Konut satışları azaldı

Konut satışları azaldı
TT

Konut satışları azaldı

Konut satışları azaldı

Geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye genelinde 50 bin 936 adet konut satılırken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44,6 azaldığı saptandı. Daha önceki yıllarla kıyaslandığında ise 2014 yılı Mayıs ayında satılan konut sayısının 90 bin 377 olduğu gözlendi.
Medya takip kurumu Ajans Press'in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye genelinde 50 bin 936 adet konut satıldığı belirlendi. Böylelikle geçen yılın aynı ayına göre konut satışlarının yüzde 44,6 azaldığı saptanırken, son 6 yıl içinde satış adetlerinde düşüş yaşadığı ayrıca gözlendi. 2014 yılı Mayıs ayında satılan konut sayısının 90 bin 377 olarak tespit edilirken, 2015 yılının aynı ayında 107 bin 888, 2016 yılında ise 114 bin 800 konut satışı olduğu kayıtlara geçti. Yıllar içindeki konut satışlarında en büyük paya sahip şehir ise hep İstanbul oldu.
Ajans Press, konutlar ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press ve ITS Medya dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl konut ile alakalı basına 27 bin 694 haber yansıdığı tespit edildi. Haber başlıkları incelendiğinde ise kamu bankalarının 'konut kredisi' için uyguladığı düşük faiz sisteminin son zamanlarda basında oldukça konuşulduğu gözlendi. Geçmiş yıllardaki haber adetlerine bakıldığında da 2016 yılında 83 bin 450 haber adedi görülürken, 2014 yılında 77 bin 987 haber ile gündemde yer aldığı kaydedildi.



Trump küreselleşmenin tabutuna çivi mi çakıyor?

Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
TT

Trump küreselleşmenin tabutuna çivi mi çakıyor?

Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi paketi, dünya piyasalarında sarsıntı yarattı.

Washington Post, ABD’nin “kendisini zengin ve güçlü kılan” küreselleşme sistemini terk ederek başlattığı ticaret savaşında uluslararası ekonomi politikalarından koptuğunu yazıyor.

II. Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana ABD’nin yatırım ve finans sektörünün önündeki engelleri azaltmaya yönelik adımlar attığı ancak Trump’ın politika değişikliğiyle bu dönemin sonlandığı ifade ediliyor.

Küreselleşmeyle liberal ticaret politikalarının ABD’de milyonlarca kişi için istihdam yarattığı değerlendirmesi yapılırken, özellikle imalat sektöründe kalifiye olmayan işçilerin zorluk yaşadığına dikkat çekiliyor. 

Çin’in 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) girmesiyle dengelerin değiştiği, Çin’den ithalatı artıran ABD’de 2,4 milyon kişinin bu sebeple işsiz kaldığı aktarılıyor. Ekonomistlerin “Çin şoku” adını verdiği bu olaya karşı Washington yönetiminin gerekli adımları atmamasıyla durumun zaman içinde daha da kötüleştiği belirtiliyor. 

Trump’ın ilk döneminde bu durumdan faydalanarak Çin ve göçmen karşıtı çizgisiyle muhafazakar seçmenlerden destek aldığına işaret ediliyor. Cumhuriyetçi liderin, yerli üretime ve iç siyasi dengelere ağırlık verdiği “Önce Amerika” politikasıyla sunduğu gümrük vergisi paketinin, bu sorunları çözmek yerine daha da derinleştirebileceği yorumu yapılıyor. 

Dünya Bankası’nın eski başekonomisti Carmen Reinhart, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Bu tarihi bir an. Yönetim geri adım atsa ve müzakereler yumuşatılsa bile bu, küreselleşmenin tabutuna çakılmış bir çividir.

Trump’ın 2 Nisan’da imzaladığı kararname kapsamında ABD’nin 185 ticaret ortağıyla yaptığı ithalatlara ek gümrük vergisi uygulanacak. Türkiye en düşük oran olan yüzde 10 diliminde yer alırken, Çin’e yüzde 34 ek gümrük vergisi getirilecek. Ocaktan bu yana Çin’den ithalata uygulanan vergilerle bu oran toplamda yüzde 54’e ulaşmış oldu. Pekin yönetimi, ABD’den ithalata dün yüzde 34 vergi getirerek misilleme yaptı. 

Trump vergi paketini açıklarken şu ifadeleri kullanmıştı: 

Amerikan tarihinin en önemli günlerinden biri, ekonomik bağımsızlığımızın duyurusu, ABD'nin altın çağı geliyor.

Analizde, ABD’nin vergilerinden korunmak isteyen Avrupa Birliği’nin Hindistan’la serbest ticaret anlaşması yapmaya yöneldiği, Brezilya’nın da Çin’le ticari ilişkileri geliştirme adımları attığına dikkat çekiliyor.  

Columbia Üniversitesi’nden Jeffry Frieden, piyasalarda dengelerin değişeceğini belirterek şunları söylüyor: 

Mevcut kaostan nasıl bir uluslararası ekonomik düzen çıkarsa çıksın, ABD'nin bu düzendeki rolü temelden değişecektir.

 

Independent Türkçe, Washington Post, CNN