Mısır Baron Sarayı 50 yıl sonra kapılarını yeniden halka açıyor

Mısır Baron Sarayı 50 yıl sonra kapılarını yeniden halka açıyor
TT

Mısır Baron Sarayı 50 yıl sonra kapılarını yeniden halka açıyor

Mısır Baron Sarayı 50 yıl sonra kapılarını yeniden halka açıyor

Mısır’ın başkenti Kahire’nin doğusunda bulunan Heliopolis mahallesini geniş bir köşesinde kendi özgü gri duvarları bulunan ve Kahire Uluslararası Havaalanı Yolu’na bakan önemli bir zarafet olan Baron Sarayı yarım yüzyılı aşkın bir süredir yarasa ve böceklerin, bazen hayaletlerin yaşadığı bir yer haline gelmişti. Yaklaşık 3 yıl önce restorasyonuna başlanılan ve yeniden hayata kavuşturulan bu saray 175 milyon Mısır cüneyhe mal olurken, ilk kez turistik ve arkeolojik bir cazibe olarak Heliopolis’in tarihini anlatan açık bir müze olarak halka açılacak.
Mısır Tarihi Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Mustafa Veziri Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es- Sisi’nin sarayı açtıktan sonra restorasyon ekibinin ihmal edilmiş eski sarayın tüm güzelliklerini geri kazandırmak adına son bilimsel tekniklerle çalıştığını söyledi.
Bahsi geçen sarayın tarihi 1911 yılına dayanıyor. Belçikalı Baron Edward Lewis Joseph Empain (1852-1929) tarafından inşa edilmiş saray Heliopolis bölgesinde yer alıyor. Fransız mimar Alexander Marcel, 12.5 bin metre alan üzerine inşa edilmiş saraya Kamboçya'daki Angkor Wat tapınağından ve Hindu Orissa tapınakları fikrinden ilham alarak sarayı büyük bir kule şeklide tasarladı.
Geçtiğimiz yüzyıl başlarında, sarayın koleksiyonları açık artırmada satıldı, bu da şömineyi süsleyen bakır parçalar dahil sarayın herhangi bir antika mobilya veya eşyadan arınmış olduğunu açıklıyor. Sarayın iskanı 2005 yılında Mısır İskan Bakanlığı tarafından satın alındı. 2007 yılında ise mülkiyeti Kültür Bakanlığı’na devredildi. Veziri açıklamasında, Mısır Tarihi Eserler Yüksek Konseyi’nin 10 yıl sonra saray projesi için175 milyar cüneyh tahsis ettiğini söyledi.
Bugünden itibaren demir kapılardan içeriye girecek ziyaretçileri 100 yıl öncesine götürecek saray halka kapılarını açıyor. 1920 ile 1930’dan kalma araçların bulunduğu saray bahçesinde antika bir tramvayda bulunuyor. Bu araçlar bir asır önce Heliopolis’teki yaşam biçimi taklit etek amacıyla orada.  Mısır Kültür Bakanı Dr. Halid el-Anani’ye göre, sarayı ziyaret edecek kimselere içecek ve atıştırmalık takdim edilecek olup, işçilere, sarayın simgelendiği zaman diliminden esinlenerek hazırlanmış eski kostümler giydirilecek.
Sarayda, multimedya tekniği kullanılarak, sarayın kuruluş aşamaları, Baron Empain, Nubar Paşa ve mühendis Alexander Marcel’in fotoğrafları dahil, Heliopolis mahallesinin tarihini, mahallenin inşaat işlerini, dükkanlar, tramvaylar ve günlük yaşam hakkında fotoğraf ve videoların olacağı sergi bulunacak.
Saray odaları ve koridorları yıllarca yarasaların yaşadığı bir alan haline gelmişti. Birçok söylenti ve korkutucu masalların ana kaynağı olan yerde, Heliopolis mahalle sakinlerince sarayda hayaletlerin yaşadığına inanılıyor. Hatta öyle ki karanlık pencerelerden müziğin duyulduğu da söyleniyor. Ana binanın kapalı tutulduğu sarayın bahçesi bazı etkinlikler partiler için kullanılmaya başlanmıştı. Sarayın eski rengi griydi. Ancak restorasyon sırasında yeni yanmış tuğla renginin kullanılmadı bir çok tartışmalara yol açtı.



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting