Mısır Dışişleri Bakanı: Libya ile olan sınırlarımıza yaklaşan tehdide göz yummayacağız

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri video konferans aracılığıyla katıldığı BMGK oturumunda (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri video konferans aracılığıyla katıldığı BMGK oturumunda (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır Dışişleri Bakanı: Libya ile olan sınırlarımıza yaklaşan tehdide göz yummayacağız

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri video konferans aracılığıyla katıldığı BMGK oturumunda (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri video konferans aracılığıyla katıldığı BMGK oturumunda (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Mısır’ın Libya ile olan sınırındaki terör tehditlere karşı uyararak, ülkesinin bu bariz tehlikelere göz yummayacağını söyledi.
Şukri, video konferans aracılığıyla katıldığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda Libya’daki gelişmelere ve bunların Mısır’a etkilerine değindi.
Uluslararası toplumu rahatsız eden Libya çıkmazının nedeninin açık olduğunu dile getiren Şukri, Libya’nın geleceğiyle ilgili çelişkili vizyonlar ve bölgesel hegemonya özlemlerinin, uluslararası toplumun güvenli ve müreffeh bir Libya için temel atma hedefine ulaşma çabalarını karmaşıklaştırdığını öne sürdü.
Mısır’ın vizyonunun, Libya’daki durumun çözümüne yönelik her türlü çaba ve girişime verdiği destekle açık ve tutarlı olduğunu vurgulayan Şukri, Libya’daki taraflar arasında Suheyrat’tan Berline’e müzakere ve temasları kolaylaştırarak siyasi sürece dahil olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Şukri, Libya’nın batısındaki geniş bölgelerin radikaller için bir dayanak ve terör örgütleri için güvenli bir sığınak haline geldiğini savundu. Bu kötü güçlerin genellikle batı sınırlarına nüfuz ederek karanlık gölgelerini Mısır üzerinde genişletmeye çalıştıklarını söyleyen Şukri, bazen cami ve kiliselerde barışçıl bir şekilde ibadet eden onlarca kişinin hayatına kast ettiklerinin altını çizdi.
Şukri, bu sızma eylemlerinin Libya Ulusal Ordusu’nun ülkenin doğu bölgelerini koruma çabaları sayesinde önemli ölçüde azaldığını dile getirerek, devlet güvenliğinin sürdürülmesinin, düzensiz milislerin değil, silah taşıma yetkisine sahip meşru kurumların sorumluluğunda kalması gerektiğini hatırlattı.
BMGK’ya hitaben son yaptığı konuşmanın, Sirte şehrinde çalışan 21 Mısırlının 2015’te DEAŞ tarafından acımasızca öldürüldüğü zaman olduğunu hatırlatan Şukri, bu korkunç ve barbarca işlenen suçun BMGK’yı uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditlerle mücadele etmeye çağıran 2214 sayılı kararı almaya ittiğini söyledi.
Şukri, DEAŞ unsurlarının Libya’nın batısındaki bazı bölgelerde, özellikle de Sabratha şehrinde ortaya çıktığını savunarak, Libya’da terörle mücadelenin önemini vurguladı.
Mısırlı Bakan, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) günlük raporlarına göre bölgesel bir tarafın Suriye’deki radikal unsurları Libya topraklarına gönderdiğini söyleyerek, bunun Libya'daki durum daha da kötüleştiğini, Libyalıların güvenliği ve Akdeniz’in her iki yanındaki komşu ülkeler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Mısır’a yönelik bu tehlikeli tehditlere karşı uyaran Şukri, Mısır sınırına yaklaşan bu tehditlere göz yumulmayacağını bir kez daha vurguladı.
Radikal unsurlara destek verilmemesi çağrısında bulunan Şukri, bu sorunun Libya halkının geleceğini koruma çabalarının başarısı için önemli bir koşul olduğunu belirtti.
Şukri, Mısır’ın 6 Haziran 2020’de yayınlanan ‘Kahire Deklarasyonu’nda belirtildiği gibi birleşik bir Libya için siyasi bir çözümü desteklediğini ifade ederek, Mısır’ın tutumunun Berlin Zirvesi sonuçları, BMGK’nın ilgili kararları ve Arap Birliği ile Afrika Birliği’nin kararları ile tamamen tutarlı olduğunun da altını çizdi.
Bakan Şukri, bu vizyonun, Libya’da istikrarı sağlamanın yanı sıra Başkanlık Konseyi’nin yeniden oluşturulması, tüm Libyalı taraflar tarafından kabul edilen ve Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan bağımsız bir hükümetin kurulması, milislerin silahsızlandırılması, terörle mücadele, askeri tesisin birleştirilmesi ve servetin dağıtımında adaletin sağlanması için bir başlangıç ​​noktası olduğuna işaret etti.
Diğer yandan, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Libya krizine her türlü yabancı askeri müdahaleyi reddetme ve kınama konusunda tutarlı ve net bir tutumları olduğunu söyledi.
Ebu Gayt, Libyalı taraflar arasındaki düşmanlıkların derhal durdurulması, tüm yabancı kuvvetler ve paralı askerlerin Libya topraklarından çıkarılması ve güvenlik, politik ve ekonomik yollar ile ülkedeki durumun çözüme kavuşturulması için Libyalılar arasında ulusal diyaloğun yeniden başlatılması talebini yeniledi.
Arap Birliği’nden resmi bir kaynağa göre Ebu Gayt, BMGK oturumda yaptığı konuşmada, BM himayesinde Libya’da kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes anlaşmasına varmak için çabaları sürdürme ve BM Libya Destek Misyonu’nu destekleme konusundaki bağlılıklarını vurguladı.
Ebu Gayt, Berlin Konferansı sonuçlarının tüm yönleriyle uygulanmasına ilişkin verilen uluslararası taahhütlerin yenilenmesi ve bu toplantıya katılan taraflarca üzerinde anlaşmaya varılan her şeye saygı duyulması çağrısında bulundu.
Ebu Gayt, BMGK’ya üye ülkelerin, Libya’da barış ve güvenliğin tesis edilmesine yönelik tüm sorumlulukların yerine getirmesini sağlamak için birlikte hareket etmesini de talep etti.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.