Kaliforniya’da kısıtlamalar yeniden getiriliyor

Kaliforniya hastanesinden hemşire (Reuters)
Kaliforniya hastanesinden hemşire (Reuters)
TT

Kaliforniya’da kısıtlamalar yeniden getiriliyor

Kaliforniya hastanesinden hemşire (Reuters)
Kaliforniya hastanesinden hemşire (Reuters)

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde yeni tip koronavirüs vaka sayısının artmasıyla sıkı önlemler yeniden devreye sokuluyor.
Geçtiğimiz Aralık ayında Çin’de patlak veren ve hızla tüm dünyaya yayılan virüs sebebiyle 569 bin 879 kişi hayatını kaybederken, 13 milyonu aşkın kişiye ise virüs bulaştı.
John Hopkins Üniversitesi’ne göre, son 24 saatte ABD’de 59 bin 222 vaka görülürken toplam vaka sayısı 3 milyonu aştı.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Pazartesi günü yaptığı açıklamada barların, sinemaların ve müzelerin yeniden kapatılacağını, restoranların da kapalı bölümlerine müşteri alınmayacağını duyurdu.
Diğer yandan, İngiltere'de sağlık uzmanları, yen tip koronavirüs salgınında kışın yaşanacak ikinci dalganın ilkinden daha büyük olabileceğini ve 120 bin kişinin daha ölebileceği öngörüsünde bulunuldu.
Southampton Üniversitesi Hastanesi'nden Prof. Stephen Holgate, insanların kışın kapalı ortamda kalmasıyla birlikte birbirleriyle daha fazla zaman geçirecekleri ve bu durumun virüsün daha hızlı yayılmasına sebep olabileceğini söyledi.
Holgate açıklamasında, “Bu bir tahmin değil, bir olasılık" diyerek ikinci bir dalganın yaşanmasıyla ölüm oranlarının yükselebileceğini ancak hemen önlem alınırsa riskin azaltılabileceğini bildirdi.
İngiltere’de koronavirüs sebebiyle şimdiye dek 45 bini aşkın kişi yaşamını yitirdi.
Tıp Bilimleri Akademisi, virüs salgınının nasıl gelişeceği konusunda 'önemli derecede belirsizlik' olduğunu açıkladı.
Kolombiya'nın başkenti olan Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, salgının hızla yayılmasının endişe verici olduğunu söyledi.
Kolombiya’da Bogota ve Medellin’de dünden bu yana 3,5 milyon kişiye sıkı önemler uygulanıyor. Kolombiya, Latin Amerika'da Brezilya, Meksika, Peru ve Şili'den sonra meydana gelen vaka ve ölüm sayısı açısından salgından en fazla etkilenen beşinci ülke.
Türkmenistan’dan iki yetkili ise, dünyanın en kapalı bölgelerinden biri olan ülkenin hâlâ salgından etkilenmediğini ifade ederken, bölge sakinlerinin 'toza' karşı maske takmalarını ve sosyal mesafe kurallarına saygı göstermelerini tavsiye etti.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün yaptığı açıklamada tüm ülkelerin, temel sağlık önlemlerine uymaması halinde koronavirüs (Kovid-19) salgınının daha da kötüleşeceğini duyurdu. WHO Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus örgütün Cenevre’deki merkezinde video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:
“Açık sözlü biri olmama izin verin… Çok fazla ülke yanlış istikamette gidiyor ve virüs hala bir numaralı halk düşmanı olmaya devam ediyor. Eğer temel önlemler izlenmezse bu salgının gittiği tek yol kötünün daha da kötüye dönüşmesi. Ancak bu şekilde olması gerekmiyor. Size karşı açık olmak istiyorum: Yakın gelecekte normal duruma dönüş olmayacak.”
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre, salgın, geçtiğimiz yıl yaklaşık 690 milyon insanı etkileyen açlık sorununu şiddetlendirdiği ve bu durum dünya nüfusunun yüzde 8,9'una denk geldiği kaydedildi.
FAO'nun politika analisti Thebo Mia konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu eğilim devam ederse, 2030 yılına kadar bu sayının dünya çapında 840 milyon kişiyi aşacağı tahmin ediliyor. Bu, 2015'te BM tarafından belirlenen 2030 yılına kadar açlığı sona erdirme hedefinin doğru yolda olmadığı anlamına gelir” dedi.
Diğer yandan Kaliforniya'da gevşetilen korona önlemleri geri geldi. Yükselişe geçen vaka sayıları nedeniyle eyalette bar, restoran ve müze gibi kalabalıkların oluştuğu yerler yeniden kapatıldı. Alınan kararlarda özellikle Los Angeles olmak üzere salgından etkilenen illerin çoğunluğunda spor salonları, kiliseler ve kuaförlerin de kapatılmasına karar verildi.
Los Angeles’ta 600 bin öğrencinin Ağustos ayının ortasına kadar derslerine geri döneceği, ancak salgın durumu nedeniyle online derslere devam edileceği kaydedildi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe