Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Duda!

Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Andrzej Duda oldu
Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Andrzej Duda oldu
TT

Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Duda!

Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Andrzej Duda oldu
Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Andrzej Duda oldu

Polonya'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu tamamlandı. Devlet Seçim Komisyonu'nun (Panstwowa Komisja Wyborcza) bu sabah düzenlediği basın toplantısına göre, Andrzej Duda yüzde 51. 21 oy alırken, rakibi Rafal Trzaskowski ise yüzde 48.79 oy aldı. Duda dün akşam sandık çıkış anketlerinin hemen ardından yaptığı konuşmada zaferini ilan ederken, sandığa giden vatandaşlara teşekkür etti. Resmi sonuçların ise 14 Temmuz Salı günü açıklanması bekleniyor.
Polonya'da ikinci turu yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini mevcut Cumhurbaşkanı Andrzej Duda kazandı. Yerel saatle 07:00 ile 21:00 arasında gerçekleştirilen oy verme işleminin ardından açıklanan ilk anket çıkış sonuçlarına göre, mevcut Cumhurbaşkanı Andrzej Duda yüzde 50,4 oy alırken, Varşova Belediye Başkanı Rafal Trzaskowski'nin ise yüzde 49.6 oy aldığı belirtildi. Söz konusu rakamlar üzerine hükümet üyeleri ile Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) mensuplarının katılımıyla küçük bir kutlama düzenleyen Andrzej Duda burada yaptığı konuşmada zaferini ilan etti. "Yüzde 68,12 katılımın olduğu seçimi kazanmak benim için büyük mutluluk. Sandığa giden herkese tüm kalbimle teşekkür ederim. Böylesi bir katılım demokrasimizin karnesi, demokrasimizin kanıtı" şeklinde konuşan Duda ilk hedefleri arasında Polonya'yı korona virüsün yol açtığı krizden çıkarmak, Polonyalıların krizi en az kayıpla atlamasını sağlamak olduğunu söyledi. Ancak iki aday arasındaki oy farkının çok az olması, oy sayım işleminin halen devam etmesi ve hatta bazı yerlerde halen oy verme işleminin sürmesi dolayısıyla anket firmaları ilk saatlerde yaptıkları açıklamalarda söz konusu sonuçların her iki aday lehine yüzde 2, gece yarısından sonraki açıklamalarda yüzde 1 oranında değişebileceğini belirtti.
Nitekim ilk sonuçların ardından seçmenleriyle bir araya gelen Varşova Belediye Başkanı Rafal Trzaskowski ise sayım işleminin devam ettiğini, kazanacaklarına olan inancının tam olduğunu söyledi. Trzaskowski, "Eminim ki bizleri kimse yenemeyecek, bu seçimler sayesinde toplum olarak uyanmayı başardık, milyonlar bir araya gelerek aramızda bağ kurduk. Kazanacağımızdan eminim, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Sizlere söz veriyorum ki yarın bir başka Polonya'ya uyanacağız, yeniden birlik ve beraberliğin olduğu bir Polonya'ya" şeklinde konuştu.

Basın toplantısı iptal edildi
Öte yandan gece boyunca oy sayım işleminin devam ettiği ülkede yine sandık çıkış anketlerine göre Duda'nın oyları yüzde 51'e yükselirken, Trzaskowski'nin oyları yüzde 49'a geriledi. İki aday arasındaki oy farkının kıl payı olması ve oy sayım işleminin devam etmesi üzerine Devlet Seçim Komisyonu gece yarısı yaptığı açıklamada 13 Temmuz Pazartesi günü düzenleyeceği tüm basın toplantılarını iptal ettiğini, sayım işlemi tamamıyla bitene kadar sonuçları vermeyeceklerini bildirdi. Ancak sabah saatlerinde Devlet Seçim Komisyonu, oy sayım işleminin yüzde 99,97 oranında tamamlandığını belirterek Türkiye saatiyle 09:00'da basın toplantısı düzenledi. Komisyon Başkanı Sylwester Marciniak toplantıda yaptığı açıklamada seçimlerde mevcut Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın yüzde 51,21, Rafal Trzaskowski'nin ise yüzde 48,79 oranında oy aldıklarını açıkladı. Yurtdışındaki 10 bölgeden henüz sonuçların gelmediğini ifade eden Marciniak, "Şimdiye kadar oyların yüzde 99,97'si elimize ulaştı. Geri kalan oyların tam olarak ne zaman geleceğini söylememiz şimdilik mümkün değil. Ancak söz konusu oyların şu an elimizde bulunan sonuçlara anlamlı bir etkisi olmayacaktır" şeklinde konuştu.
İki aday arasındaki yarış ülkedeki siyasi dengeler için de büyük önem taşımaktaydı. İktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) desteklediği Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ilk turda 43.5 oranında oy alırken, Yurttaş Platformu'nun (Koalicja Obywatelska) adayı Rafal Trzaskowski ise yüzde 30.46 oranında oy almıştı. Ancak ilk turda yüzde 13.3 oranında oy alan bağımsız aday, gazeteci Szymon Holownia, sol partilerin adayı 2.22 oranında oy alan Robert Biedron ve 2,36 oranında oy alan Polonya Halk Cephesi'nin (PSL) adayı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz'in de Duda karşısında Trzaskowski'yi destekleyeceklerini açıklamalarıyla söz konusu iki aday arasındaki fark minimal düzeye inmişti. Nitekim anketlerde iki isim arasındaki farkı yüzde 0,5 ile 1,5 olarak çıkarken, iki adayın da zaferi göğüsleme şansının yüksek olduğu belirtilmişti. Cumhurbaşkanlığı koltuğu için verilen kıyasıya mücadele yaklaşık 5 yıldır oldukça kutuplaşmış Polonya toplumu için olduğu kadar, ülkedeki mevcut siyasal iktidar için de büyük önem taşımakta. 5 yıl önce PiS'in adayı olarak Cumhurbaşkanı seçilen Andrzej Duda toplumun milliyetçi, muhafazakar duygularına hitap ederken, demeçleriyle bir çok kez AB kurumlarıyla karşı karşıya gelmişti. Seçim kampanyası boyunca Hristiyanlık değerlerini, aile kavramını öne çıkaran Andrzej Duda, LGBT bireylerini insan değil, ideoloji olarak nitelemişti. Diğer aday Rafal Trzaskowski ise seçmenlere her din, dil, ırk ve cinsel yönelimden insana açık bir Polonya vaad ederken, son yıllarda özellikle yargı alanında yapılan reformlar nedeniyle ülkesiyle AB kurumları arasında oluşan çatlağı gidereceğini dile getirmişti.
Öte yandan bazı kesimler Andrzej Duda'nın esasında PiS Genel Başkanı Jaroslaw Kaczynski tarafından yönetildiğini ileri sürerken, Duda'nın görev süresi boyunca parlamentoda çoğunlukta bulunan PiS tarafından çıkarılan yasaların neredeyse tamamını onaylaması ise çoğu kez yine bu kesimlerce onun iktidar partisinin noteri olduğu şeklinde yorumlanmıştı. Seçimlerde Duda'nın olası galibiyeti geçtiğimiz sonbaharda art arda ikinci kez iktidara gelen PiS hükümetinin icraatlarının devamı anlamına gelecekken, Trzaskowski'nin olası zaferi ise cumhurbaşkanının parlamentodan gelen yasaları tümüyle veto etme yetkisi nedeniyle PiS hükümetinin icraatlarının sonunu getireceği şeklinde yorumlanmıştı.

Seçimlere korona virüs ertelemesi
İlk turu 10 Mayıs'ta yapılması gereken cumhurbaşkanlığı seçimleri korona virüs salgını nedeniyle 28 Haziran'a ertelenmişti. Bu süreçte parlamento, salgın nedeniyle sandığa gitmeye çekinen vatandaşların mektupla oy kullanabilmeleri için yasa çıkarmıştı. 30 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede yüzde 62.9 oranında katılımın olduğu seçimlerin ilk turunda vatandaşlar mektup ve geleneksel yolla oy kullanmış, görevliler de maske ve eldiven takarak sandık başında görev yapmıştı.



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.