Arnavutluk, Kuzey Makedonya ve Bulgaristan'dan kara sınırlarından giriş yapılabilecek. Yunanistan'da 1 Temmuz'dan itibaren ise tüm havaalanlarına uçuş gerçekleştirilebileceği ve tüm ülke vatandaşlarının Yunanistan'a giriş yapabilmesine izin verildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Bazı ülkelerle ilgili ek kısıtlamalar ileri bir tarihte açıklanacak" ifadelerine yer verildi. Ülkeye 1 Temmuz'dan itibaren ayrıca deniz yoluyla giriş yapılabileceği bildirildi.
Macaristan sınırları Romanya, Slovakya, Çekya, Slovenya ve Sırbistan'a açık bulunuyor. Sınırlar ayrıca, tatil yapılabilmesi amacıyla Hırvatistan'a da açıkken, Avusturya sınırı ise kapalı durumda.
İzlanda 15 Haziran'da kapılarını yabancı turistlere açacak. İtalya ise 3 Haziran'da AB, İngiltere, Schengen bölgesi, Andorra ve Monako vatandaşlarına sınırlarını yeniden açmayı planlıyor. Ülkeye giriş yapan ziyaretçilere karantina uygulaması da 3 Haziran'da sona erecek. İtalyan yolcu gemilerinin seyahatleri ise askıya alınmış durumda.
Letonya, sınırlarını 15 Mayıs'ta Estonya ve Litvanya'ya açtı. 1 Haziran'dan itibaren de Litvanya ile sınır kontrolüne son verilecek. Litvanya'da sınırlarını 15 Mayıs'ta Estonya ve Letonya'ya açtı. 1 Haziran'dan itibaren Letonya ile sınır denetimi yapılmayacak. Litvanya ayrıca, iş ve eğitim amacıyla Polonya vatandaşlarına ülkeye giriş izni verdi. Lüksemburg, Almanya ile sınırı 15 Mayıs'ta yeniden açtı.
İspanya'da 16 Mart'ta sınırların kapatılması kararı alınmıştı. Ülkede sınırların 1 Temmuz'dan itibaren turistlere açılması planlanıyor. Ülkeye girenlere 14 gün karantina zorunluluğunun ise 1 Temmuz'dan itibaren yürürlükten kalkması bekleniyor. Şu anda yurt dışından ülkeye gelenler, 14 gün boyunca karantinada kalmak zorunda.
İngiltere'ye 8 Haziran'dan itibaren yurt dışından gelen ziyaretçilerin 14 gün boyunca karantinaya alınacağı kaydedildi. Hükümet, tedbirlerin 3 haftada bir gözden geçirileceğini ifade etti. Yurt dışından gelenlerin 14 gün boyunca karantinada kalmasını zorunlu kılan Başbakan Boris Johnson yönetimi, İrlanda ve Fransa vatandaşlarının bu kuralın dışında tutulacağını belirtti.
Hırvatistan, Slovenya sınırlarını Mayıs ortalarında açarken Avusturya, Çekya, Macaristan ve Slovakya sınırlarının ise 29 Mayıs'ta açılması planlanıyor.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.