Srebrenitsa soykırımının 9 kurbanı toprağa verildi

Srebrenitsa soykırımının 9 kurbanı toprağa verildi
TT

Srebrenitsa soykırımının 9 kurbanı toprağa verildi

Srebrenitsa soykırımının 9 kurbanı toprağa verildi

Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinde 1995 yılı Temmuz ayında yaşanan soykırımda katledilen ve kimlik tespiti bu yıl yapılanlar arasında yer alan 9 soykırım kurbanı, Potoçari Şehitliği’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Bosna Hersek’te 11 Temmuz 1995’te ülkenin doğusundaki Srebrenitsa kentinin Bosnalı Sırp kuvvetleri tarafından işgaliyle yaşanan katliamın soykırımının kurbanları 25. yıl dönümünde anıldı.
Potoçari Şehitliği’nde Bosna Hersek milli marşı, soykırım kurbanlarına Fatiha okunması ve saygı duruşuyla başlayan program, dünya liderlerinden gelen mesajların okunmasıyla devam etti. Anma törenine Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Şefik Caferoviç ve konseyin Hırvat Üyesi Jelyko Komşiç’in yanı sıra Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Husein Kavazovic, Katolik ve Musevi toplumu temsilcileri ile Demokratik Eylem Partisi (SDA) Başkanı Bakir İzetbegoviç katıldı.
Korona virüse ilişkin olağanüstü durum sebebiyle daha önce törenlere katılacağını bildiren dünya genelinden çok sayıda liderin katılımı mümkün olmazken programa katılım, soykırım kurbanlarının yakınları, Bosna Hersek devlet yetkilileri, Marş Mira (Barış Yürüyüşü) katılımcıları ve az sayıda konukla sınırlı tutuldu.

“Soykırımı engelleyebilirlerdi ama yapmadılar”
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Şefik Caferoviç, anma programında yaptığı konuşmada Srebrenitsa’daki soykırımın Karaciç ve Mladiç’in ölüm mangaları ve Sırp Cumhuriyeti’ne ait ordu ve polis gücü tarafından Sırbistan’dan gelen birliklerin desteğiyle planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildiğinin açık olduğunu söyledi. Birleşmiş Milleler (BM) Güvenli Bölgesi Srebrenitsa’da Boşnaklara yönelik soykırımın 25. yıl dönümünü korona virüse bağlı özel şartlar altında gerçekleştirmek durumunda kaldıklarını ifade eden Caferoviç, “Yine de bu bizleri halkımızın tarihindeki en acı günü Bosna Hersek’te de dünyanın farklı yerlerinde de yad etmekten alıkoymadı” diye konuştu.
Soykırımın tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini söyleyen Caferoviç, “Maalesef BM dahil, dönemin dünya liderleri bunu engellemedi. Hem de Srebrenitsa’yı BM güvenli bölgesi ilan eden tasarıya rağmen bu yapılmadı. Masum erkek, çocuk, kadın, hamile ve yaşlıların vahşice öldürülmelerini engelleyecek somut adımlar atılmadı” dedi.

“Bosnalı kardeşlerimize karşı işlenen cinayetin takipçisi olacağız”
Anma törenlerine özel bir video mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ortaya çıkarılan her toplu mezarla yüreklerimiz dağlanıyor. Aradan geçen bunca zamana rağmen, hala çocuklarını arayan anneler var. Biz şehitler için ölü demiyoruz, onlar bizimle birliktedir. Bosnalı kardeşlerimize karşı işlenen cinayetin takipçisi olacağız, hak ve adalet arayışında yanınızda olacağız. Avrupalı siyasetçiler hiçbir ders çıkarmadılar" dedi.

“Ders aldığımız söylenemez”
Programa bir video mesaj gönderen ABD eski Başkanı Bill Clinton, Srebrenitsa’nın insanlığa sırt çevirmenin korkunç bedelinin rahatsız edici bir anımsatıcısı olduğunu söyledi. Dünya genelinde etnik ayrımcılık, ırkçılık ve dini aidiyet temelli çatışmaların insanlara tahammül edilemez acı ve kayıplar yaşatmaya, toplum ve ekonomileri yok etmeye devam ettiğine dikkat çeken Clinton, “25 sene sonra, birçok yerde bundan pek de ders almışız gibi görünmüyor” dedi.

“Avrupa’nın gördüğü en korkunç katliamlardan biri”
Srebrenitsa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en korkunç katliamlardan birinin yaşandığını söyleyen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Amerikan yönetiminin Bosna Hersek’teki savaşın durdurulmasında üstlendiği kilit role dikkat çekti. Pompeo, Amerikalı yetkililerin 25 yıldır soykırımın kurbanlarının hatıralarını yaşatmak ve suçluların yargılanmasını sağlamak için özverili bir çalışma gerçekleştirdiklerini kaydetti.

“Tüm Avrupalılar utanç ve öfke duymalı”
25 yıl önce Srebrenitsa’da binlerce yetişkin ve çocuk yaşta erkeğin vahşi bir şekilde öldürülerek toplu mezarlara gömüldüğünü, kadınlar ve yaşlıların ise sürgün, tecavüz ve istismara maruz bırakıldığını söyleyen Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Srebrenitsa’yı Avrupa’nın modern tarihinin en karanlık bölümlerinden biri olarak tanımladı. Charles, “Srebrenitsa’da olanlara izin verildiği için tüm Avrupalılar utanç ve öfke duymalı” diye konuştu.

“Kanada acınızı paylaşıyor”
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, tarihin böylesine karanlık bir kısmının unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Kurbanların ailelerinin yanındayız ve acılarını paylaşıyoruz. Kanada’da ve dünyanın tümündeki Boşnaklara sesleniyorum; Kanada sizin yanınızda ve acınızı paylaşıyor” dedi.

“Çok sayıda fail halen adalet karşısına çıkarılmış değil”
Srebrenitsa Soykırımı sırasında 8 binden fazla yetişkin ve çocuk yaşta Müslüman erkeğin öldürüldüğünü söyleyen İngiltere Başbakanı Boris Johnson, halen birçok ailenin sevdiklerine ne olduğunu bilmediğini ve çok sayıda failin ise adalet karşısına çıkarılmadığını söyledi. Johnson, “Aynı şekilde çok sayıda insan olanları unutmaya veya inkar etmeye hazır. Bunun olmasına müsaade edemeyiz” diye konuştu.

“Soykırımın inkarını cezalandırın”
Programda bir konuşma yapan Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, Batılı yetkilileri Srebrenitsa soykırımının inkarının cezalandırılması için adım atmaya davet etti.
Srebrenitsa anneleri olarak soykırımın faillerinin peşini bırakmayacaklarını ve bunu kendileri için bir hak ve vazife olarak gördüklerini söyleyen Subaşiç, Srebrenitsa’daki soykırımı inkar edenlerin ise bunda asla başarılı olamayacaklarını çünkü annelerin asla yorulmayacaklarını ifade etti. Barışı Uygulama Konseyi (PIC) ve Avrupa’ya Srebrenitsa soykırımını inkarını suç sayma çağrısı yapan Subaşiç, “Bunu yaparak savaş çığırtkanlarını mağlubiyete uğratacak ve bizlere bıraktığınız miras olan Dayton’ı korumuş olacaksınız” dedi.
Bu yıl toprağa verilen şehitlerin isimleri, Salko İbişeviç (1972-1995), Hasan Peziç (1925-1995), Sead Hasanoviç (1971-1995), Aliya Sulyiç (1969-1995), Hasib Hasanoviç (1970-1995), Zuhdiya Avdagiç (1947-1995), Bayro Salihoviç (1943-1995), İbrahim Zukanoviç (1941-1995), Kemal Musiç (1968-1995) olarak açıklandı. Bu yıl toprağa verilenlerle birlikte Potoçari Şehitliği’ne defnedilen soykırım kurbanlarının sayısı 6 bin 652'ye yükseldi. Her yıl yeni toplu mezarların bulunduğu Bosna Hersek'te soykırım ve katliamlarda hayatını kaybeden binlerce kişinin kimliği tespit edilmeyi bekliyor.



İran, Netanyahu’nun Washington ziyaretinden önce diplomatik çabalar üzerinde ‘yıkıcı etkiler’ olacağı konusunda uyarıda bulundu

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
TT

İran, Netanyahu’nun Washington ziyaretinden önce diplomatik çabalar üzerinde ‘yıkıcı etkiler’ olacağı konusunda uyarıda bulundu

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin Umman’a ulaşmasının ardından Tahran, diplomatik çabalara yönelik ‘yıkıcı baskı ve etkiler’ konusunda uyarıda bulundu. Bu uyarı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD-İran müzakerelerine odaklanması beklenen görüşmeler için Washington’a yapacağı ziyaretten hemen önce geldi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bugün düzenlenen haftalık basın toplantısında, “Görüşme yaptığımız taraf ABD’dir ve bölgeyi olumsuz etkileyen yıkıcı baskılardan bağımsız hareket etme kararı onlara aittir… Siyonist rejim, bölgede barışa yol açacak herhangi bir diplomatik girişimi sürekli olarak engellemeye çalıştı” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, ülkesinin ABD ile yürüttüğü müzakerelerde hızlı bir sonuca ulaşmayı hedeflediğini ve gecikmeye gitmek istemediğini belirtti.

Bekayi, geçtiğimiz hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin karşı tarafın ‘ciddiyetini’ ölçmek için gerçekleştirildiğini aktarırken, mevcut müzakerelerin ne kadar süreceği veya ne zaman sonuçlanacağının öngörülemediğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığına göre Laricani’nin Maskat’ta Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile bir araya gelmesi bekleniyor.

Laricani dün yaptığı açıklamada, ziyaretin bölgesel ve uluslararası son gelişmeler ile İran-Umman ekonomik iş birliğini ele alacağını söyledi.

Ziyaret, Washington ile Tahran arasında birkaç gün önce yapılan ve ABD’nin güç kullanma ihtimalini gündeme getirdiği müzakerelerin ardından gerçekleşiyor.

Tahran, görüşmelerin yalnızca nükleer programıyla sınırlı olmasını, füze programı gibi diğer konuların tartışılmamasını istiyor.

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Bakan Bedr Abdulati’nin İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldığını bildirdi.

Açıklamada, Arakçi’nin Abdulati’yi yakın zamanda Umman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ABD-İran müzakerelerinin gelişmeleri hakkında bilgilendirdiği belirtildi. Görüşmede Abdulati, ülkesinin bu müzakerelere ve gerilimi azaltmaya yönelik tüm çabalara tam destek verdiğini ifade etti.

Açıklamaya göre Abdulati, ABD ve İran arasındaki müzakere sürecinin barışçıl ve uzlaşmacı bir çözüme ulaşana kadar sürdürülmesinin önemini vurguladı. Ayrıca, bu hassas dönemde ortaya çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlığın aşılması gerektiğini belirterek, bölgedeki gerilimi önlemenin en temel yolunun diyalog olduğunu kaydetti.


Birleşmiş Milletler, ABD'nin aidatlarını ne zaman ödeyeceğine dair açıklama talep ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler, ABD'nin aidatlarını ne zaman ödeyeceğine dair açıklama talep ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, Washington'ın geçen hafta birkaç hafta içinde ilk ödemeyi yapacağına dair verdiği sözün ardından, Amerika Birleşik Devletleri'nin ödenmemiş bütçe borçlarını ne zaman ödeyeceğine dair ayrıntıları beklediğini belirtti.

BM sözcüsü Stéphane Dujarric basın toplantısında, “Verileri gördük ve açıkçası, Genel Sekreter bu konu hakkında bir süredir Büyükelçi (Mike) Walts ile temas halinde” dedi. “Bütçe Kontrol Birimimiz Amerika Birleşik Devletleri ile temas halinde ve bazı göstergeler sağlandı. Ödemenin kesin tarihini ve taksitlerin büyüklüğünü öğrenmeyi bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Genel Sekreteri António Guterres, 28 Ocak'ta üye devletlere yazdığı bir mektupta, 193 üyeli örgütün aidatların ödenmemesi nedeniyle “yaklaşan mali çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, örgütün mali durumu hakkında uyarıda bulundu.

cvfthyj
ABD Başkanı Donald Trump, New York'taki Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşmanın ardından eliyle jest yapıyor (AFP)

