İran yargısından rejim muhalifine idam cezası

Dün mahkemeye çıkarılan İranlı muhalif Ruhullah Zem. (AP)
Dün mahkemeye çıkarılan İranlı muhalif Ruhullah Zem. (AP)
TT

İran yargısından rejim muhalifine idam cezası

Dün mahkemeye çıkarılan İranlı muhalif Ruhullah Zem. (AP)
Dün mahkemeye çıkarılan İranlı muhalif Ruhullah Zem. (AP)

İran yargısı, geçen ekim ayında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) İstihbarat Teşkilatı tarafından Irak’a çekildikten sonra kaçırılan bir rejim muhalifini idam cezasına çarptırdı. Bu kararla eş zamanlı olarak İran Yargı Erki Sözcüsü Gulam Hüseyin İsmaili “ulusal güvenliğe karşı komplo kurma” suçlamasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırılan İran asıllı Fransız bir kadın akademisyenin hapsinin de onaylandığını duyurdu.
İran Yargı Erki Sözcüsü Gulam Hüseyin İsmaili dün yaptığı açıklamada Devrim Mahkemesi’nin rejim karşıtı siyasi aktivist Ruhullah Zem’i hükümeti devirme girişimi, ulusal ve dış güvenliğe karşı komplo kurma ve ABD, İsrail ve Fransa için casusluk yapma suçlamaları da dahil olmak üzere 13 ayrı suçtan yargılayarak idam cezasına çarptırdığını duyurdu.
İsmaili siyasi ve güvenlik konularına bakan Devrim Mahkemesi’nin Zem’i “yeryüzünde fesatlık çıkarmak” ile suçladığını belirtti. İran Ceza Kanunu’na göre söz konusu suçun cezası idam.
AFP’nin yargı makamının web sitesinden aktardığına göre İsmaili yaptığı açıklamada “Mahkeme, içerisinde ‘yeryüzünde fesatlık çıkarmanın’ da yer aldığı 13 suçlamanın hepsini dikkate aldı. Ardından da idam cezasında karar kıldı” ifadelerini kullandı.
Zem 2009 yılında patlak veren “Yeşil Hareket” protestoları sırasında tutuklanmış, ardından da kaçarak İran’ı terk etmişti. Zem, İran’da devlet müessesesinde nüfuza sahip bir aileden geliyor. Din adamlarından olan babası Muhammed Ali Zem devlette önemli görevlerde bulunmuştu. Bu da özellikle Hasan Ruhani’nin ikinci kez cumhurbaşkanlık seçimlerini kazanmak için rakipleriyle yarışa girmeden önce, nükleer anlaşmanın sonrasındaki dönemde tarafların çatışmasına ilişkin hükümete ait birden fazla belgenin ve sıkıntıya yol açabilecek bilginin sızmasına katkı sağlamıştı.
Zem “Amednews” sitesi ve Telegram kanalı aracılığıyla eski Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani ve eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani hakkındaki bilgiler başta olmak üzere devlet birimlerinin ve yetkililerin çocuklarının yolsuzluk davalarında rol oynadığına ilişkin sızdırılmış raporları ve belgeleri yayınlamıştı.
Zem Irak’ta tutuklandığı duyurulmadan önce Paris’te ikamet ediyordu ve İran’da yasaklanan sosyal medya siteleriyle bağlantıları olan rejim karşıtı muhaliflerin önde gelen isimlerindendi.
Telegram şirketi, “Amednews” adlı sitenin yaklaşık iki milyon takipçisi bulunan ilk kanalının protestolarda nasıl molotof kokteyli yapılacağına ilişkin bilgiler yaymakla suçlanıp kapatılmasının ardından Zem’in kanalının tekrar faaliyet göstermesine izin vermişti. Bu da Telegram uygulamasının İran’da yasaklanmasının en büyük sebeplerinden biriydi.
“Amednews” 2017 yılının aralık ayında ekonomik nedenlerle patlak veren ancak kısa süre sonra rejimi devirme hareketine dönüşen protestolara ilişkin bilgiler yayınlamada büyük bir rol oynamıştı. Aynı zamanda başta internet kısıtlamalarının kaldırılmasını talep eden girişimler olmak üzere birçok girişime de katkıda bulunmuş ve İran’ın bölgesel müdahalelerine karşı çıkan bir kampanyada aktif olarak yer almıştı.
Zem kendisini takip eden kitleye hitap ederken İranlıların protestolara ve kamuoyunun başta reformist akım olmak üzere siyasi akımlara karşı güveni yitirmesine ilişkin sosyal medya sitelerinde dolaşan bilgileri kesintili bir şekilde yayınlayan, Farsça yayın yapan medya kuruluşları karşısında duyduğu memnuniyetsizlikten yararlanıyordu.
Yargı Erki Sözcüsü, Temyiz Mahkemesi’nin İran asıllı Fransız akademisyen Fariba Adelkhah hakkında talep edilen 5 yıl hapis cezası hükmünü onayladığını duyurdu.
İsmaili, Adelkhah’ın 5 yıl artı 1 yıl olmak üzere güvenlik suçlamalarından dolayı iki ayrı ceza aldığını duyurdu. İran yargısının söz konusu suça verilebilecek en ağır cezayı verdiğini söyledi. Söz konusu sürenin tutuklandığı günden itibaren sayıldığını belirtti.
Paris Sciences Po Üniversitesi’nde görev yapan ve Şii mezhebi ile devrim sonrası İran üzerine uzmanlığı bulunan antropolog Adelkhah, 5 Haziran 2019 yılında, Paris’teki Siyaset Bilimleri Enstitüsü’nde akademisyen olan ve Afrika konusunda uzmanlığı bulunan ortağı Roland Marchal’ın gözaltına alınmasıyla eş zamanlı olarak tutuklanmıştı.
Marchal tutuklu takası girişiminin bir parçası olarak geçen mart ayında serbest bırakılmıştı. Fransa hükümeti de ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları deldiği suçlamasıyla tutuklu bulunan ve ABD’ye teslim edilmekle tehdit edilen İranlı mühendis Celal Ruhullah Nejad’ı serbest bırakmıştı.
Marchal serbest bırakılmasının ardından 1959 yılında İran’da doğan ve 1977’den beri Fransa’da yaşayan Adelkhah  hakkındaki casusluk suçlamaları düşürülüp ulusal güvenlik suçlamaları ile yargılanmıştı. Adelkhah, yargılamanın ardından 16 Mayıs tarihinde 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Adelkhah ve Marchal’ın davaları aylarca Tahran ve Paris arasındaki ilişkilerin gerilmesine sebep olmuştu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian geçen mayıs ayında konuya ilişkin yaptığı bir açıklamada Adelkhah hakkında verilen kararın “siyasi” olduğunu söyleyerek kınamış ve derhal serbest bırakılmasını istemişti.
Fransa, Tahran üzerindeki baskısını artırdı. Halihazırda Adelkhah gibi İran’da tutuklu bulunan yaklaşık 15 yabancı mevcut. Söz konusu isimlerin çoğu çifte vatandaşlığa sahip.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi geçen ay yaptığı bir açıklamada “Siyasi baskılar ve medyatik kampanyalar hiçbir şekilde cezanın uygulanmasını engelleyemeyecek” diyerek Fransa’ya İran’ın “iç işlerine müdahale etmeyi” bırakması çağrısında bulunmuştu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen haziran ayının başında İranlı yetkililere gönderdiği açık bir mektupta “Adalet, vatandaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını gerektiriyor” ifadelerini kullanmıştı.
Geçen ay AFP’de yer alan bir habere göre 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi olan Şirin Ebadi yaptığı bir açıklamada şu değerlendirmelerde bulunmuştu:
“Tahran hükümeti çifte vatandaşlığa sahip olanları rehin tutarak onları siyasi hedeflerine ulaşmak için kullanıyor. Adelkhah hiçbir suç işlememişken İran hükümetince rehin olarak tutuluyor.”



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe