Suriye Halk Meclisi Seçimleri: Güven eksikliği ve sınırlı katılım

Beşşar Esed ve eşi Esma, Şam’daki bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AP)
Beşşar Esed ve eşi Esma, Şam’daki bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AP)
TT

Suriye Halk Meclisi Seçimleri: Güven eksikliği ve sınırlı katılım

Beşşar Esed ve eşi Esma, Şam’daki bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AP)
Beşşar Esed ve eşi Esma, Şam’daki bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AP)

Suriye’nin başkenti Şam, halkın dünkü (19 Temmuz) Halk Meclisi seçimlerine karşı kayıtsızlığının bir benzerine daha önce şahit olmamıştı. Seçimler, siyasi, ekonomik ve toplumsal durumun tamamen çöktüğü bir ortamda gerçekleşti. Seçmeni sandığa gitmeye teşvik için caddelerdeki ilan panolarına asılan dev seçim afişleri de işe yaramadı.
Suriye sahnesinde hakim olan tablo şöyle: Yoksulluk, fiyat artışları, hırsızlık amacıyla işlenen korkunç cinayetler, koronavirüs kaynaklı ölümler ve bombalı saldırı haberleri. Tüm bunların arasında aday afişleri, ülkedeki gerçeklikten uzak bir şekilde ilan panolarında boy gösterdi. Birçoğu iş insanlarından oluşan bu adayların, milyonlarca evin harabeye döndüğü ve yoksulluğun arttığı Suriye’de gelecekle ilgili abartılı vaatleri ise gerçeklikten kopuşun boyutlarını göstermesi açısından ibret vericidir. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre halkın yüzde 85’i yoksulluk çekiyor. Dünya Gıda Programı’na göre, gıda 9.3 milyon Suriyeli gıda güvenliğinden mahrum bir şekilde yaşamını sürdürüyor.
Esed rejiminin resmi makamlarının aktardığı rakamlara göre, 8.38 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu 2016 Meclis Seçimlerinde, katılım oranı yüzde 57,56’da kalmıştı. Gözlemciler bu dönem yapılan seçimlerde ise birçok sebepten kaynaklı olarak katılım oranının çok daha düşük seviyede kalacağı değerlendirmesinde bulunuyorlar. Bu sebeplerin başında Halk Meclisi ve hükümetin yolsuzlukla suçlanan kişilerle başa çıkma ve Suriyelilerin sıkıntılarına son verme gücüne sahip olduğu konusunda halkın duyduğu güven eksikliği geliyor.
Esed rejimine karşı Avrupa Birliği’nin yanı sıra ABD’nin son olarak Ceaser Yasası ismiyle yürürlüğe koyduğu yaptırımlarla birlikte ülkedeki ekonomik kriz daha da şiddetlendi.
Suriye rejiminin 2018’de şiddetli saldırılar sonrasında ele geçirdiği Doğu Guta'nın Duma semtinde enkaz halindeki evlerin önüne ve kurşunlarla dolu binalara seçim adaylarına ait afişler asıldı.
Beşşar Esed’in yönetime geçmesinin üzerinden 20 yıl sonra düzenlenen bu seçimlerde bir sürpriz olması beklenmiyor. Çünkü iktidardaki Baas Partisi ve ortaklarına karşı ciddi bir muhalefet söz konusu değil. Batı’nın da desteğini alan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), dünkü seçimleri ‘askeri güvenliğin yumruğu altında sergilenen tiyatro gösterileri’ diye nitelendirdi. SMDK, bugün değişen tek durumun halkın göç etmesi olduğunu belirtti.
Dera’daki kaynaklar, seçimlerin arifesinde Busra el-Harir ilçesinde bir seçim merkezine kimliği belirsiz kişiler tarafından bombalı saldırı düzenlediğini bildirdi. Suriye rejiminin haber ajansı SANA’da yer alan haberde, söz konusu saldırıyla eş zamanlı olarak Şam’ın güneyindeki Nehr Aişe bölgesinde bulunan Enes Bin Malik Camii yakınlarında iki el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 1 kişinin yaralı olduğu bilgisine yer verildi. Muhalif medya ise söz konusu iki patlamanın Şam’daki iki istihbarat çalışanını hedef aldığını öne sürdü.
Şam’da yaşayan 40 yaşındaki Macid, kardeşinin devlet memuru olması nedeniyle ‘mecburen seçimlerde oy kullandığını’ söyledi. Macid, “Seçim merkezine girdim ve sandık görevlisine kimliğimi uzattım. Pusuladaki adayların isimlerine bakmadım bile. Çünkü sonuç belli. Benim için önemli olan kimliğimle orada olduğumu teyit etmekti” dedi.
Oy kullanma işleminin başladığı ilk saatlerde başkent Şam’ın sokakları bomboştu. Hatta bazı seçim merkezlerinde oy kullanan seçmenler, bulunduğu merkezde sandık görevlisi seçilen kişilerden ibaretti.
Seçimlere katılan adaylardan birinin yardımcısı, katılım oranındaki düşüklüğün arkasında 40 derecenin üzerine çıkan aşırı hava sıcaklıkları ve koronavirüs salgınıyla ilgili endişe verici haberlerin olduğunu savundu. Şam’da son bir haftada koronavirüs nedeniyle herkesçe bilinen 3 doktor ve 6 din adamı hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı en çok vakaların Şam ve Şam Kırsalı illerinde yoğunlaştığını açıkladı.
Suriye rejim lideri Beşşar Esed ve eşi Esma, Pazar sabahı Devlet Başkanlığı İşlerinden Sorumlu Bakanlığı’n merkezinde oy kullandı. İkilinin basına yansıyan fotoğraflarında maske taktıkları görülüyor. Oy kullandıkları merkezin dezenfekte edildiği, merkeze gelen kişilerin kalemlerini kendileriyle birlikte getirmesi gerektiği ve kalem alışverişinin yasak olduğu belirtildi. Merkezde ayrıca maske ve el dezenfektanı bulunduruldu.
Halk Meclisi seçimleri, Nisan ayından bu yana, koronavirüsle mücadele kapsamında ilan edilen karantina nedeniyle iki kez ertelendi. Rejimin kontrolündeki bölgelerde 496 vaka kaydedildi. Rejim kontrolünün dışındaki bölgelerde şu ana kadar 23 bin kişi koronavirüse yakalandı.
Rejimin denetimindeki bölgelerde 7 bin 400 seçim merkezi saat 7.00’de kapılarını açtı. Oy kullanma işlemi saat 19.00’a kadar sürdü. Suriye rejim kontrolünün dışındaki bölgelerde yerlerinden edilen kişilere seçim merkezi açıldı. Aralarında milyonlarca mültecinin bulunduğu ülke dışındaki Suriyelilere ise oy kullanma imkanı sunulmadı. Muhalif gösterilerin başladığı 2011 öncesi 22 milyon nüfusa sahip olan Suriye’de günümüze geldiğimizde yurt dışına sığınan yaklaşık 5 milyon mülteci bu seçimde oy kullanmadı. Yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı Kuzeydoğu Suriye’de de seçim yapılmadı. Türkiye’nin kontrolündeki Afrin bölgesinde 350 bin Tel Abyad ve Rasul Ayn bölgelerinde 150 bin, HTŞ kontrolündeki İdlib bölgesinde ise 2 milyon 600 bin Suriyeli yaşıyor. Böylece 5 milyon 100 bin Suriyeli seçime katılmazken mülteciler ile birlikte 11 milyon 900 bin kişi Esed rejiminin kontrolü dışında yaşıyor.
Seçim Yüksek Yargı Komisyonu üyesi Yargıç Hiba Kattum, “İdlib kırsalı ve Doğu Guta gibi önceki dönemde seçim merkezlerinin olmadığı bölgelere seçim sandıkları kuruldu” dedi.
Seçimlerde bin 658 aday yarıştı. Seçilen kişiler 4 yıl görev yapacak. Beşşar Esed’in öncülüğündeki iktidar partisi Baas ve müttefik partiler genelde seçimlerin kazananı oluyor. Suriyeli iş insanı ve daha önce birçok dönem vekillik yapan Muhammed Hamşo, seçimden iki gün önce adaylıktan çekildiğini ilan etti.
Suriye Halk Meclisi’ndeki 250 sandalyenin yarısı işçi ve çiftçiler ve diğer yarısı halkın farklı kesimlerine tahsis edilmekle birlikte adayların çoğu Esed’in seçtiği iş insanları ve savaş komutanlarından oluşuyor.
Meclisin önümüzdeki ilk oturumunda günlük işleri yürütmekle sorumlu bir Başbakan belirlemesi ve ardından Başkan Esed’in hükümeti kurması için yeni bir başbakan seçmesi bekleniyor.