Başkan Donald Trump döneminde Washington, Birleşmiş Milletler'in sistemlerini reforme etmesini ve bütçesini azaltmasını talep ederek birçok cephede çok taraflılıktan çekildi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Waltz cuma günü verdiği demeçte, "Çok yakında kesinlikle bir ilk ödeme göreceksiniz" dedi. "Yıllık aidatlarımızın önemli bir ilk ödemesi olacak... Nihai miktarın henüz belirlendiğini sanmıyorum, ancak birkaç hafta içinde belli olacak" ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, ABD'nin uluslararası örgütün bütçesine ödenmesi gereken aidatların %95'inden fazlasından sorumlu olduğunu söylüyor. Şubat ayı itibarıyla Washington'ın 2,19 milyar dolar borcu bulunuyordu; buna ilave olarak mevcut ve geçmiş barış koruma misyonları için 2,4 milyar dolar ve BM mahkemeleri için 43,6 milyon dolar daha ödenmesi gerekiyordu.

BM yetkilileri, ABD'nin geçen yılki düzenli bütçe için aidatlarını ödemediğini, bu nedenle 827 milyon dolar, cari yıl için ise 767 milyon dolar borcu olduğunu, geri kalanının ise önceki yıllardan kalan borçlardan oluştuğunu ifade etti.


ABD Adalet Bakanlığı, Kongre üyelerinin Epstein'e ait sansürsüz dosyaları incelemesine izin veriyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein davasına ait belgelerden görüntüler (AFP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein davasına ait belgelerden görüntüler (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı, Kongre üyelerinin Epstein'e ait sansürsüz dosyaları incelemesine izin veriyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein davasına ait belgelerden görüntüler (AFP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein davasına ait belgelerden görüntüler (AFP)

ABD Adalet Bakanlığı, bazı milletvekillerinin yayınlanan belgelerdeki belirli isimlerin sansürlenmesinden duydukları endişeyi dile getirmelerinin ardından, dün Kongre üyelerinin Jeffrey Epstein davasıyla ilgili sansürsüz dosyaları incelemesine izin verdi.

AFP’nin haberine göre kasım ayında Kongre tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen Epstein Şeffaflık Yasası, Adalet Bakanlığı'nın hüküm giymiş cinsel suçluya ilişkin elinde bulunan tüm belgeleri yayınlamasını gerektiriyor.

Yasa, FBI'a göre sayısı bini aşan Epstein kurbanlarının kimliklerini ortaya çıkarabilecek isimlerin veya diğer kişisel bilgilerin gizli tutulmasını gerektiriyor.

Ancak yasa, "herhangi bir hükümet yetkilisi, kamu figürü veya önde gelen yabancı şahsiyet de dahil olmak üzere, hiçbir kaydın utanç, itibar kaybı veya siyasi hassasiyet gerekçesiyle gizlenemeyeceğini, geciktirilemeyeceğini veya sansürlenemeyeceğini" öngörüyor.

Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, üç milyondan fazla belgede yapılan bazı sansürlemeleri sorgulayan milletvekilleri arasında yer alıyor.

Khanna, Facebook sayfasında örnekler paylaştı; bunlar arasında Epstein'e 17 Ocak 2013 tarihli anonim bir e-posta da bulunuyor: "Yeni Brezilyalı, çekici ve güzel, 9 yaşında."

11 Mart tarihli bir diğer mesajın göndericisinin kimliği de gizli tutuldu. Mesajda şu ifadeler yer alıyordu: “Güzel bir akşam için teşekkürler. Küçük kızınız biraz yaramazlık yapmış.”

Khanna, bu mesajların göndericilerinin ifşa edilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Şöyle devam etti: “Bu güçlü adamların itibarlarını örtbas etmek, Epstein'ın şeffaflık yasasının açık ihlalidir.”

İş adamları, politikacılar, ünlüler ve akademisyenlerle bağlantıları olan Epstein, cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken, 2019'da New York'taki hapishane hücresinde ölü bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Epstein'ın eski kız arkadaşı Gishlaine Maxwell, davasıyla ilgili bir suçtan hüküm giyen tek kişi.

20 yıllık hapis cezasını çekmekte olan Maxwell, pazartesi günü, Temsilciler Meclisi komitesinin sorularını yanıtlamayı reddetti.

Avukatı, Başkan Donald Trump'tan başkanlık affı alması halinde yanıt vereceğini söyledi. Trump, Epstein'ın dosyalarının yayınlanmasını aylarca engellemeye çalıştı, ancak daha sonra Cumhuriyetçi milletvekillerinin baskısına boyun eğdi.