Trump, oğluna röportaj verdi: Uzaylılar hakkında ilginç şeyler duydum… Çinli koronavirüs salgınına kadar ABD’de her şey yolundaydı

ABD Başkanı Donald Trump oğluna röportaj verirken (Daily Mail)
ABD Başkanı Donald Trump oğluna röportaj verirken (Daily Mail)
TT

Trump, oğluna röportaj verdi: Uzaylılar hakkında ilginç şeyler duydum… Çinli koronavirüs salgınına kadar ABD’de her şey yolundaydı

ABD Başkanı Donald Trump oğluna röportaj verirken (Daily Mail)
ABD Başkanı Donald Trump oğluna röportaj verirken (Daily Mail)

ABD halkı her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar gününde Babalar Günü’nü kutlarken, ABD Başkanı Donald Trump, dün Babalar Günü münasebetiyle büyük oğlu Donald Trump Jr’a verdiği ve YouTube’da yayınlanan röportajda, uzaylılar hakkında ilginç şeyler duyduğunu söyledi.
Röportaj sırasında Trump Jr, babasına ‘görevden ayrılmadan önce uzaylıların varlığı hakkında herhangi bir şey söyleyip söylemeyeceğini’ sordu. Ayrıca, 1947 yılında bir sığır çiftliğinde bir çiftçi tarafından bulunan bir enkaza işarette bulunarak Roswell vakasında ne olduğu hakkında bilgi verip vermeyeceği yönünde bir soru yöneltti. Olay hakkında Hava Kuvvetleri yetkilileri, hava balonu kazasından kaynaklandığını söylemişti. Ancak bunun bir uçan daire olup olmadığı ile ilgili sorulara neden oldu. Üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra ABD ordusu enkazın çok gizli bir atom projesiyle bağlantılı olduğunu itiraf etti. Fakat bu itiraf da uçan daire söylentilerinin önüne geçemedi.
Oğul Trump Jr, ABD Başkanı’na bu olay üzerindeki sır perdesini aralayıp aralamayacağını sorunca Trump, “Bunu düşünmem gerek” dedi.
Trump, geçtiğimiz yıl uçan daire hakkında bir açıklamaya ulaştığını söylemiş, “İnsanlar uçan daireler gördüklerini söylüyorlar, buna inanabilir miyim? Tam olarak değil” demişti.
Trump Jr, babasına 2011 yılında eski El Kaide Lideri Usame bin Ladin’in öldürüldüğü operasyonda ele geçirilen belgeler hakkında bilgisi olup olmadığını sordu.
ABD menşeili, ‘Washington Post’ gazetesi 2012 yılında, bu gizli belgelerde eski ABD Başkanı Barack Obama ve eski Afganistan’daki Ortak Kuvvetler Komutanı David Petraeus’u bir uçak yolculuğu sırasında hedef alan bir suikast planı bulunduğunu iddia etmişti.
Belgelere göre Bin Ladin en önemli yardımcılarına Obama’nın ölümünün ardından yardımcısı Joe Biden’ın başkanlığa geçirileceğini söylemiş. Biden’ın bu görev için yeterli olmadığını ifade eden Bin Ladin bu durumun ABD’yi krize sürükleyeceğini öngörmüş. Petraeus’a gelince eski El Kaide lideri, onun ölümünün Afganistan savaşının seyrini değiştireceğine işaret etmiş.
Trump Jr, babasının son zamanlarda bu belgelerin içeriği hakkında bilgi edindiğini söyledi. Buna karşılık ABD Başkanı, bunları bilmediğini, ancak bunu araştıracağını söyledi. Oğul Trump, ‘bunun ona Babalar Günü hediyesi olduğunu’ söylerken, röportaj bir reklamla kesiliyor. Araya giren reklamda “Çin, İran ve Usame’nin adayı: Joe Biden” ifadeleri yer aldı.
İngiltere menşeili Daily Mail gazetesinin haberine göre Trump Jr, babasına başkanlığı süresince ABD’nin ekonomik performansını sordu. Trump bu soruya “Çinli koronavirüs (Kovid-19) salgınına kadar her şey yolundaydı” şeklinde cevap verdi. ABD Başkanı yaptığı şeyin ‘iki milyon’ insanın hayatını kurtardığını söyledi.
Ayrıca, “Demokratlar bir sonraki başkanlık seçimlerini kazanırsa, Amerika benzeri görülmemiş bir ekonomik durgunluğa tanık olacak" dedi.



Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.


Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
TT

Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaşa ilişkin yeni bir denklem çizerek “Bu savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesine bağlı değil” dedi. Ancak Trump, boğazın deniz trafiğine yeniden açılmasını talep etmeye devam etti ve bölgenin petrolüne en fazla bağımlı olan ülkelerden bu görevde daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istedi. Bu tutum, ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon) boğazdaki seçeneklerini açık tutarken, ABD ve İsrail, İran'daki askeri ve hayati altyapıya yönelik saldırılarını genişleterek sürdürdü.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ülkesinin Hürmüz Boğazında harekete geçmek için çeşitli seçeneklere sahip olduğunu, ancak nihai kararın Başkan Trump'a ait olduğunu belirterek, kara kuvvetlerinin kullanılması seçeneğini dışlamadığını söyledi. Genelkurmay Başkanı General Dan Keen ise, ABD’nin askeri operasyonlarının İran'ın deniz varlıklarına ve mayın döşeme yeteneklerine, ayrıca askeri üretim ve nükleer araştırma tesislerine odaklandığını açıkladı.

ABD'li bir yetkili, ülkesinin İran’ın İsfahan şehrindeki büyük bir mühimmat deposunu yaklaşık 1 tonluk zırh delici bombalarla vurduğunu söylerken, İran basını saldırının Keşm Adası'ndaki bir deniz suyu arıtma tesisini devre dışı bıraktığını bildirdi. Diğer taraftan İsrail ordusu, İran'daki silah üretim tesislerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Öte yandan Tahran, siyasi ve askeri tepkisini daha da katılaştırdı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD merkezli şirketlere tehditler savururken, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi altyapı tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise İran’ın savaşı sona erdirmek istediğini, ancak saldırının tekrarlanmamasını garanti edecek teminatlar talep ettiğini belirtti.