Dünya genelindeki kurumsal borç 2020 sonunda bir trilyon dolar artabilir

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre Volkswagen 192 milyar dolarla dünyanın en borçlu şirketlerinin başında geliyor. (Reuters)
Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre Volkswagen 192 milyar dolarla dünyanın en borçlu şirketlerinin başında geliyor. (Reuters)
TT

Dünya genelindeki kurumsal borç 2020 sonunda bir trilyon dolar artabilir

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre Volkswagen 192 milyar dolarla dünyanın en borçlu şirketlerinin başında geliyor. (Reuters)
Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre Volkswagen 192 milyar dolarla dünyanın en borçlu şirketlerinin başında geliyor. (Reuters)

Uluslararası alanın en büyük 900 şirketine ilişkin yapılan yakın tarihli bir araştırma, dünya genelindeki şirketlerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını karşısında finansal destek bulmaya çalıştığı 2020 yılında, yaklaşık bir trilyon dolarlık yeni bir borç yükü altına gireceklerini ortaya koydu.
Dünya genelindeki kurumsal borç bu yıl yüzde 12 gibi daha önce eşi benzeri görülmemiş bir artışla 9,3 trilyon dolara yükselecek. Bu durum, dünyanın en ağır borç yükünü taşıyan şirketlerin borçlarının orta büyüklükteki birçok ülkenin borçlarıyla aynı seviyede birikmesinin ardından ortaya çıktı.
Geçen yıl birleşme ve devralmalar ile hisse alımları ve temettüleri finanse etmek için yapılan kurumsal borçlanma anlaşmaları nedeniyle borç seviyesinde yüzde 8 oranında sert bir artış görüldü. Ancak bu yılki sıçrama, koronavirüs salgınında kârların tükenmesi çerçevesinde likiditenin korunması gibi tamamen farklı bir nedene dayanıyor.
Araştırmayı yapan Janus Henderson şirketinden portfolyo yöneticisi Seth Meyer değerlendirmesinde “Kovid-19 her şeyi değiştirdi. Şu anda amaç sermayeyi korumak ve güçlü bir bilanço oluşturmak” ifadelerini kullandı.
Şirketler, Ocak-Mayıs döneminde tahvil piyasalarından 384 milyar dolar borçlandılar. Meyer’in tahminlerine göre son haftalarda kredi notu düşük olan şirketler tarafından borç ihracında yeni bir rekor kırıldı.
Geçen mart ayında kredi piyasası en güvenilir şirketler dışındaki herkese kapılarını kapattı. Ancak ABD Merkez Bankası (FED), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi merkez bankalarından tarafından şirket tahvili satın alımları için acil durum programları başlatılmasıyla kapanan kapılar yeniden açıldı.
Janus Henderson’ın raporu, şirketlerin borcundaki artışın koronavirüs krizinin patlak vermesinden çok daha önce başladığına, çünkü küresel kurumsal borcun net hacminin geçen yıl son beş yılın en büyük artışıyla iki katına çıkarak 625 milyar dolar arttığına işaret edildi. Raporda, kurumsal borçlanma olgusunun, dünya genelinde büyük merkez bankaları tarafından benimsenen parasal teşvik paketleri aracılığıyla düşük faiz oranları ve kredi kullanılabilirliği ile son yıllarda büyük bir ivme kazandığına dikkat çekildi.
Ne var ki yeni borç endeksinin kapsadığı şirketler, 2014 yılına kıyasla yüzde 40 daha fazla. Şirketlerin borç oranı, kâr oranına büyük bir fark atmış durumda. Aynı 900 şirketin vergi öncesi kâr oranı yüzde 9,1 artışla 2,3 trilyon dolara yükseldi.
Borçların hissedarlar tarafından sağlanan finansmandaki hacmi ise 2019 yılında eşi benzeri görülmemiş şekilde yüzde 59’a yükselirken borç hizmetine ayrılan kâr oranı da yeni bir rekor seviyeye ulaştı.
Diğer yandan ABD'li şirketler, 3,9 trilyon dolara yakın bir borçla dünyadaki kurumsal borcun neredeyse yarısına sahip olurken büyük bir birleşme ve devralma dalgasının yaşandığı İsviçre dışındaki büyük ekonomilere kıyasla son beş yıldaki en hızlı borç artışı kaydedildi.
Almanya ise 762 milyar dolarla şirket borçlarında ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca Alman şirketler arasında Volkswagen, 192 milyar dolar ile dünyanın en borçlu şirketlerinden biri oldu. Şirket, bu borç ile neredeyse Macaristan ve Güney Afrika gibi ülkelerin borçlarına yaklaşıyor. Ancak şirketin bu büyük borcu otomobil finansman biriminden kaynaklanıyor.
Buna karşın endeksteki şirketlerin dörtte birinin ise hiç borcu yok. Bazılarının ise çok büyük nakit rezervleri bulunuyor. Bu rezervlerin en büyüğü ise 104 milyar dolar ile Google'ın sahibi Alphabet şirketine ait.
Kredi piyasalarının halen salgın öncesi duruma dönüşten uzak olduğunu belirten Meyer, “Tüm bunlar, iki ay önce düşündüğümüzden daha zor beklentilere yol açıyor” dedi.



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…