Sudan’da milyonlarca protestocu sokaklara döküldü

Hartum sokakları 30 Haziran’da protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
Hartum sokakları 30 Haziran’da protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
TT

Sudan’da milyonlarca protestocu sokaklara döküldü

Hartum sokakları 30 Haziran’da protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
Hartum sokakları 30 Haziran’da protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)

Milyonlarca Sudanlı 30 Haziran’da, Askeri Geçiş Konseyi’ni müzakerelere geri dönmeye zorlayan 30 Haziran 2019 gösterilerini anmak ve devrimin gidişatının düzeltilmesi taleplerinin yerine getirilmesi için protesto düzenledi. Geçiş yönetiminin yapısının tamamlanmasını ve arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne teslim edilmesini de isteyen göstericiler başta başkent Hartum olmak üzere birçok şehirde sokaklara indi. Koronavirüs nedeniyle uygulanan sağlık tedbirlerine rağmen protestolara katılım geniş çapta gerçekleşti.
Direniş Komiteleri (Aralık Devrimi sırasında mahallelerde kurulan gençlik örgütleri) ve şehit aileleri, vatandaşlara ülkede özgürlük, barış ve adaletin sağlanmasını talep etmek için yürüyüşlere katılma çağrısında bulundu.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) bünyesindeki siyasi partiler de Direniş Komiteleri’nin çağrısına yanıt verirken karantinayı göz ardı ederek yandaşlarını gösterilere katılmaya çağırdı. Hartum’un ve diğer birçok şehrin mahallelerinde de 30 Haziran’daki yürüyüşe hazırlıklar yapıldı.
Sudan ordusu ve diğer güvenlik güçleri, Hartum’un merkezine uzanan yolları kapatırken Omdurman, Kuzey Hartum ve Hartum arasındaki hareketliliği engelledi. Sokaklara ve köprülere büyük güçler konuşlandırılarak sokağa çıkma yasağı sırasında hareketliliğine izin verilen gruplara verilen izin de iptal edildi.
Devrime katılan en aktif mahallelerden olan Barri’deki eylemciler, Başbakan Abdullah Hamduk liderliğindeki sivil hükümeti devirmek için değil, devrimin gidişatını düzeltmek için sokaklara çıktılarını haykırdı. Eylemciler ayrıca taleplerinin şehitlerin katillerinden intikam alınması, ekonomik durumun iyileştirilmesi ve geçiş hükümeti yapısının tamamlanması olduğunu vurguladı.
Diğer yandan ülkenin farklı şehirlerinde ve bölgelerinde binlerce kişi sokaklara dökülürken devrik rejime bağlı gruplar, Ulusal Kongre Partisi ve müttefik İslamcı partiler de genel liderlik ve Bakanlar Kurulu önündeki hareketlilikten yararlanarak Beyaz Nil Köprüsü’nü geçmeye çalıştı. Ancak devrimcilerin engelleriyle karşılaştı. Polis ise kalabalığa gaz bombası ile müdahalede bulundu.
Şarku’l Asvat’a konuşan kaynaklar, ülkedeki birçok şehirde benzer gösterilerin yaşandığını aktardı. Eylemciler, devrimin amaçlarının uygulanması çağrısı yaparken Ömer el-Beşir’e karşı protestoların patlak verdiği Atbarah şehri de aynı amaçlarda düzenlenen yürüyüşlere sahne oldu. Ayrıca Darfur bölgesindeki el-Faşer, ed-Daein, Zalingei, El-Cezire Eyaleti’nin Vad Medeni, Kuzey Kordofan Eyaleti’nin el-Ubeyd ile Kassala ve kuzeydeki Port Sudan şehrinde de benzer gösteriler düzenlendi.
30 Haziran 2019 tarihinde milyonlarca Sudanlı, ‘iktidarın, sivillere teslim edilmesi amacıyla ‘dağılmış olan’ Askeri Geçiş Konseyi’ne baskı yapmak için sokaklara akın etti. Gösteriler, ordunun müzakerelere geri dönmesi, geçiş dönemini düzenleyen anayasal belgenin imzalanması, ÖDBG içerisinde askerler ve siviller arasında Egemenlik Konseyi ve Bakanlar Kurulu için güç paylaşımı yapılması ile sonuçlandı.
Başbakan Abdullah Hamduk geçen pazartesi, ilerleyen günlerde kesin kararlar alma taahhüdünde bulunmuştu. Bu çerçevede bazı bakanların görevden alınması, görevlendirilen askeri personelin yerine sivil devlet yöneticilerinin atanmasının hızlandırılması, polis, güvenlik ve istihbarat güçlerinin yeniden yapılandırılması ve ekonomik reformlar için yürütme otoritesinde bakanlık değişikliklerinin yapılması bekleniyor.
Hamduk, devrimcilerin taleplerini ‘değişim lokomotifini doğru rotaya çevirmek için vazgeçilmez meşru ve gerekli kazanımlar’ olarak nitelendirirken hükümetinin de geçiş otoritesi bileşenleri arasında tam bir uzlaşıyla, söz konusu talepleri iki hafta içerisinde tam olarak yerine getirmeye kararlı olduğuna dikkat çekti.
Cumhuriyet savcılığı ise Ulusal Kongre Partisi lideri İbrahim Gandur ve başta eski Vali Enes Ömer olmak üzere bir dizi parti liderinin devrim karşıtı hareketlere katıldığına ve kitleleri ülkede kaosa yol açmaya teşvik ettiğine dair bilgilere ulaşılması sonrasında tutuklanması emri verdi.
Tutuklu liderler ve devrim rejimin mensupları hakkında da şiddet eylemlerine karıştıkları ve kaosa yol açtıkları gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma yürütülüyor.
Egemenlik Konseyi’ne ve Bakanlar Kurulu’na sunulan Direniş ve Devrim Komiteleri talepleri ise ‘savaşın sona erdirilmesini hızlandırma, kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşma, geçiş hükümeti yapılarını tamamlama ve geçiş mekanizmasına katılım üssünü genişletme’ başlıklarını kapsadı.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.