Erdoğan: Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık

Erdoğan: Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık
TT

Erdoğan: Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık

Erdoğan: Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonelerlerin insafına bırakmayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Es-Serrac’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. yaklaşık 3 saat süren kabul sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzun zamandır ara verdik, şimdi lütfen sağlığınız için fiziki mesafeye dikkat” dedi.

“Arama ve sondaj dahil işbirliğimizi ilerletmeyi hedefliyoruz”
Korona virüs salgını ile mücadeleyi başarılı bir şekilde sürdürüldüğüne dikkat çeken ve bu dönemde gerçekleşen bu ziyaretin Türkiye ve Libya arasındaki dayanışmanın gücünü gösterdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte asırlar boyunca aynı çatı altında kardeşçe yaşadığımız Libya ile 100 yıllık ayrılığın hasreti ile çok sağlam ilişkiler geliştiriyoruz. Son dönemdeki varlık yokluk mücadelesinde Libya’ya en büyük desteği veren ülke Türkiye olmuştur. Libyalı kardeşlerimizle dayanışmamızı korona virüs salgını sürecinde de devam ettirdik. Darbeci Hafter’in sivilleri, hastaneleri, sağlık alt yapısını hedef alan kalleş saldırılarına rağmen Milli Mutabakat Hükümeti salgın konusunda gerekli tedbirleri aldı. Nisan ve Mayıs aylarında gönderdiğimiz çeşitli tıbbi ve koruyucu malzemelerle Libya’yı bu zor günlerde yalnız bırakmadık. Bundan sonra da kardeşlik hukukumuzun gereğini yapmayı sürdüreceğiz. Amacımız dost ve kardeş Libya halkının tamamının yeniden aynı idealler ve siyasi birlik etrafında toplanmasına katkı sağlamaktır” diye konuştu.

“Türkiye’nin önceliği, bir an önce Libya’nın istikrara kavuşmasıdır”
Serrac ile Libyalıların barış, emniyet ve refahına katkı yapacak verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin önceliği, bir an önce Libya’nın istikrara kavuşmasıdır. Mevcut krizin başından bu yana her vesile ile söylediğimiz gibi çözüm ancak BM himayesinde ve Libyalıların öncülüğünde yürütülecek bir siyasi süreç ile tesis edilebilir. Sayın Serrac ve hükümeti darbeci Hafter ve çetelerinin işledikleri insanlık ve savaş suçlarına rağmen bu konuda her zaman müspet bir tutum takınmıştır. Altını çizerek söylüyorum, darbeci Hafter ifadesini kullanıyorum, bunu boşuna kullanmıyorum. Hafter yakın zamanda Libya Siyasi Anlaşmasını reddedip ülke yönetimini üstlendiğini açıklayarak gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Tabi ‘Hafter’i bir kenara koymak mümkün değil’ gibi bir anlayışla yaklaşım gösteren ne yazık ki, devlet başkanları, devlet temsilcileri de var, onlara tekrar hatırlatıyoruz, hiçbir zaman Libya halkının sorunları ile ilgilenmeyen, Libya’nın geleceğini sürekli tehdit altında tutan bir kişinin masaya oturacak temsili kabiliyeti olamaz. Bu kişi ve ona askeri, mali, siyasi destek sağlayanlar barışın önündeki en büyük engeldir” dedi.

“Darbeci Hafter’i destekleyerek Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları tarih yargılayacaktır”
“Darbeci Hafter’i destekleyerek Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları tarih yargılayacaktır” diyen Erdoğan, “Meşru müdafaa hakkını kullanan Milli Mutabakat Hükümetinin son dönemde kazandığı başarıları biz de taktir ile takip ediyoruz. Biraz önce yaptığımız görüşmede Libyalıların günlük hayatını olumsuz etkileyen ablukanın kaldırılmasının gerekliliğini ele aldık. Petrol ihracatının sürmesi ve ülkenin ekonomik, mali kurumlarına dışarıdan yapılan müdahalelerin sona erdirilmesi konusunda Sayın Serrac ile hem fikiriz. Darbeci Hafter’in Libya halkının hakkı olan petrolü daha fazla silah almak ve lejyoner toplamak için kaçak yollardan satma girişimini yakından izliyoruz. Bunun engellenmesi için uluslararası ve bölgesel aktörlere gereken adımları atmaları yönünde çağrımızı tekrarlıyoruz. Libyalıların refahı için kullanılması gereken petrolün darbeciler tarafından hukuk dışı yollarla satılmasına izin verilmemelidir. Bugün Sayın Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerden faydalanmak üzere arama ve sondaj dahil işbirliğimizi ilerletmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Libya topraklarındaki işbirliğimizi veya işbirliği alanlarımızı genişletme hususunda görüş birliğine vardık. Türkiye hakkın ve haklının yanında olmayı sürdürecektir. Libya’nın istikrara kavuşması ve bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasınadır. Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonelerlerin insafına bırakmayacağız. Libya’nın meşru hükümetine ve kurumlarına verdiğimiz destek artarak devam edecektir. Berlin Süreci’nden NATO’ya kadar Libya’daki sorunun meşruiyet ve hakkaniyet temelinde çözümü için yürütülen tüm uluslararası platformlarda Sayın Serrac ile birlikte hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Trablus ve çevresini tamamen özgürleştirmeyi sağladık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile askeri ve siyasi bağlamda çok önemli konuları ile aldıklarını belirten Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac, “İkili ilişkilerimizin geliştirilmesi ile ilgili konulara değindik. Sayın Cumhurbaşkanına Türkiye’nin tarihi ve cesur tutumundan dolayı teşekkürlerimizi ilettik. Bizim her zaman için askerin despotizm tavrına karşı sert tutumumuz olmuştur. Sizde yanımızda yer aldınız, bundan dolayı Türk halkına ve size teşekkür etmek istiyorum. Bugün bu güzel günde bize karşı lejyoneler ve onları destekleyenler tarafından başlatılan saldırılar sonrasında büyük bir başarıyı elde ettik, Trablus ve çevresini tamamen özgürleştirmeyi sağladık. Bu zafer hepimizin zaferidir” dedi.

“Modern demokratik ülkemizi tesis etme yolunda geri adım atamayacağız”
Düşmanı tamamen ortadan kaldırıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Serrac, “Modern demokratik ülkemizi tesis etme yolunda geri adım atamayacağız. Ülkenin geleceği ve olanaklarını sömürmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bizler her zaman masum insanların kanlarına karşı vefakar kalacağız ve eğer bu savuş suçlusuyla müzakere masasına oturma ile ilgili her ne kadar bir takım zorlamalar olsa da kendisinin meşru davranmadığını biliyoruz. Hiçbir şekilde kendisine bundan sonraki süreç içinde bir müzakere olanağı vermeyeceğiz. Bizim için önemli olan halkın iradesidir. Libyalıları öldüren ve savaş suçu işleyen insanların alması gereken cezaların olduğunu biliyoruz. Bazı çatlak sesler bizim ilkelerimizle ilgili şüpheli yaklaşımlar sergilemekteler. Şuanda arzulanan Libya devletini kurmak için safları tek tutma ve beraber hareket etme zamanıdır. Libyalıların ölümüne sebep olan, ülkenin alt yapısını tamamıyla ortadan kaldıran taraflara bir çağrıda bulunuyoruz, sizler şuan Turablus çevresinde ve surlarında ciddi anlamda yenilgiye uğradınız, artık bundan geriye durmalısınız. Elinizi yakamızdan bırakın, Libyalıları kendi haline bırakın, tarih sizi asla affetmeyecektir” açıklamasında bulundu.

“Türkiye’yi ve Türk şirketlerini tekrar Libya’da görmek istiyoruz”
Libya’nın sahip olduğu kaynaklar ile geleceğe yönelik olarak Türkiye ile yapıcı işbirliğini kurma olanaklarına sahip olduğunu belirten Serrac, “Sizlerle omuz omuza Libya’nın tekrardan imarı sürecinde de Türkiye’yi ve Türk şirketlerini tekrar Libya’da görmek istiyoruz. Bizler Türk şirketlerinin iki kardeş arasındaki ilişkilere uygun şekilde tekrar gelip faaliyetlerine devam etmesini arzulamaktayız” diye konuştu.
Toplantının yapıldığı salonda sosyal mesafe kuralına uygun olarak oturma planı düzenlendi. Koltuklara, “Lütfen sağlığınız için bu koltuğu boş bırakınız. Mesafenizi koruyunuz” yazıları asıldı. Konuşmaların çevirisi için salonda bulunan kulaklıkların, hijyen kuralları çerçevesinde temizlenerek poşetlendiği dikkat çekti.
Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan da katıldı.



Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
TT

Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığının Harvard Üniversitesi ile olan tüm askeri eğitim programlarını, burslarını ve sertifikalarını sonlandırma kararı aldığını açıkladı. Bu karar, Başkan Donald Trump yönetiminin prestijli üniversiteye karşı tutumunda gerilim artışını temsil ediyor.

Hegseth, X sosyal medya platformunda yayınladığı açıklamada, "Savunma Bakanlığı, Harvard Üniversitesi ile olan tüm profesyonel askeri eğitim, burs ve sertifika programlarını resmen sonlandırıyor" diyerek Harvard'ı "gerçeklerden uzak" olmakla nitelendirdi.

Trump yönetimi, Gazze'deki İsrail saldırısına karşı Filistin protestolarına verdikleri destek ve iklim girişimleri gibi çeşitli konularda Harvard da dahil olmak üzere önde gelen Amerikan üniversitelerine karşı bir kampanya yürütüyor.

İnsan hakları savunucuları, ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve adil yargılama süreci konusunda endişelerini dile getirdiler.

 Harvard, Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi. Üniversite, hükümetin üniversiteye sağlanan federal fonları dondurma girişimine karşı Trump yönetimine dava açtı.


Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.