Lübnan, Gazze'dekine benzer bir "sarı hat" senaryosuyla karşı karşıya

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
TT

Lübnan, Gazze'dekine benzer bir "sarı hat" senaryosuyla karşı karşıya

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)

İsrail, Güney Lübnan'da Gazze Şeridi'ndeki sınır hattına benzer bir “sarı hat” uygulamayı planlıyor. İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyini tamamen işgal etme ve Litani Nehri'ni İsrail'in yeni sınırı haline getirme yönündeki İsrail hükümetinin talebini reddetti. Ordu, Litani Nehri'ni, hükümetin geri çekilme kararını verene kadar geçici olarak “sarı hat” olarak adlandırdığı ve gözetlediği bir “ateş hattı” haline getirmekle yetineceğini belirtti.

İsrail ordusu, Lübnan topraklarına kıyıdan 14 kilometre uzanan Ras el-Beyada'yı işgal ettiğini doğruladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre amaç, bir yandan kuzeye yönelik kara saldırıları için harekat noktası oluşturmak, diğer yandan da yüz binlerce yerinden edilmiş insanın güneydeki evlerine dönüşünü engellemek.

Savaşın başlamasından bir ay sonra, Lübnan'a gelen döviz akışı azaldı; rakamlar, havale miktarının yüzde 5'in üzerinde bir düşüş gösterdiğini ortaya koyarken, bu oranın yüzde 15'e kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Ekonomi Bakanı Amir el-Bassat, “yoğun göçün etkisiyle ekonomik daralma ve gelirlerde düşüş yaşandığını, işsizlik oranlarında ise belirgin bir artış olduğunu” belirtti. Bakan, “göstergelerin kötüleştiğini” açıklayarak, para akışındaki yavaşlamayla paralel olarak daralmanın yüzde 7 ile 10 arasında olduğu tahmininde bulundu.


Irak, kendi topraklarında gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti

Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
TT

Irak, kendi topraklarında gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti

Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)

Irak yaptığı açıklamada, ABD büyükelçiliğinin İran'a bağlı silahlı grupların yakında Bağdat'ın merkezinde saldırılar düzenleyebileceği uyarısının ardından, topraklarında herhangi bir gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti.

Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, hükümetin «herhangi bir gerginliğin tartmasını önlemek... diplomatik misyonları, yabancı menfaatleri ve vatandaşları korumak, iç istikrarı sağlamak için azami çaba sarf ettiğini» belirtti ve «Irak topraklarının herhangi düşmanca bir eylemin üssü olarak kullanılmamasını engellemek için gerekli adımları atmaya devam edeceğini» vurguladı.

Washington Büyükelçiliği dün sabah, milis grupların önümüzdeki saatlerde saldırılar düzenleyebileceği uyarısında bulunmuş ve savaşın başlangıcından bu yana “Irak topraklarında meydana gelen veya buradan başlatılan terör saldırılarını önleyemediği” için Bağdat hükümetini eleştirmişti.


Amerika-Irak ilişkileri dönüm noktasında

Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
TT

Amerika-Irak ilişkileri dönüm noktasında

Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)

ABD-Irak ilişkileri, dün Washington’un Bağdat Büyükelçiliği’nin yaptığı sert uyarıların ardından yeni bir dönüm noktasına geldi. Büyükelçilik açıklamasında, ABD vatandaşlarının Irak’ı “derhal” terk etmeleri çağrısı ve İran ile ittifak halindeki milis gruplarının 24 ila 48 saat içinde saldırı düzenleme olasılığına dair uyarı yer aldı.

Diplomatik gerilim, Amerikan tesislerine yönelik saldırıların failleri hakkında bilgi verenlere 3 milyon dolarlık ödül verileceğinin açıklanması ve Enbar ile Ninova'daki silahlı grupları hedef alan hava saldırılarının herhangi bir can kaybı bildirilmemesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Irak hükümetinin eski bir danışmanı, isminin açıklanmaması kaydıyla Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD Büyükelçiliği’nden yapılan uyarının «Bağdat’ın silahlı gruplara karşı kararlı önlemler alma kabiliyetine duyulan güvenin azaldığının bir göstergesi olduğunu» söyledi. ABD politikasının “hükümete hareket alanı tanımaktan, net bir tutum sergilemesi için doğrudan baskı uygulamaya geçtiği” değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşılık, koalisyon hükümeti, Irak'ın egemenliğinin ihlal edilmesini reddederek, ülkenin topraklarının komşu ülkelere saldırmak için kullanılmasını engelleyeceğini vurguladı.