Ağır kayıplar veren Husiler, Marib’e yığınak yapmaya çalışıyor

Ağır kayıplar veren Husiler, Marib’e yığınak yapmaya çalışıyor
TT

Ağır kayıplar veren Husiler, Marib’e yığınak yapmaya çalışıyor

Ağır kayıplar veren Husiler, Marib’e yığınak yapmaya çalışıyor

Husi milisler, Yemen ordusu ve Koalisyon kuvvetleriyle girdiği çatışmalarda darbe almaya devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın Yemen askeri kaynaklarından edindiği bilgiye Husiler söz konusu darbeleri ve kayıplarını telafi etmek için yüzlerce örgüt üyesini Marib vilayetine yığmaya başladı.
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani tarafından yapılan açıklamada, Husilerin Marib’e yaptığı yığınak ve İran yanlısı grubun liderlerinin Marib şehrinin eteklerinde oldukları iddialarının meşru hükümet tarafından ‘alay edilerek’ karşılandığı bilgisine yer verildi.
Yemen’in batı sahilindeki Koalisyon Kuvvetleri’nden medya kaynakları, Hudeyde şehrinin doğu mahallelerinde Koalisyon Kuvvetleri’yle Husi milisler arasındaki çatışma hattının genişlediğini doğruladı.
Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, Husilerin lideri Ebu Ali el-Hâkim’in Marib şehriyle ilgili açıklamalarının terörist grubun hezimetini örtbas etmeye yönelik sefil bir girişim olduğunu belirtti. Söz konusu açıklamanın, Marib şehrine yönelik beş yılı aşkın süredir devam eden ve herhangi bir zafer ya da nüfuz elde edemeden birçok insanın ölümüne ve malların telef edilmesine yol açan acımasız Husi saldırılarının ağır faturası olduğunu söyledi.
İryani, Saba ajansı tarafından nakledilen açıklamasında, Husi milislerin güçlerinin zirvesindeyken başarısız olduklarını, insan kaynakları, teçhizat, hile, oyun, kuşatmayı yarma ve Marib kabilelerini etkisiz hale getirmek için kendilerine çekme girişimlerinin de başarısız olacağını vurguladı. Söz konusu başarısızlığın ardında, İran rejiminin emellerine hizmet etmek için kendilerinin ölüme itildiğini ve bölgede yıkıcı amaçlar için askere almanın basit bir aldatmaca olduğunun kabileler tarafından anlaşılması ve verilen desteğin çekilmesinin bulunduğunu belirtti.
İryani sözlerini şöyle sürdürdü:
“Marib’in iyi olacağını garanti ediyorum. Kahraman askerimiz, onurlu Marib kabileleri ve onlarla birlikte olan tüm sadık dostların kararlılığı ve fedakarlıkları sayesinde herhangi bir ilerleme kaydedemeyen Husi saldırganlığına karşı en iyi şekilde mücadele veriyor. Milislerin şehre olan en yakın noktası 100 km uzaklıkta bulunuyor. Dört yıldan bu yana herhangi bir ilerleme kaydedemedikleri Sirvah cephesindeki mesafe de 40 km uzaklıktadır.”
Sahadaki resmi kaynaklar, Sirvah cephesinde onlarca terörist Husi militanın öldürüldüğünü ve yaralandığını bildirdi. Ayrıca Yemen ordusunun Sirvah cephesindeki ordu mevzilerine sızma girişimlerine karşılık vererek milislerin yoğunlaştığı bölgelere yönelik saldırı başlattığını belirtti.
Cevf Eyaleti’nden askeri kaynaklar da eyaletin muhtelif yerlerinde Yemen ordusuyla Husi milisler arasında çatışmalar yaşandığını, çok sayıda Husi milisin hayatını kaybettiğini ve yaralılar olduğunu aktardı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, Husi milislerin Pazartesi günü Sanaa vilayetinin doğusundaki Nahham ilçesinin Salb cephesinde çok sayıda unsur ve teçhizat kaybettiği bilgisini paylaştı.
Medya Merkezi’nin sahadaki kaynaklar duruma dair şunları aktardı:
“Yemen Ordusu’na ait topçular, Salb Cephesi’nin etrafındaki Husi mekanizmalarını hedef alarak tamamen imha etti. Diğer yandan Koalisyon Kuvvetleri, Sanaa’nın iç kesimlerinden gelen takviye birlikler ve mühimmat taşıyan bir aracı ve içindekileri etkisiz hale getirerek araçtaki tüm unsuları öldürdü.”
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Koalisyon Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı başka bir saldırıda Nehham ilçesindeki Husilere ait bir silah deposunu vurdu.
Devler Tugayı Medya Merkezi, Koalisyon Kuvvetleri’nin Yemen’in batısındaki Hudeyde’de BM’nin ateşkes şartlarını ihlal etmeleri nedeniyle Husi milislere yönelik operasyon gerçekleştirdiği bilgisini verdi.
Medya merkezinin Koalisyon Kuvvetleri kaynaklarından edindiği bilgiye göre Koalisyon Kuvvetleri, Salih şehri ve 7 Temmuz Mahallesi’nde 16 km uzunluğundaki ön temas hattını yarmaya çalışan Husi milislerle şiddetli çatışmalara girdi. Çatışmalar Hudeyde şehrinin doğusundaki 7 Temmuz Mahallesi’nde, Sanaa ve Hamsin caddelerindeki tüm temas hatları boyunca devam etti.
Kaynaklar, Koalisyon Kuvvetleri’nin Husi milislere ağır darbeler vurduğunu, milislerin asker ve teçhizat bakımından ağır kayıp verdiğini doğruladı.
Koalisyon Kuvvetleri askeri medya organlarının paylaştığı bilgiye göre Husi milisler salı günü Hudeyde’nin güneyindeki Beyt el-Fakih ilçesine bağlı el-Cah bölgesindeki köyler, tarlalar ve buralardaki vatandaşların üzerine ateş açtı.
Söz konusu kaynaklar, Husi saldırılarının köylülere yönelik saldırılarının korku ve paniğe yol açması sebebiyle çiftçilerin tarım alanlarındaki çalışmalarının aksadığını kaydetti.
Diğer yandan Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından finanse edilen Yemen’deki Mayın Temizleme Projesi (MASAM) ekibinden yapılan açıklamada, 2020 yılı Temmuz ayının ikinci haftasında, proje kapsamında 41 mayın ve 686 adet patlamaya hazır düzeneğin başarılı bir şekilde imha edildiği bilgisi verildi.
MASAM Projesi yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre projenin başlangıcından bu yana Husi milisler tarafından Yemen’deki arazilere, okullara ve evlere döşenen ve farklı teknik ve yöntemlerle kamufle edilen toplamda 173 bin 837 mayın söküldü. Husiler tarafından döşenen mayınlar, çok sayıda çocuk, kadın ve yaşlının ölümüne, bazılarının da ciddi şekilde yaralanmasına yol açtı.



"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.


Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
TT

Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)

Husi grubu, birkaç gündür Yemen'deki Haşid aşiretinin en önde gelen şeyhlerinden biri olan aşiret lideri Himyar el-Ahmar’ın, Husi kontrolündeki başkent Sana'nın kuzeyindeki el-Hesebe mahallesindeki evine güvenlik kuşatması uyguluyor. Bu hareket, aşiret ve siyasi çevrelerde geniş çaplı kınamalara yol açtı.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Husi lideri Yusuf el-Madani'nin birkaç gün önce el-Ahmar’ın evinin etrafına sıkı bir güvenlik kordonu kurulması emrini verdiğini söyledi. Maskeli silahlı kişiler zırhlı araçlar ve askeri kamyonlarla eve giden sokaklara konuşlandırıldı ve giriş çıkışları kısıtlamak için kontrol noktaları kuruldu.

Kaynaklara göre, grubun uyguladığı prosedürler arasında Haşid kabilesi ve diğer kabilelerden şeyhler de dahil olmak üzere ziyaretçilerin kimliklerinin kontrol edilmesi ve bazılarının eve girmesinin engellenmesi, diğer ziyaretçilerin ise bir daha el-Ahmer'i ziyaret etmeyeceklerine dair taahhüt imzalamaya zorlanması yer alıyordu. Bu durum, grubun kontrolü altındaki bölgelerde kabile şeyhlerine karşı dikkat çekici bir tırmanış anlamına geliyor.

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Sana'a'nın kuzeyindeki el-Ahmar’ın evinin yakınlarında yaşayanlar, Şarku’l Avsat'a verdikleri demeçte, mahallede alışılmadık güvenlik takviyelerinin yaşandığını, bunun günlük hayatı etkilediğini ve özellikle artan halk hoşnutsuzluğu doğrultusunda durumun aşiret çatışmalarına dönüşmesi konusunda ciddi endişeler doğurduğunu söylediler.

Bölge sakinleri ayrıca, "provokatif" olarak nitelendirdikleri bu hamlenin, özellikle kuşatma uzarsa veya hedef alınan kişilerin sayısı artarsa, kabileler arasındaki gerilimleri daha da artıracağından endişe ediyorlar.

Boyun eğdirme mesajları

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'in siyasi sahnesindeki en büyük ve en etkili kabilelerden biri olan Haşid kabilesinin en önde gelen sosyal figürlerinden biridir. Gözlemciler, bu statüdeki bir kabile figürünü hedef almanın, acil güvenlik endişelerinin ötesine geçen siyasi bir mesaj olarak görülebileceğini değerlendiriyor.

Amran, Sana ve çevresindeki kırsal kesimden aşiret liderleri, Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Husilerin aldığı önlemlerden duydukları derin memnuniyetsizliği dile getirerek, aşiret önderlerine yönelik devam eden tacizin yerleşik toplumsal normların ihlali ve kuzeydeki aşiretler arasında gerilimi artırma tehdidi olduğunu belirttiler.

Bu tür önlemlerin devam etmesinin, Yemen toplumunda derinden kök salmış aşiret geleneklerine doğrudan bir provokasyon oluşturduğunu, bu geleneklere göre evleri silahlarla kuşatmanın veya kutsallıklarını ihlal etmenin suç sayıldığını vurguladılar.

 Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)

Yerel kaynaklar, Husi militanlarının, Haşid aşiretinin önde gelen isimlerinden aşiret şeyhi Cibran Mücahid Ebu Şevarib'i, Sana'nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında, el-Ahmar ailesinin evini ziyaretinden dönerken kaçırdığını ve hiçbir açıklama yapmadan bilinmeyen bir yere götürdüklerini bildirdi.

Ziyaretler devam ediyor

Husilerin sıkılaştırdığı güvenlik önlemlerine rağmen, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenleri, grubun birkaç gündür konut çevresinde uyguladığı kısıtlamaları hiçe sayarak Sana'daki Şeyh Humeyr el-Ahmar’ın evini ziyaret etmeye devam ediyor.

Aşiret kaynaklarına göre önde gelen sosyal figürler, silahlı adamların konuşlandırılması ve bölge çevresinde kontrol noktalarının kurulmasının devam etmesi göz önüne alındığında, "aşiret geleneklerinin ihlali" olarak nitelendirdikleri durumu reddetmek ve dayanışma göstermek için Şeyh el-Ahmar’ın evine ulaşma konusunda istekliydiler.

Kaynaklar, ziyaretlerin gergin bir atmosferde gerçekleştiğini ancak aşiretlerin Şeyh el-Ahmar'a olan sürekli desteğini yansıttığını vurguladı.

Gözlemciler, bu aşiret hareketlerinin taciz politikasını ve evlerin kuşatılmasını reddeden açık mesajlar taşıdığını, Yemen'deki aşiret geleneklerinin evlere özel bir kutsallık tanıdığını ve onları herhangi bir şekilde hedef almayı yasakladığını savundu.

 Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)

Bu gelişmeler, Husilerin Sana ve diğer şehirleri ele geçirmesinden bu yana, kabilelerin nüfuz dengesini yeniden şekillendirmek ve geleneksel liderleri kendi otoritesine tabi kılmak amacıyla, Husiler ile bir dizi kabile şeyhi ve ileri gelenleri arasında yaşanan gergin ilişki bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Tekrarlanan provokasyonlar bağlamında, Husi grubu geçen yıl Ağustos ayında Sana'da merhum Şeyh Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar’ın evinin ana kapısı önünde "Humeyni sloganı" atarak askeri geçit töreni düzenledi.