Trump kendini eleştiren Cumhuriyetçi kanada meydan okudu

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen sürpriz basın toplantısından önce ekonominin performansıyla ilgili raporu şaşırtıcı olarak nitelendiren Twiter mesajları  attı. (Reuters)
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen sürpriz basın toplantısından önce ekonominin performansıyla ilgili raporu şaşırtıcı olarak nitelendiren Twiter mesajları attı. (Reuters)
TT

Trump kendini eleştiren Cumhuriyetçi kanada meydan okudu

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen sürpriz basın toplantısından önce ekonominin performansıyla ilgili raporu şaşırtıcı olarak nitelendiren Twiter mesajları  attı. (Reuters)
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen sürpriz basın toplantısından önce ekonominin performansıyla ilgili raporu şaşırtıcı olarak nitelendiren Twiter mesajları attı. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, protesto krizi yönetimiyle ilgili olarak kendisine yönelik eleştirilere rağmen cuma sabahı yayımlanan ekonomi raporlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. İşsizlik oranının nisan ayında yüzde 14,7'den Mayıs ayında yüzde 13,3'e gerilediğine dikkat çekerek ülke ekonomisine 2,5 milyon istihdam eklediğini belirtti.
Rakamlar halen ABD'deki işsizlik oranının yüksek olduğunu yansıtsa da Trump stratejisi doğrultusunda, ekonomi performansındaki hafif iyileşmeden faydalandı. Bu nedenle Beyaz Saray'da basın toplantısını yapmadan önce raporu şaşırtıcı olarak tanımlayan bazı Twitter mesajları attı.
Trump geçen perşembe akşamı göstericileri "terörist" olarak nitelendirdiği Twitter paylaşımından sonra büyük bir öfkeye neden oldu ve birçok eleştiri aldı. Trump'ın eski Savunma Bakanı James Mattis'e yazdığı ve eski avukatı John Dodd tarafından imzalanan bir mektupta göstericileri "yakma ve imha operasyonlarını yürüten, polisi kötüye kullanan, devlete ve yasalara saygı göstermekten nefret etmek duygularıyla tahrik edilen teröristler" olarak tanımladığı ifadeler dikkat çekti.
Beyaz Saray'ın karşısındaki Lafayette Parkı'nı çevreleyen daha fazla barikat ve demir çit yerleştirdikten sonra Beyaz Saray, müstahkem bir kale gibi göründü, çevredeki sokaklar kapatıldı ve bölgeyi korumak için birçok polis, ulusal muhafız, keskin nişancı ve çevik kuvvet polisi konuşlandı. Gizli Servis bu durumun 10 Haziran'a kadar sürebileceğini belirtti.
Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, resmi bir mektupla tüm istisnai federal kolluk kuvvetlerinin geri çekilmesini istedi. Browser, perşembe akşamı düzenlediği basın toplantısında federal güçleri başkentin dışında tutmak istediğini ifade etti.
Beyaz Saray yetkilileri, Washington Belediye Başkanı’nın St. John Kilisesi'ni yangından koruma konusundaki performansını, sokağa çıkma yasağı uygulamadaki gecikmesini, kötü durumdaki ulusal binaların karşısındaki sessizliğini ve isyanları önlemek için güçlü eylem eksikliğini eleştirdi.
Bazıları bu dokunulmazlıkları Trump'ın isyanlarla mücadele etme, hegemonya gösterme ve hukukun üstünlüğü konusunda ısrar etme konusundaki gücünün kanıtı olarak görürken diğerlerine göre ise bu Başkan Trump'ın zayıflığının delili. Beyaz Saray diktatör toplumlardaki yargı sarayına benzetiliyor ve temeli 1792'de atıldığından bu yana Halk Evi olarak bilinen ve ABD demokrasisinin açık bir işareti olarak temsil edilen Beyaz Saray, tarihsel rolüne zıt bir durumda olmasıyla eleştiriliyor.
Washington, eski Savunma Bakanı James Mattis'in Trump'a yönelik eleştirileri ve göstericilere karşı koymak için askeri güç kullanma tehdidinden bu yana sakinleşmedi.
Birçok demokrat milletvekili Trump'ı ve Twitter mesajlarını her zamanki gibi eleştirdi. Ancak heyecan verici olan bazı Cumhuriyetçilerin ve bazı eski Trump yönetim yetkililerinin de Mattis'i ve çıkışlarını desteklemesi oldu.
Eski Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı Orgeneral John Kelly, Mattis'e saygı duyulduğunu, kendisinin takdir edildiğini ve Başkan Trump'ın onu görevden almadığını söyledi. Trump'ın St.John Kilisesi'nin önünde fotoğraf çektirerek dinin siyasi sömürüsünü kınayan General John Allen da ona katıldı.
Alaska Cumhuriyeti Senatörü Lisa Murkowski, Trump'ın yorumlarını eleştirdi ve kasım ayında yeniden seçilmesini destekleyip desteklemeyeceğinden emin olmadığını belirtti. Murkowski General Matisse'i övdü ve görüşlerini de onayladı. Diğer yandan Başkan Trump, Alaska'ya gitmek ve Murkowskiye rakip adayı desteklemekle tehdit etti.
Utah eyaleti Cumhuriyetçi Senatörü Mitt Romney de Mattis'in sözlerini şaşırtıcı derecede güçlü olarak nitelendirdi. Kasım ayında yeniden Maine’den seçim savaşına katılan Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Trump'ın devlet ziyaretine katılmayacağını açıkladı. Uzmanlar, Murkowski ve General Mattis'e yönelik eleştirilerin Cumhuriyetçi Parti üzerinde baskı yarattığına dikkat çekti.
Washington ve birçok ABD şehrinde sakin ve düzenli bir şekilde barışçıl gösteriler devam etti. Bir hafta süren gösterilerden sonra protestocuların talepleri ve eylemlerin ne kadar süreceği merak konusu oldu. Bazı siyah liderler gösterilere sonsuza kadar devam edemeyeceklerini itiraf ettiler. Polisten mesleki sorumluluk almasını talep eden öneriler ile polis performansına yönelik sivil gözetiminin ve disiplin mekanizmalarının geliştirilmesini içeren 19 sayfalık bir belge gönderdiler.
Amerikan sivil toplum hareketi Black Lives Matter liderleri, Başkan Donald Trump ve kolluk kuvvetlerine protestocuların anayasa haklarını, toplanma, gösteri ve fikirlerini ifade etme özgürlüğünü ihlal etmekle suçlayarak dava açtı.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.