Bangladeş'te salgın nedeniyle işsiz kalan binlerce kişi başkenti terk ediyor

Bangladeş'te salgın nedeniyle işsiz kalan binlerce kişi başkenti terk ediyor
TT

Bangladeş'te salgın nedeniyle işsiz kalan binlerce kişi başkenti terk ediyor

Bangladeş'te salgın nedeniyle işsiz kalan binlerce kişi başkenti terk ediyor

Bangladeş'te korona virüs nedeniyle sokağa çıkma yasağı devam ederken, işlerini kaybeden binlerce kişi başkent Dakka'yı terkediyor.
Bangladeş'te korona virüs salgını nedeniyle (Covid-19) uygulanan sokağa çıkma yasağı sürerken, binlerce kişi işten çıkarıldı. Hükümet tarafından halka geçim yardımı yapılmazken, zor durumda kalan Bangladeşliler başkent Dakka'yı terk etmeye başladı. Birikmiş ev kirası ve diğer faturalarını ödeyemeyen aileler, artık kendi memleketlerine dönüyor. Yapılan bir araştırmaya göre ülkede sokağa çıkma yasağının uygulandığı ilk günden bu yana 50 binden fazla aile şehri terk etti.

“Dakka bizi parasız bir gün bile kabul etmedi”
Dakka'ya 13 yıl önce gelen ve 5 yıldızlı bir otelde çalışan Rashedul İslam, salgın başlayınca işten çıkarıldığını söyledi. İslam, “Çalıştığım otel virüs bittiğinde bizi geri çağıracağını belirtti. Ancak aradan aylar geçti.
Kardeşimin de parası eksik yatırılıyor. Artık bir gerim yok. Virüsün bitmesini bekliyorduk. Ama ülkede durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. Buradaki kira, fatura ve diğer harcamalarını ödeyerek yaşamak mümkün değil . Memlekete gidiyoruz. Yıllardır yaşadığım Dakka o kadar acımasız ki, cebimiz boşaldığında bir gün bile bizi kabul etmedi” dedi.
Dakka'da bir özel şirkette çalışan Touhid Ahmed ise, artık maaşını düzenli alamadığı için eşi ve çocuklarını Dakka'dan memlekete gönderip arkadaşlarıyla bir eve çıktığını ifade etti. Ahmed, “Ailemle beraber burada yaşıyordum. Virüs başlayınca çalıştığım yer maaşımı artık zamanında ödemiyor. Eksik ödüyor. Biz durumun düzelmesini bekliyorduk, ancak her gün daha da kötüleşiyor. Evin kirasını ödeyemiyorum. Ev sahibi her gün baskın yapıyor. Bu nedenle memleketteki evimi tadilat yaptırdım. Eşim ve çocuklarımı oraya gönderdim. Ben arkadaşlarımla küçük bir eve çıktım. Artık orada kalacağım” diye aktardı.
Dakka'da günlük ücretle çalışan fabrika işçilerinin kaldığı yüzlerce gecekondu işsizlik nedeniyle terkedilirken, fabrikalardan işçiler çıkarılıyor. Sadece kamu kuruluşlarında çalışanları geçinebilirken, özel sektörlerde çalışanların maaşları ise eksik yatırılıyor. Eksik maaşta çalışmak istemeyenler ise işten çıkarılıyor.

Ev sahipleri zor durumda
Kiracıların Dakka'dan ayrılmasıyla ev sahiplerin evleri boş kaldı. Bazı ev sahipleri kirada indirim yapsa da kiracı diğer gereksinimlerini karşılayamadığı için şehri terk ediyor. Kiracıların gitmesiyle zor duruma düşen ev sahipleri ise yeni kiracılar arıyor. Konu ile ilgili Dakka Kiracılar Vakfı Başkanı Sultan Bahar, “Elimde olan bilgilere göre, şimdiye kadar 50 bin kiracı bu şehri terk etti. İnsanların işlerini kaybetmesi, eksik maaş alması buna neden oldu. Dakka dünyanın en pahalı şehirlerden biri. Geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre Dakka'da yaşam Fransa'nın başkenti Paris'ten da daha pahalı. Dolaysıyla insanlar artık bununla baş edemiyor. Devletimiz de gerekli yardımları yapmadı. Vatandaş da ne yapsın? Artık şehrdeki her binanın en az bir dairesinde ‘kiralık' ilanı var. Böyle devam ederse, yıllardır kendilerini bu şehrin sultanı gibi düşünen ev sahipleri de kısa bir süre sonra zor duruma düşecek” diye durumu dile getirdi.
2011 yılında ülkede yapılan son nüfus sayımına göre Dakka'da 10 milyon 700 bin kişi yaşıyor. Nüfusun yüzde 80'i ülkenin farklı şehirlerden buraya geliyor. Çoğunlukla eğitim ve iş için gelenler, bu şehirde yıllardır kiracı olarak yaşıyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe