Fas ve Fransa arasında ‘kalkınma raporu’ krizi

Fas Dışişleri Bakanı (Arşiv)
Fas Dışişleri Bakanı (Arşiv)
TT

Fas ve Fransa arasında ‘kalkınma raporu’ krizi

Fas Dışişleri Bakanı (Arşiv)
Fas Dışişleri Bakanı (Arşiv)

Fas’ın Paris Büyükelçisi ve Fas için yeni bir kalkınma modeli hazırlamakla görevlendirilen Kalkınma Modeli Özel Komitesi Başkanı Şekib Binmusa, kendisini makamından edebilecek ağır eleştirilere maruz kaldı. Nitekim Binmusa’nın ‘hesaplanmamış’ bir adım atarak Fransa’nın Rabat Büyükelçisi’ne komitenin çalışmaları hakkında bir ilerleme raporu sunması, bu özel raporun içeriğinin henüz ülkenin resmi kurumlarına sunulmadan önce yabancı bir büyükelçiliğe verilmesi tepkilere neden oldu.
Fransa'nın Rabat Büyükelçisi Helene Le Gal, Cuma günü Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Kalkınma Modeli Özel Komitesi Başkanı Şekib Binmusa ile bir toplantı gerçekleştirdiğini, Binmusa’nın kendisine komitenin çalışmaları hakkında bir ‘ilerleme raporu’ sunduğunu açıklamıştı. Le Gal, “Fas'ın Paris Büyükelçisi ve Kalkınma Modeli Özel Komitesi Başkanı Şekib Binmusa’ya bu sabah komitenin çalışmaları hakkında bir ilerleme raporu sunduğu için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Büyükelçi Le Gal’ın tweetinin sebep olduğu kargaşanın ardından, Kalkınma Modeli Özel Komitesi ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Kalkınma Modeli Özel Komitesi Başkanı, dost ülkelerin elçileri ve uluslararası kurumların temsilcileri ile daha önceki toplantılarda olduğu gibi, Le Gal’ın isteği üzerine kendisi ile internet üzerinden konuştu. Bu görüşme, Kovid-19 krizinin ardından Fas ile Fransa ve Afrika ile Avrupa arasındaki ilişkileri, bu krizin sonuçlarını ve ortaya çıkan zorlukları ele almak için bir fırsattı.”
Binmusa’nın raporu sunmasından bir gün önce ise, Fas Kralı 6. Muhammed, komitenin nihai raporu sunması için belirlenen süreyi “komitenin Kovid-19 salgını sonuçları üzerindeki çalışmalarını ve bu bağlamda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde orta ve uzun vadede öğrenilmesi gereken dersleri derinleştirmesini sağlamak için” önümüzdeki Ocak ayına uzatmayı kabul etmişti.
Binmusa’nın bu adımını çeşitli tepkiler izledi. Muhalefetteki Fas Özgünlük ve Çağdaşlık Partisi Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi, Faslılar için bir rapor hazırlamak üzere Kral tarafından atanan bir komite başkanının bu raporu Faslı partiler, sendika ve aktörlerden önce yabancı bir tarafa nasıl sunduğunu anlayamadığını söyledi.
Binmusa’yı “bu ciddi hatanın gerekçelerini açıklamaya” çağıran Vehbi, “Zirâ artık kime güveneceğimizi bilemiyoruz. Fransa Büyükelçisi’nin tweetine mi, koronavirüsten bahseden komitenin tweetine mi?” ifadelerinde bulundu.
Muhalif İstiklal Partisi (PI) eski bir turizm bakanı Lahsen Haddad ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Faslılara ait bir şey için neden Fransız desteğine ihtiyacımız var? Fransa dostane bir ülke, ancak iç konular hakkında danışmadan anlamıyor” dedi.
Ebubekir el-Kâdiri Vakfı Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Komitenin çalışmalarının gidişatı hakkında henüz biz Faslıların bile bir bilgisi yok. Faslılar yetersiz mi ki?” ifadeleri kullanıldı.
Dün yaptığı açıklamada, Cuma günü Büyükelçi Le Gal ile internet üzerinden bir toplantı yaptığını söyleyen Binmusa, komitenin çalışmaları hakkında Büyükelçi’ye herhangi bir ilerleme raporu sunduğu iddialarını kesin bir dille reddetti.
Bu toplantının türünün ilk örneği olmadığını belirten Binmusa, karantina döneminde ABD ve İngiliz büyükelçileriyle de benzer toplantılar yapıldığını söyledi.
İkili görüşmede Fransız-Fas ilişkileri ve Avrupa-Afrika ilişkileri gibi çeşitli konulara değinildiğini söyleyen Binmusa, aynı zamanda komitenin rapora ulaşabilecek tek kişi olan Kral’ın gözetiminde olduğunu vurguladı.
Binmusa’yı eleştiren sosyal medya aktivistleri, Fas'ın egemenliğiyle ilgili hassas konuları gündeme getirerek, eski sömürgeci Fransa’nın ülkenin içişlerine karışmasına izin verildiğine değindi.
Nitekim bu eleştiriler, koronavirüs salgını yaşanırken Faslıların devletin gücüne güvenmek, kalkışa geçmek ve dışarıya bağımlılıktan kurtulmak istedikleri bir zamanda geldi.
Faslı araştırmacı ve siyasi analist Ömer eş-Şarkavi, konuyla ilgili şunları yazdı:
“Benim düşünceme göre, Binmusa ciddi bir egemenlik hatası yaptı. Kendisine verilen yetki haricinde diplomatik organlarla konuşma hakkı yoktur. Halen hazırlık aşamasında olan, Faslıların içişlerini ilgilendiren bir proje hakkında başka bir ülkenin temsilcisiyle konuşma hakkı da yoktur. Şayet Binmusa Fas'ta temsil edilen diplomatik organları uluslararası kalkınma deneyimleri hakkında fikirleri zenginleştirme oturumları çerçevesinde dinleyecekse, bunun da bir protokolü vardır; onun veya karşısındakinin talebi üzerine gerçekleşmez. Binmusa Bey’in Büyükelçi Le Gal’ın tweetinin uygunsuz olduğunu anlaması gerekiyor. Nitekim Büyükelçi, hala sömürge vesayeti altında yaşadığımız izlenimini veriyor. Faslılar ise kalkınma modellerinin önceki tecrübelerimizden farklı şekilde tamamen Faslı ve egemen olmasını istiyorlar.”
Kral VI. Muhammed, Kalkınma Modeli Komitesi Başkanı olarak 19 Kasım’da Binmusa’yı atamış; 12 Aralık’ta ise komitenin üye atamalarını denetlemişti. Komite dahilinde “birden çok akademi ve meslekten gelen 35 üyenin Fas toplumu, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel konular hakkında geniş bilgi birikimine sahip oldukları” ifade edilmişti.
Komite, resmi olarak kararlaştırılmasının ardından, Fas için yeni bir kalkınma modeli hazırlamayı hedefliyor. Nitekim Fas’ın onlarca yıldır benimsediği kalkınma modeli, artık istenen gelişmeyi sağlamıyor ve ‘bariz sosyal farklara’ bir sınır getiremiyor.



Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump bu akşam temsilcilerini İslamabad'a göndereceğini açıklayarak İran'la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı. Tahran ise müzakerelerde sınırlı ilerleme kaydedildiğini ancak nihai bir anlaşmaya ulaşmak için halen ‘büyük bir uçurumun’ olduğunu belirtti. Bu arada İran’ın iş birliği yapıp yapmayacağı ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması konusunda belirsizlik devam ediyor.

Trump, Washington’ın İran'la ‘daha fazla’ müzakerede bulunduğunu, ancak İran’ın ‘adil ve son derece makul’ olarak nitelendirdiği bir anlaşmayı reddettiğini belirtti. Diplomatik çabaların başarısız olması halinde İran'daki tüm elektrik santrallerini ve köprüleri yok etme tehdidinde bulunan Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açarak ateşkesi ‘tamamen ihlal ettiğini’ ve ‘ciddi bir ihlal’ gerçekleştirdiğini öne sürdü. ABD Başkanı bu açıklamayı yapmadan önce, çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmazsa savaşın yeniden başlayabileceği yönündeki uyarmıştı.

ABD'nin bu açılımına karşılık, İran’ın resmi haber ajansı IRNA, ikinci bir müzakere turu olacağına dair haberleri yalanladı ve ABD'nin açıklamalarını İran'a baskı uygulamak için yapılan bir ‘medya oyunu’ olarak nitelendirdi. IRNA, ABD’nin ‘aşırı’ olarak nitelenen talepleri, tutumlarındaki çelişkiler ve ‘deniz ablukasının’ devam etmesinin verimli bir ilerlemeyi engellediğine işaret etti. İslamabad'da ise Serena Oteli çevresinde hazırlıklar ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı görüldü.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ile yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı konusunda temel anlaşmazlıkların devam ettiği için nihai bir anlaşmaya henüz ulaşılamadığını açıkladı.

Hürmüz Boğazı dün neredeyse tamamen kapalı kaldı. İki petrol tankeri geri döndü. İran Dini Lideri'nin Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı olan Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nda yapılacak herhangi bir askeri harekete ‘zincirleme’ bir yanıt vereceklerini ima ederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Füze Birimi Komutanı Mecid Musevi, İran'ın ateşkes sırasında fırlatma rampalarına füze ve insansız hava araçlarını (İHA) yeniden konuşlandırma çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.


ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
TT

ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, Karayip Denizi’nde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı şüphelenilen bir tekneye daha saldırı düzenlediğini ve bu saldırıda dün üç kişinin öldüğünü açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, eylül ayı başından beri Latin Amerika açıklarında “uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen gemileri” hedef alarak yürüttüğü saldırı kampanyası sürüyor. Bu süreçte, toplamda en az 181 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Benzer saldırıların Doğu Pasifik’te de gerçekleştiği ifade edildi.

İran savaşı sürerken, geçtiğimiz haftadan itibaren saldırı dalgasının yeniden hız kazandığı ve yönetimin Batı Yarımküre’de “uyuşturucu terörizmi” olarak tanımladığı faaliyetleri durdurmaya yönelik operasyonlarının devam ettiği görülüyor. Ancak bu saldırılarda ABD ordusu, hedef alınan teknelerin uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmuyor.

Saldırılar, ABD’nin bölgede nesiller boyunca görülen en büyük askeri varlığını oluşturmasının sonrasında başladı. Bu süreç, ocak ayında gerçekleşen ve o dönemki Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun tutuklandığı saldırıdan birkaç ay önce başladı. Maduro, New York’a götürülerek uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılandı, ancak suçlamaları reddetti.

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) dün gerçekleşen saldırıda daha önce yaptığı açıklamaları yineleyerek bilinen rotalar üzerinde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen kişileri hedef aldıklarını belirtti. Komutanlığın X platformunda yayımladığı videoda, suda ilerleyen bir teknenin büyük bir patlamayla alev alarak yandığını görülüyor.


Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, İran bayraklı bir kargo gemisinin Hürmüz Boğazı yakınlarında deniz ablukasını aşmaya çalışmasının ardından ABD'nin gemiyi zorla ele geçirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığı habere göre İran Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İran silahlı kuvvetlerinin dün Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki tankeri uyarıda bulunduktan sonra geri çevirdiğini ve bu eylemin İran'a uygulanan devam eden ABD deniz ablukasından kaynaklandığını bildirdi.

Botsvana ve Angola bayraklarını taşıyan iki gemi, stratejik su yolundan "izinsiz geçiş" olarak nitelendirilen bir eylemden sonra geri dönmek zorunda kaldı.

Yarı resmi Nur News internet sitesine göre Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Mecid Musevi'nin, İran'ın şu anda füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma platformlarını ABD ve İsrail ile savaştan önceki döneme göre daha hızlı bir şekilde modernize edip yeniden donattığını ifade etti.

28 Şubat'ta başlayan Amerikan-İsrail İran savaşının amaçlarından biri de İran'ın füze yeteneklerini ortadan kaldırmaktı.

Musevi'nin açıklaması, adı belirtilmeyen bir yer altı füze tesisini incelediği video ile birlikte yayınlandı. Videoda ayrıca yer altı tesisinin içindeki İHA’lar, füzeler ve fırlatma rampalarının yanı sıra yüzeyden fırlatılan füze rampalarının görüntüleri de yer alıyordu.