17 kişilik ailenin koronavirüs macerası: Tüm zamanını birlikte geçiren aile topluca hastalanınca ne yaptı?

Hindistan'da bazı hastanelerde hasta yataklarında birden fazla kişinin yatmak zorunda kaldığı aktarılmıştı (Mukul Garg)
Hindistan'da bazı hastanelerde hasta yataklarında birden fazla kişinin yatmak zorunda kaldığı aktarılmıştı (Mukul Garg)
TT

17 kişilik ailenin koronavirüs macerası: Tüm zamanını birlikte geçiren aile topluca hastalanınca ne yaptı?

Hindistan'da bazı hastanelerde hasta yataklarında birden fazla kişinin yatmak zorunda kaldığı aktarılmıştı (Mukul Garg)
Hindistan'da bazı hastanelerde hasta yataklarında birden fazla kişinin yatmak zorunda kaldığı aktarılmıştı (Mukul Garg)

Hindistan'da 17 kişilik Garg ailesinin yaşadıkları koronavirüsün nasıl deneyimlendiğine dair epey iyi bir örnek sunuyor.
The Washington Post'un haberine göre, Mukul Garg, ailesinden bir kişinin koronavirüse yakalanmasının ardından bunun yalnızca başlangıç olduğunu biliyordu.
Garg ailesi ülke genelinde ilan edilen tecrit uygulamaları sırasında haftalarca bir arada yaşayarak birlikte yemek yedi, oyunlar oynadı. 17 kişilik ailenin en küçük üyesi 3 yaşındayken, en yaşlısı da 90’ında.
33 yaşındaki Mukul, basit ama yıkıcı soruyla karşı karşıyaydı: Acaba kaç kişiyi kaybedeceklerdi?
Mukul, "Hepimizin testinin pozitif çıkacağını biliyorduk. Birisinin kurban edileceğinden emindik" dedi.
Garg ailesinin pandemiyle savaşı Hindistan’da giderek daha sık görülen hikayelerden biri. Hindistan, tüm dünyada koronavirüs vakalarının en çok görüldüğü ülkeler arasından üçüncü sıraya yükseldi ve ülkede hastanelerin bir çoğu hasta kabul edemeyecek noktaya geldi. 
Şu ana kadar 650 binden fazla vaka tespit edildi ve 19 binden fazla kişi de hayatını kaybetti.
Hindistan’da bir ailenin birçok neslinin tek bir çatı altında yaşaması hayli yaygın bir alışkanlık ve bu alışkanlık kimi kesimler tarafından kültürel bir gurur kaynağı olarak da görülüyor.
Hükümet verileri hane halklarının yüzde 42’sinin “çekirdek aile” olmadığına işaret ediyor. Böylesi bir yaşam biçimi yaşlı ve savunmasız aile üyelerini virüse maruz kalmaktan korumak isteyen genç insanlar için hayli zorlu koşullar yaratıyor. 
Ülkede koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaklaşık yarısı 60 yaşın üzerinde kişiler.
Yalnızca birkaç gün içinde Garg ailesinin 11 üyesinin koronavirüs testleri pozitif çıktı. Bunlar arasında Mukul’un 90 yaşındaki yatalak dedesi, 87 yaşındaki büyükannesi, diyabet ve tansiyon hastası 62 yaşındaki babası ve aynı hastalıklardan mustarip amcası da bulunuyordu.
Garg ailesinin hikayesi virüsün öngörülemezliğine dair epey canlı bir tablo sunuyor. Ailede bazıları belirtileri ciddi biçimde gösterirken bazıları da göstermiyordu. Bilim insanları daha önce kişileri hastalığa karşı duyarlı hale getiren faktörlerin çeşitli olabileceğini belirtmişti. Bunlar arasında kan türünü de içeren genetik faktörler yer alıyor.
Garg ailesi için bir arada yaşamak virüse karşı ailenin savunmasızlığını artırsa da güçlü olmalarını da sağlıyor.
Üç erkek kardeş ve aileleri uzun süredir bir arada yaşıyor. Geçen 9 yılda kardeşlerden her biri Delhi’nin kuzeybatısındaki binada bir dairede yaşamaya başladı.
Normal şartlar altında her aile iş, çocuk, arkadaşlar gibi faktörlere bağlı şekillenen rutinlerle meşgul oluyor.  Tecrit ilan edildikten sonra Garglar sürekli bir araya gelerek birlikte yemek yemeye ve oyun oynamaya başladı.
Ailenin tüm üyeleri virüse karşı önlem alma konusunda son derece dikkatli davranıyordu. Diğerleri evde kalırken yalnızca bir kişi erzak alışverişine çıkıyordu. Alışverişi yapan kişiyi temizleme konusunda kendi aralarında bir ritüel de geliştirdiler. Dışarı çıkan kişinin görünen vücut bölümlerinin tamamını dezenfektanla temizliyorlardı.
Nisan’da Mukul’un amcası vücudunun kırgın olduğunu hissetmeye başladı. Aile ilk başta bunun sıradan bir grip olduğunu düşündü. Birkaç gün sonra halaları da hastalandı. Ardından ailenin en yaşlı üyeleri de belirtileri göstermeye başladı.
Mukul, “Çok dikkatli davrandığımız için virüsün bize bulaşmayacağını düşünüyorduk. Fakat bir kez bulaştığında teker teker hepimizin ateşi çıktı” ifadelerini kullandı.
Mukul ailesinin koronavirüse yakalandıktan sonra yaşadığı deneyimleri blogunda yayımladı ve bu 400 binden fazla kez okundu. Doktor olan Mukul, ailesinin tedavi sürecinde çok fazla zorluklar yaşadıklarını ve pek çok kez endişeye düştüklerini belirtiyor.
Ailenin bazı üyelerine aylarca kendi odalarından çıkmayarak gönüllü tecrit uygularken bir kısmı da hastanede yoğun bakımda tedavi gördü.
Ailenin tümünün koronavirüs testleri nihayet Haziran’da negatif çıktığında yeniden bir araya gelerek birlikte vakit geçirmeye başladılar.
Ailede virüsü ilk kimin kaptığıysa belirsizliğini koruyor. 



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting