WHO: Kovid-19 ilaç denemelerinin ilk sonuçlarını iki hafta içinde elde edebiliriz

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü dün Cenevre'de düzenlenen basın toplantısında. (EPA)
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü dün Cenevre'de düzenlenen basın toplantısında. (EPA)
TT

WHO: Kovid-19 ilaç denemelerinin ilk sonuçlarını iki hafta içinde elde edebiliriz

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü dün Cenevre'de düzenlenen basın toplantısında. (EPA)
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü dün Cenevre'de düzenlenen basın toplantısında. (EPA)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dün Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında Kovid-19 hastalarının tedavisinde etkili olabilecek ilaçlarla ilgili klinik deneylerin ilk sonuçlarının iki hafta içinde elde edilmesini beklediklerini açıkladı.
WHO Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, “koronavirüs aşısının ne zaman kitlesel dağıtıma hazır olacağına dair tahminlerde bulunmanın akıllıca olmayacağını” belirtti. Reuters’in haberine göre Ryan, yıl sonuna kadar bir aşının etkisinin kanıtlanmış olabileceğini kaydederek "Ancak asıl soru, kitlesel üretime ne kadar süre içinde geçilebileceği” dedi. Ryan’ın açıklaması, Dünya Sağlık Örgütü'nün koronavirüs için 17 potansiyel aşının insan üzerinde klinik çalışmalarına başlanılacağının açıklamasından bir gün sonra geldi.
Perşembe günü başlayan ve iki gün süren koronavirüs konulu araştırma toplantısının sonunda Ghebreyesus, Oxford Üniversitesi'nin aşının kullanımı için en gelişmiş denek sayısı üzerinde çalıştığını söyledi. Ayrıca, Örgüt’ün mevcut deneyler başarılı olmasa bile hala iyimser olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü’nde araştırma ve geliştirme görevlisi olan Ana Maria Henao Restrepo da yaptığı açıklamada, "Dört farklı tipte aşı içeren geniş bir üretim aşamamız var" dedi.
Şu anda koronavirus aşısı araştırmalarında 150'den fazla aktif madde üzerinde çalışılıyor. Oxford Üniversitesi tarafından AstraZeneca ile işbirliği içinde geliştirilen AZD1222 aşısı, klinik çalışmaların üçüncü aşamasına giren ilk aşı sayılıyor. Bu durum, etkinliğini ve güvenliğini belirlemek için birçok insan üzerinde büyük ölçekli testlerde kullanılması anlamına geliyor.
Ryan, koronavirüsten etkilenen ülkeleri “uyanmaya” ve “savaşa katılmaya” çağırarak “çünkü sayılar yalan söylemez” dedi. Mike Ryan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ülkelerin rakamlara bakma zamanı geldi. Lütfen rakamların size söylediklerini göz ardı etmeyin. İnsanlar artık uyanmalı.”

Kovid-19 mutasyona uğradı
Dünya Sağlık Örgütü'nden üst düzey bir yetkili, Örgüt tarafından toplanan ve Kovid-19’a neden olan virüs örneklerinden alınan genom dizisi verilerinin yaklaşık yüzde 30'unun mutasyon belirtileri gösterdiğini, ancak bu mutasyonun daha ciddi bir hastalığa yol açtığına dair bir kanıt olmadığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü Baş Bilim İnsanı Soumya Swaminathan, Cenevre'deki BM Gazeteciler Derneği konferansının ardından Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, "Sanırım bu durum geniş bir çerçevede yayılmış durumda” dedi.
Açıklamasının devamında, BM ajansının şimdiye kadar hastalıktan 60 bin örneği topladığını ifade etti.

Dünyada günlük vaka sayısı 160 bini aştı
Dünya son haftalarda salgında büyük bir artışa tanık oldu. Vaka sayısı dün 11 milyonu geçti ve Kovid-19 kaynaklı ölümler yarım milyonu aştı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından çarşamba günü yapılan açıklamada koronavirüs ile enfekte olan kişi sayısının bir haftadır günde 160 bini aştığı belirtildi. Ghebreyesus söz konusu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bir haftadır günlük vaka sayısı 160 bini aştı. Bugüne kadar kaydedilen tüm Kovid-19 vakalarının yüzde 60'ı geçen ay bildirildi. Bu salgından kurtulmanın en iyi yolunun kapsamlı bir yaklaşım benimsemek olduğunu söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz.”
Ghebreyesus açıklamasında, sosyal mesafe ve maske takma kurallarına uymak ve vakaların izole edilerek temaslarını izlemek için tekrar çağrıda bulundu. Salgınla mücadelede tüm araçların kullanılması gerektiğini belirten Ghebreyesus, "kapsamlı yaklaşımı" benimseyen ülkelerin virüsün yayılmasını yavaşlatmayı başardıklarını vurguladı. “Bu salgının bize öğrettiği derslerden birinin, bir ülkedeki durum ne olursa olsun değişebileceğidir. Bunun için çok geç değil” değerlendirmesinde bulundu.
Ghebreyesus sözlerinin devamında, İtalya ve İspanya’nın geçen mart ayında salgının merkez üssü olduklarını, ancak "iyi liderlik, alçakgönüllülük, toplumun tüm üyelerinin aktif katılımı ve kapsamlı bir yaklaşım” sayesinde salgını kontrol edebildiklerine dikkat çekti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe