Bakanlık: Elektriğin yüzde 59'u yerli, yüzde 42'si yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor

Bakanlık: Elektriğin yüzde 59'u yerli, yüzde 42'si yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor
TT

Bakanlık: Elektriğin yüzde 59'u yerli, yüzde 42'si yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor

Bakanlık: Elektriğin yüzde 59'u yerli, yüzde 42'si yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci yılında iki yıldır bünyesinde yapılan enerji ve tabii kaynaklara ilişkin yatırımları paylaştı. Verilere göre üretilen elektriğin yüzde 59’u yerli, yüzde 42’si de yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci yılında iki yıldır bünyesinde yapılan enerji ve tabii kaynaklara ilişkin yatırımları resmi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Paylaşılan videolarda petrol ve doğalgaz, elektrik ve maden gibi çalışmalara ilişkin veriler yer aldı.
Elektrik başlığı ile paylaşılan videoda, elektrik sektöründe yapılan toplam yatırımın 72 milyar TL, üretimin 51,5 milyar TL, dağıtımın 15 milyar TL, iletimin 5,5 milyar TL olduğu belirtildi. Üretilen elektriğin yüzde 59'unun yerli, yüzde 42'sinin de yenilenebilir kaynaklardan elde edildiği paylaşıldı. Ayrıca paylaşılan verilere göre son iki yılda 229 lisanslı, bin 784 lisanssız olmak üzere toplam 2013 santral devreye girdi. Devreye giren santrallerin yüzde 97,2'si yenilenebilir enerji kaynaklı, devreye alınan kapasitenin yüzde 83'ü yerli, yüzde 71'i yenilenebilir enerji kaynaklı oldu. Son iki yılda güneşten bin 547 MW, hidroelektrikten bin 443 MW, rüzgardan bin 226 MW, doğalgazdan bin 42 MW, linyitten (yerli) 845 MW, jeotermalden 370 MW, biyokütleden 343 MW, ithal kömürden 138 MW devreye alınan kurulu gücün bulunduğu belirtildi.
Enerji verimliliğine ilişkin bilgilerin de paylaşıldığı videoda, enerji verimliliği kümülatif tasarrufunun 960 milyon dolar, sağlanan enerji tasarrufunun 2 bin 774 KTEP, hedeflerde gerçekleşme oranının ise yüzde 112 olduğu kaydedildi.
Petrol ve doğalgaz başlığı ile paylaşılan videoda ise 7 derin deniz sondajı yapıldığı, 241 kara sondajı yapıldığı, yurt içi ve yurt dışı toplam günlük üretimin 153 bin varile ulaştığı belirtildi. Ayrıca 126,1 milyon varil petrol eşdeğeri (VPE) üretim yapıldığı, 2019'da 47,9 milyon VPE üretimle 1954'ten bu yana en yüksek toplam üretimin gerçekleştirildiği belirtildi. Verilere göre 48 milyon VPE yeni rezerv eklendi. 2019 yılında 17,12 milyon VPE hidrokarbon üretimiyle son 20 yılın en yüksek yurt içi üretimi yapıldı. Yüzde 20 oranında artan yerli ve milli imalat kullanımıyla 62 milyon TL tasarruf sağlandı.
Bakanlık, doğalgaza ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre toplam abone sayısı Nisan 2020'de 16 milyon 65 bin 61'e ulaştı. Doğalgaza erişim sağlayan toplam nüfus Nisan 2020 itibarıyla 66 milyon 718 bin 518'e ulaştı. Temmuz 2020 itibarıyla 551 ilçeye doğalgaz arzı sağlandı. Sisteme günlük doğalgaz giriş kapasitesi Temmuz 2020 itibarıyla 39 milyon Sm3'e ulaştı. Ayrıca depolama kapasitesi Temmuz itibarıyla 3,54 milyar Sm3'e, LNG giriş kapasitesi 133 milyona ulaştı. Boru hatları uzunluğu ise 18 bin 416 kilometreye ulaştı.
Öte yandan, dünyanın en büyük gemiden gemiye LNG aktarım operasyonu gerçekleştirildi. BOTAŞ LNG Terminali'nden kara tankeriyle ilk defa LNG ihracatı yapıldı. Ham petrol ve doğalgaz boru hatları ile tesislerin farklı tehditlerden korunmasına yönelik teknolojiye dayalı Entegre Güvenlik Sistemi devreye alındı.
Maden başlığı ile paylaşılan videoda ise şu bilgiler yer aldı:
“Altın üretimi 2019'da 38 tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Denetlenen maden ruhsatı sayısı 2019'da 8 bin 602'ye ulaştı. E-Maden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı hizmetler içerisinde en fazla işlem yapılan servis oldu. 2020 Haziran itibarıyla petrol ruhsat sayısı 469 oldu. Toplamda 162 petrol arama ruhsatı verildi. Açılan 303 kara kuyusunda 157 petrol, 18 gaz keşfi yapıldı. 7 ankonvansiyonel kuyu açıldı. 2016-2017 dönemine göre deniz alanlarında son iki yılda yapılan 3B (üç boyutlu) sismik veri toplama faaliyetlerinde yüzde 43, 2B (iki boyutlu) sismik veri toplama faaliyetlerinde yüzde 300 artış sağlandı. Derin deniz aramalarının yüzde 40'ı son 2 yılda yapıldı. 2016-2017 dönemine göre kara alanlarında son iki yılda yapılan 3B (üç boyutlu) sismik veri toplama faaliyetlerinde yüzde 16, 2B (iki boyutlu) sismik veri toplama faaliyetlerinde 8 kat artış yaşandı."
2020 Temmuz itibarıyla MTA toplam maden ruhsat sayısının 812'ye ulaştığı, MTA'nın son iki yılda yaptığı toplam sondaj miktarının ise 2,3 milyon metreye ulaştığı belirtildi. Verilere göre MTA'nın 2019'da yaptığı toplam analiz sayısı 611 bin 496'ya ulaştı. Havadan jeofizik operasyonla 920 bin kilometrekare tarandı. 18'i manyetik, 54'ü radyometri toplam 72 harita hazırlandı. MTA'nın Sudan, Özbekistan ve Nijer'de toplam 8 maden ruhsatında faaliyet gösterdiği ifade edildi. Ayrıca Türkiye Jeokimya Atlası tamamlandı ve 182 yeni ruhsat sahası belirlendi.
Bora ilişkin bilgilerin de paylaşıldığı videoda, Eti Maden'in son iki yıl rekorlarına ilişkin rafine bor üretiminin 2,43 milyon ton, toplam bor ürünleri satışının 2 bin 447 bin ton, toplam bor ürünleri ihracatının 2 bin 370 bin ton, toplam satış gelirinin 1,01 milyar dolar, toplam ihracat gelirinin 989 milyon dolar, dünya bor pazar payının ise yüzde 58 olduğu kaydedildi. Ayrıca AR-GE faaliyetlerine ilişkin detaylar da paylaşıldı.



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…