Koronavirüs 196 ülkeden 530 binden fazla can aldı

ABD’de Cebu-Cordova Köprüsü üzerinde sürücülerin ateşini ölçen bir sağlık görevlisi (EPA)
ABD’de Cebu-Cordova Köprüsü üzerinde sürücülerin ateşini ölçen bir sağlık görevlisi (EPA)
TT

Koronavirüs 196 ülkeden 530 binden fazla can aldı

ABD’de Cebu-Cordova Köprüsü üzerinde sürücülerin ateşini ölçen bir sağlık görevlisi (EPA)
ABD’de Cebu-Cordova Köprüsü üzerinde sürücülerin ateşini ölçen bir sağlık görevlisi (EPA)

Fransız Haber Ajansı resmi kaynaklardan edindiği veriler çerçevesinde dün sabah itibarıyla yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını geçtiğimiz Aralık ayında Çin'de ortaya çıktığının resmi olarak duyurulmasından bu yana tüm dünya da en az 530 bin 865 kişinin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi.
Salgının başlamasından bu yana 196 ülke ve bölgede, 11 milyon 296 bin 470'den fazla insan virüs ile enfekte olurken en az 5 milyon 895 bin 500 kişi virüsü atlatarak, sağlığına kavuştu.
Bu arada birçok ülke sadece en ciddi vakaları saydığından, bu rakamlar gerçek vaka sayısının sadece bir kısmını yansıtıyor.
Bazı ülkeler virüs ile enfekte olan kişileri takip etmek için testler yapmaya öncelik verirken, bazı fakir ülkelerin test ve tarama yapma imkanları sınırlı kalmaya devam ediyor.
Kovid-19 nedeniyle ilk ölümü Şubat ayı başlarında kaydeden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 2 milyon 839 bin 917 vaka ve 129 bin 676 ölümle salgından en fazla etkilenen ülke oldu. Bununla birlikte ülkede en az 894 bin 325 kişi virüsü atlatarak, sağlığına kavuştu.
ABD’nin ardından salgından en fazla etkilenen ülke, 1 milyon 577 bin 4 vaka ve 64 bin 265 ölümle Brezilya olurken onu 284 bin 900 vaka ve 44 bin 198 ölümle İngiltere, 241 bin 419 vaka ve 34 bin 854 ölümle İtalya, 252 bin 165 vaka ve 30 bin 366 ölümle Meksika takip etti.
Çin dün itibarıyla resmi olarak (Makao ve Hong Kong hariç) 78 bin 516 kişinin virüsü atlatarak sağlığına kavuştuğunu, cumartesi ve pazar günleri arasında 8 yeni vakanın eklenmesiyle toplam vaka sayısının 83 bin 553’e ulaştığını ve şuana kadar virüs nedeniyle 4 bin 634 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Avrupa’da ise toplam vaka sayısı 2 milyon 721 bin 295’e ulaşırken hayatını kaybedenlerin sayısı da 199 bin 252 oldu. ABD ve Kanada'da bildirilen ölümlerin sayısı toplam 138 bin 396'ya vaka sayısı ise 2 milyon 945 bin 234’e ulaştı.
Latin Amerika ve Karayipler'de ölenlerin sayısı toplam 126 bin 648, vaka sayısı da 2 milyon 869 bin 221 oldu. Asya'da 37 bin 862 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybederken 1 milyon 472 bin 93 vaka resmi olarak kaydedildi. Ortadoğu’da ise 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 813 bin 851 oldu. Afrika kıtasında koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11 bin 94, toplam vaka sayısı ise 464 bin 804 olarak kaydedildi.  Okyanusya'da ise koronavirüs yüzünden 133 kişi öldü, 9 bin 972 virüs ile enfekte oldu.
Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsveç'in ‘Svenska Dagbladet’ gazetesine verdiği röportajda, Kovid-19’dan en çok etkilenen ülkelerden biri olan İsveç'in halen virüsle mücadele ederken benimsediği bilimsel yola saygı duyulması gerektiğini söyledi.
Bloomberg Haber Ajansı’nın haberine göre Ghebreyesus röportajda, “İsveç hükümeti, kimsenin krize yönelik doğru stratejinin ne olduğunu bilmediği bir dönemde elinden geleni yaptı” ifadelerini kullandı. WHO Acil Durum Komitesi Başkanı Dr. Michael Ryan ise “İsveç'in kararları siyasi değil gerçeklerin bilimsel açıklamalarına dayanıyor” dedi.
Vaka-ölüm oranlarına bakıldığında dünyanın en fazla koronavirüs kaynaklı ölüm oranlarındandan birini kaydeden İsveç, restoranların, dükkanların ve okulların açık tutulması, WHO'nun maske takma ve sosyal mesafe uygulama önerisine uymaktan kaçınması nedeniyle yoğun eleştiri aldı.
İsveç’te 5 bin 400'den fazla insan koroanvirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak Ghebreyesus, virüsün ölüm oranının geçtiğimiz Nisan ayında pik yapmasından bu yana sürekli olarak düştüğünü belirtti. Alman Haber Ajansı'na (DPA) göre İsveç'in sosyal mesafe konusundaki önerilere direnme ve ekonomik faaliyetlerinin çoğunu açık tutma kararı kısmen diğer kamu sağlığı uygulamalarına göre tam ekonomik kapanma maliyetlerinin çok yüksek olacağı şeklindeki bir değerlendirmeden kaynaklanıyor. Bazıları yüksek vaka sayısının, toplumu ikinci bir virüs dalgasına karşı daha az duyarlı hale getirebileceğine inanıyorlar. Ghebreyesus da İsveç'in virüsün gelecekteki yeni dalgalarıyla başa çıkabilmek için daha iyi bir konumda olup olamayacağını söylemek için henüz çok erken olduğunun altını çizdi.

 



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe