Brezilya’da koronavirüs vaka sayısı 1 milyonu aştı

Salgına rağmen Sao Paulo şehrindeki kalabalık sokaklar (Reuters)
Salgına rağmen Sao Paulo şehrindeki kalabalık sokaklar (Reuters)
TT

Brezilya’da koronavirüs vaka sayısı 1 milyonu aştı

Salgına rağmen Sao Paulo şehrindeki kalabalık sokaklar (Reuters)
Salgına rağmen Sao Paulo şehrindeki kalabalık sokaklar (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Dünya ülkelerinin kısıtlamaları kaldırmaya başlaması sebebiyle pandemi “tehlikeli bir aşama”ya girdi. Brezilya’da görülen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 1 milyon sınırını aştı.
Brezilya’dan önce 1 milyon vaka sınırını geçen tek ülke ABD olmuştu. Güney Amerika kıtasının en büyük ülkesi olan Brezilya’daki ölü sayısının cuma günü 48 bin 954 kişiye ulaşmasının ardından 50 bin sınırını aşacağı tahmin ediliyor. Bu da dünya listesinde Brezilya’yı ölü sayısı açısından Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülkeler arasında ikinci sıraya taşıyor.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre küresel salgının yeni merkez üssü haline gelen Brezilya’da haziran ayının başından bu yana dünyada genelinde en çok vaka (518 bin) ve ölüm (19 bin) kaydedildi.
Meksika hükümeti ülkede pandemi yüzünden hayatını kaybedenlerin toplam sayısının cuma günü 20 bin sınırını geçtiğini duyurdu ve bir günde 5 binden fazla yeni vaka kaydedildiğine dikkat çekti. Bununla eş zamanlı olarak Meksikalı yetkililer vaka sayısını ve hastaneye nakledilen kişilerin sayısını azaltma girişimi kapsamında pazartesi günü yeniden başlatılması planlanan başkentteki ekonomik faaliyetlerin açılışını bir hafta sonraya erteledi.
Diğer taraftan cuma günü Kolombiya’da ölü sayısında rekor bir artış yaşandı ve bir günde 95 kişi hayatını yitirdi. Böylece salgının başladığı ilk günden bu yana kaydedilen ölü sayısı iki bin sınırını geçmiş oldu.
Bu sırada kısıtlama uygulamalarını kaldırmaya devam eden Avrupa’da salgının yayılma hızı düşerken Latin Amerika, Hindistan ve İran’da hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Bu da cuma günü, dünyanın “tehlikeli bir aşamaya” girdiği konusunda uyarıda bulunan WHO’nun endişelenmesine yol açıyor.
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada “Virüs hızla yayılmaya devam ediyor. Hala ölümcül ve bu yüzden çoğu kişi hala virüse karşı savunmasız bir durumda” ifadelerini kullanarak WHO istatistiklerine göre perşembe günü dünya genelinde 150 bin yeni vaka kaydedildiğini ve bu sayının salgın başladığı ilk günden bu yana bir günde kaydedilen en yüksek vaka sayısı olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.
Dün itibariyle salgın (8,8 milyondan fazla vakanın yanı sıra) 460 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu ancak uzmanlar bu sayının gerçek sayıdan oldukça az olduğunu düşünüyor. Ghebreyesus yaptığı açıklamada “Birçok insan kesinlikle evde kalmaktan bıktı. Ülkeler toplumlarını ve ekonomilerini yeniden açmak istiyor” dedi ancak karantina uygulamalarını veya kısıtlamalarını kaldırmanın “dünyayı yeni ve tehlikeli bir aşamaya soktuğuna” dair uyarıda bulundu.
Karantina uygulamalarını kaldırma aşamasının ortasında bulunan Avrupa özel olarak bu açıklama ile ilgileniyor. İtalya’daki sağlık yetkilileri geçen hafta özellikle Roma’da “Kovid-19 enfeksiyonu ile bağlantılı uyarı sinyalleri” kaydedilmesinin ardından “virüs bulaşma oranının hala yüksek” olduğuna işaret ederek “dikkatli olma” çağrısında bulundu. İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsü tarafından yayınlanan 8-14 Haziran arasını kapsayan haftalık en sonki raporda “bazı bölgelerde çok sayıda Kovid-19 vakası kaydedilmeye devam edildiğinin gözlemlendiği” ifade edildi. “Genel olumlu duruma” rağmen enstitü, salgının yayılmasıyla ilgili bazı uyarı işaretlerine dikkat çekti.
Diğer taraftan Fransa Hükümeti yaptığı açıklamada pazartesi gününden itibaren sinemaların ve gazinoların yeniden faaliyete geçeceğini duyurarak stadyumların 11 Temmuz itibariyle taraftarlara açık olacağını ancak 5 bini geçmeyecek şekilde sınırlı sayıda kişinin alınacağını belirtti. Fransa Hükümeti salgın gerilemeye devam ederse “eylül ayından itibaren” gece kulüplerinin ve galerilerin yeniden açılmasına ve uluslararası turistik gemi seyahatlerinin devam etmesine yönelik bir kararın da alınabileceğini sözlerine ekledi. 11 Mayıs’ta birçok kısıtlamanın kaldırılmasının ardından salgın tekrar tırmanışa geçtiği için ülkenin bir kısmında yeniden daha sıkı kısıtlama uygulamaları getirmek isteyen Ukrayna’da ise durum böyle değil.
Avrupa’da salgından en çok etkilenen ülke olarak kayıtlara geçen İngiltere’de basında çıkan haberlerde, Başbakan Boris Johnson’un önümüzdeki hafta restoranların, kafelerin ve spor salonlarının 4 Temmuz’dan itibaren açılmasına izin verileceğini açıklayacağı belirtildi.
İngiltere’de yayın yapan The Times gazetesi dün Johnson’un bu adımının arkasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını yüzünden kapatılan ekonomiyi yeniden canlandırmayı hedeflediğini belirtti. Gazete hükümetin yeni yönergelerine göre sosyal mesafenin korunmasını sağlamak için yerlere işaretler konulmasıyla birlikte bar ve restoranlara girmesine izin verilen kişi sayısının sınırlı olacağını söyledi.
Gazete, restoranların ve spor salonlarının içeriye girmesine izin verilecek kişi sayısını kesin olarak belirlemesi gerektiğini de haberine ekledi. Buna ek olarak otellerde, tepsilerde yemekler servis edildikten sonra tepsiler koridorlara bırakılacak  ve personel tarafından düzenli olarak toplanacak.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe