Etiyopya’daki protestolar hakkında 5 soru

 Etiyopya’daki protestolar hakkında 5 soru
TT

Etiyopya’daki protestolar hakkında 5 soru

 Etiyopya’daki protestolar hakkında 5 soru

Etiyopya’daki en geniş etnik gruplardan olan Oromoların sıkıntılarını şarkılarında dile getiren şarkıcı Hachalu Hundessa’nın vurularak öldürülmesi sonrası başkent Addis Ababa’da protestolar patlak verdi. Patlamalar sonrasın kaç kişinin yaralandığı ve öldüğü ile ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.  5 soruda Oromoların protestoları...
1- Bir şarkıcının öldürülmesi neden Etiyopya'daki Oromo halkı arasında kanlı protestolara yol açtı?
Etiyopya'nın en büyük etnik grubu olan Oromolar, siyasi iktidar tarafından sistemin dışında bırakıldıkları için uzun süredir şikayet ediyorlar. Oromo halkının çoğu, 2018'de Oromo kökenli Abiy Ahmed’in başbakan olarak seçilmesini memnuniyetle karşılamıştı. Ancak bazıları şu an Abiy Ahmed’in kendi etnik grubu için yeterli çaba göstermediğine dikkat çekerek Oromo halkının lideri olmak için uygunluğunu sorguluyorlar.

2- Oromolar neden öfkeli?
Uzun yıllardır üyeleri kuzey Tigray bölgesinden olan bir parti, Etiyopya'daki iktidar koalisyonuna egemendi. Oromoları en güneyde ikamet etmeye zorlayarak öfkenin oluşmasına neden oldu. 2015 yılında Oromoların sahip olduğu tarım arazilerini kullanarak başkenti genişletme amacıyla hazırlanan hükümet planı nedeniyle 3 yıl boyunca gösteriler yaşandı. Bu durum sonunda başbakanın istifasına ve Abiy Ahmed'in atanmasına yol açan kanlı protestoları tetikledi. Abiy Ahmed, ülke çapında büyük özgürlükler sağladı. Ancak batıdaki ve güneydeki Oromia’nın bazı kısımları Uluslararası Af Örgütü'nün cinayetler ve güvenlik ihlalleri yaptığını belirttiği federal askeri yönetimin kontrolüne geçti.

3-Oromolar öfkelerini nasıl ifade ediyor?
Bazı önde gelen Oromo aktivistleri Abiy’i açıkça eleştirerek Oromonun çıkarlarına rağmen sadece kendi Refah Partisi’ni genişletmekle ilgilendiğini savunuyor. Ekim ayında Oromo gençliği Abiy’i protesto ederek Oromo kökenli tanınmış muhalif siyasetçi Cevher Muhammed’e destek verdi. 86 kişinin ölümüne yol açan protestolarda muhalif Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) hükümet güçlerine saldırdı. Hükümet OLA’yı sivilleri hedef almakla suçladı.

4-Bu durum Başbakan’ı nasıl etkiliyor?
Abiy liderliğindeki Refah Partisi, yetkililerin Kovid-19 salgınının kontrol altında olduğunu açıklamasından 12 ay sonra yapılacak ulusal seçimlerde rekabet edecek. Ağustos ayında yapılması planlanan seçimlerin tarihi pandemi nedeniyle ertelendi. Abiy, öncekilerin aksine bu seçimlerin özgür ve adil olacağı sözünü verdi. Ancak Etiyopya'daki iktidar  genellikle etnik gruplardan oy topladığı için Oromia'daki bölünmelerin bu seçimde Abiy’in şansını azaltması bekleniyor.

5-Benzeri sorunlar diğer bölgelerde de yaşanıyor mu?
Siyasi liderler seçmenlerden destek topluyor, onlarca yıllık sözleşme tazminatları ve etnik grupları için daha fazla toprak ve kaynak talep ederek iktidar partisine meydan okuyorlar. Zorla gerçekleştirilen müdahaleler ve tehditler kontrolün kaybedilmesine neden olabileceği için Abiy’in 80'den fazla etnik gruba ve yaklaşık 109 milyonluk nüfusa sahip Etiyopya’da bu tarz meydan okumalarla dikkatli bir şekilde mücadele etmesi gerekiyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.