Pentagon: Afgan ‘drone’ üretim programı, Taliban karşısında başarısız oldu

ABD ordusu tarafından Irak ve Afganistan’da kullanılan 10 metrelik kanatlara sahip ScanEagle uçağı (New York Times)
ABD ordusu tarafından Irak ve Afganistan’da kullanılan 10 metrelik kanatlara sahip ScanEagle uçağı (New York Times)
TT

Pentagon: Afgan ‘drone’ üretim programı, Taliban karşısında başarısız oldu

ABD ordusu tarafından Irak ve Afganistan’da kullanılan 10 metrelik kanatlara sahip ScanEagle uçağı (New York Times)
ABD ordusu tarafından Irak ve Afganistan’da kullanılan 10 metrelik kanatlara sahip ScanEagle uçağı (New York Times)

ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) bir raporu, geçtiğimiz Perşembe günü Afgan kuvvetlere Taliban karşısında avantaj sağlamayı amaçlayan, 174 milyon dolarlık insansız bir hava aracı programını sert bir şekilde eleştirdi.
Afganistan’ın Yeniden İnşası Genel Müfettişliği (SIGAR) raporu, ScanEagle olarak bilinen programın başarısı için erteleme, gözetim eksikliği ve açık önlemlere değinirken, insansız hava aracı tarafından toplanan bilgileri askeri görev için kullanamayan Afgan kuvvetleri için yetersiz eğitim de dahil olmak üzere, programın karşı karşıya kaldığı birçok soruna dikkati çekti.
Raporda, “Bu gecikme ve programdaki zorluklar sonucunda Savunma Bakanlığı, programa yaptığı 174 milyon dolarlık yatırımın sonuçlarını takip etmek, anlamak ve iyileştirmek için gerekli bilgilere sahip değil” dedi.
Rapora yanıt olarak ise ABD’nin Afganistan’daki misyonu, programı savunurken, Afganistan ordusunun, askeri danışmanların yardımlarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Misyon, insansız hava araçlarını (drone) kullanan kuvveleri dikkatli şekilde test ettiğini ve Batı standartlarına uymasa bile ekipmanların günlük olarak çeşitli faaliyetlerde kullanıldığını ifade etti.
ABD kuvvetleri, 2014 yılında Afganistan’dan geri çekilmeye başladığında ‘drone programı’, ABD Savunma Bakanlığı tarafından Afgan güçlerin eksikliklerini hafifletme ve savaş alanlarını gökyüzünden gözlemleyememesini telafi etme girişimi olarak biliniyordu.
Hava saldırıları ve genel keşif, 18 yıllık savaşın başlangıcından bu yana Afganistan’daki zorlu coğrafi bölgede hareket etmek ve saklanmak için gerilla tarzı taktikler kullanan Taliban savaşçılarıyla mücadelede son derece önemliydi.
ABD kuvvetleri, Taliban ile barış anlaşması kapsamında gelecek aylarda geri çekilmeyi tamamlamayı planlarken, azalan ABD ve uluslararası destek çerçevesinde Afgan ordusunun ayakta durabilmesi için ScanEagle gibi programların gerekli olduğu kanaatindeydi.
Ancak kısaltma ve tablolarla dolu yaklaşık 50 sayfalık rapor, ABD’nin savaş çabalarının tanıdık bir görüntüsünü çizdi. ScanEagle programı, ABD Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen ve Afgan güvenlik güçlerini Batı savaş gücü kapsamına dahil etmeyi amaçlayan yüzlerce kötü maceradan biri olarak biliniyor. 2005 yılından bu yana Pentagon, Afgan kuvvetler için ekipman ve diğer askeri programlara yaklaşık 47,5 milyar dolar harcadı.
ABD ordusunda eski bir çavuş olan ve ScanEagle programı eğitimini yürüten Ben Mill, 2016 yılında ABD ordusuna bağlı Stars and Stripes dergisine yaptığı açıklamada, “Afganları, bu görevi üstlenmeleri için eğitiyoruz” ifadelerini kullandı. Ancak Perşembe günü yayınlanan raporda, Afgan Ulusal Ordusu’nun, ScanEagle programını korumak için ABD hükümetinden sürekli bir finansal ve teknik desteğe ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
Konuya ilişkin olarak imzalanan sözleşmeler, ABD Hava Kuvvetleri’nin ve ‘Boeing’ uçak üretim şirketinin bir yan kuruluşu olan Ansto şirketinin denetimine tabi. ScanEagle uçağı, 10 metrelik küçük kanatlara sahip bir insansız hava aracıdır ve Ripper gibi daha büyük ve daha fazla yükseklikten uçabilen silahlı insansız hava araçlarından daha az yeteneğe sahip. ABD ordusu hem Irak hem de Afganistan’da ScanEagle uçaklarını kullanıyor. ScanEagle’in ilk eğitim planı, 11 haftada 12 ile 20 Afgan öğrenciye küçük bir drone kullanma eğitimini kapsıyor. Ancak rapora göre söz konusu rakam, yaklaşık 1 yıl içerisinde 28 öğrenciye yükseldi. Yeni değişiklikler ise altı aylık bir İngilizce ve temel bilgisayar eğitimi vermeyi amaçlıyor. Rapor ayrıca, 2018 yılında program kapsamındaki kursiyerlerin yaklaşık yüzde 31’inin katılım göstermediğini ortaya koydu.
Rapora göre Afganistan ordusu, ScanEagle uçağını işletmek için eğitilmiş 87 uçağın 27’sini bünyesinde barındıramadı. Raporda ayrıca, ScanEagle kullanımı için ülke genelinde görevlendirilen 60 askerin 17’sinin, yıllık izin veya bilinmeyen sebeplerden dolayı görevlerinin başında olmadığı belirtildi.
Öte yandan ScanEagle ekipmanları da bir sorun haline dönüşürken, Afganistan’daki ABD’li yetkililer, Genel Müfettişlik Ofisine, Afgan Ulusal Ordusu’nun ‘sahip oldukları ekipmanların yerlerini bilip bilmediği ve bunları doğru şekilde kullanıp kullanmadığı’ hususunda endişeli olduklarını bildirdi.
Raporda, Afgan emniyet teşkilatlarının ‘şüpheli bir terör örgütüne 400 bin dolara satılması planlanan çalıntı bir ScanEagle uçağını da ele geçirdiği’ belirtildi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe