Nahda Barajı müzakereleri devam ediyor

Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında anlaşmazlıklara sebep olan Nahda Barajı. (AFP)
Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında anlaşmazlıklara sebep olan Nahda Barajı. (AFP)
TT

Nahda Barajı müzakereleri devam ediyor

Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında anlaşmazlıklara sebep olan Nahda Barajı. (AFP)
Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında anlaşmazlıklara sebep olan Nahda Barajı. (AFP)

Nahda Barajı müzakereleri kapsamında oluşturulan teknik ve yasal komiteler, barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili kuralları görüşmek ve anlaşmazlık noktalarını çözüme kavuşturmak için toplantılarına devam ediyor. Dün Afrika Birliği’nin (AfB) himayesinde gerçekleştirilen toplantılara Mısır, Sudan ve Etiyopya sulama bakanlarının yanı sıra ülke temsilcileri ve gözlemcileri de katıldı.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, toplantılar sırasında esnek bir öneride bulunulduğu ve teknik ve yasal düzeylerde tartışmaların devam edeceği kaydedildi.
Son yıllarda Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında gerçekleşen müzakereler üç tarafın da üzerinde uzlaştığı herhangi bir anlaşma ile sonuçlanmadı. ABD Hazine Bakanlığı, Dünya Bankası'nın da katılımıyla Washington'da gerçekleştirilen müzakerelere arabuluculuk yapmıştı. 2019 yılının kasım ayında başlayan müzakereler, Etiyopya’nın yalnızca Mısır tarafından imzalan nihai anlaşmayı imzalamayı reddederek müzakerelerden çekilmesinin ardından son bulmuştu.
Güney Afrika’nın dönem başkanlığını yaptığı Afrika Birliği (AfB), üç taraf arasındaki müzakereler için yeni bir girişimde bulundu. Güney Afrika'nın arabuluculuğunda gerçekleştirilen müzakerelere ABD, Avrupa Birliği (AB), Güney Afrika, Afrika Birliği Ofisi ve Afrika Birliği Komisyonu’ndan temsilcilerinin ve gözlemcilerinin yanı sıra Afrika Birliği Ofisi'nden hukukçular da katıldı.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı önceki gün yaptığı açıklamada, Güney Afrika'nın müzakereler kapsamında şu ana kadar kaydedilen ilerlemelerle ilgili olarak taraflardan bir rapor hazırlamalarını talep ettiği mektubun bakanlar tarafından incelendiğini bildirdi. Açıklamada, perşembe akşamına kadar üç ülke arasında teknik veya hukuki konularda herhangi bir uzlaşmanın sağlanmadığı ve taraflar arasındaki anlaşmazlıkların devam ettiği kaydedildi.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed es-Sibai, Etiyopya'nın bazı teknik ve yasal hususlar noktasında takınmış olduğu tutumun oldukça katı olduğunu ve bu katı tutumun bir uzlaşı fırsatını önemli ölçüde azalttığını söyledi. Anlaşmazlık noktalarının çözümünde herhangi bir ilerleme kaydedilmediğine işaret eden Sibai, bu noktalar üzerinde bir anlaşmaya varılmadığı takdirde nihai bir anlaşmaya varmanın güçlüğüne dikkat çekti. Mısır’ın müzakereler sırasında esnek bir öneride bulunduğunu ifade eden Sibai, barajın dolumu ve işletilmesi dönemlerinde yaşanacak kıtlık ve kuraklık gibi meselelerin Mısır'ı meşgul eden temel noktalar olduğunu vurguladı.
Sibai sözlerine şöyle devam etti:
“Etiyopya, anlaşmazlıkların çözümü mekanizması gibi bazı yasal hususları müzakerelere dahil etmeyi reddediyor. Ayrıca işletme ve idare kurallarını, diğer ülkelerle koordinasyon sağlamadan ve sorumluluk altına girmeden tek taraflı olarak belirlemeye ve düzenlemeye çalışıyor. Sudan, bir anlaşmaya varma ve baraj güvenliği çalışmaları ile ilgili teknik konulardaki anlaşmazlıkları çözmeye istekli. Mısır ve Sudan arasında yasal konularda bir fikir birliği var.”
Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanlığı tarafından önceki akşam yapılan açıklamada, müzakerelerde hukuki açıdan bir dizi temel konunun tartışıldığı belirtildi. Bu temel noktalar arasında anlaşmaya bağlı kalma, anlaşmazlık çözme mekanizması ve bu anlaşmanın önceki su anlaşmalarıyla ilişkisi gibi hususlar mevcut. Mavi Nil'deki kalkınma projeleri ve bunun üç ülke arasındaki su kullanımıyla ilişkisiyle ilgili geniş çaplı tartışmaların yapıldığının ifade edildiği açıklamada mevcut müzakere turunun taraflar arasındaki anlaşmazlıkların aşılmasının ve bakış açılarının birbirine yakınlaştırılmasının hedeflendiği kaydedildi.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.