Hacıların güvenliği için 4 ana plan oluşturuldu

Hac ibadeti başlamadan önce alınan önlemler (SPA)
Hac ibadeti başlamadan önce alınan önlemler (SPA)
TT

Hacıların güvenliği için 4 ana plan oluşturuldu

Hac ibadeti başlamadan önce alınan önlemler (SPA)
Hac ibadeti başlamadan önce alınan önlemler (SPA)

Mekke, ilgili birimler tarafından kabul edilen belli başlı sağlık şartlarını yerine getiren ve 2020 Hac Mevsimi’ne özel sağlık protokolleri kapsamında bu hafta başında 7 gün boyunca evde karantinaya alınan Suudi Arabistan vatandaşlarından ve ülkedeki yabancılardan oluşan hacıları ağırlamaya hazırlanıyor.
Hacıların yüzde 70’i ülke içerisinde ikamet eden yabancılardan, kalan yüzde 30’u ise çoğunluğunu sağlık ve askeri sektör çalışanlarının oluşturduğu vatandaşlardan oluşuyor. Bu yılki olağanüstü hac mevsimi için kararlaştırılan organizasyona göre farklı uyruklardan oluşan hacılar, karantina süreleri sona erince Mekke’deki otellerden birinde birkaç gün geçirmek üzere yola çıkacaklar. Hacıların 25 Haziran Cumartesi’den 29 Haziran Çarşamba’ya kadar kalacakları otelde onlara özel olarak tahsis edilen resepsiyon, kabul salonu ve odalardaki hazırlıklar iki gün önce Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih Benten tarafından kontrol edildi.
Hacılar otelde kalırken kendilerine sağlık hizmeti verilecek ve koronavirüs (Kovid-19) semptomları taşıyıp taşımadıklarına bakılacak. Bunun ardından hacılar bir sağlık ekibi eşliğinde Arafat Dağı’na gidecek ve orada kendilerine Hac ve Umre Bakanı tarafından tahsis edilen çadırda gün batımına kadar kalacaklar. Hacılar arasında sosyal mesafe bırakılması gereksinimini kapsayan sağlık yönergelerine göre Hac Bakanlığı ilgili birimlerle koordinasyon sağlayarak 30 Haziran Perşembe günü hacıların “Rahmet” dağına çıkarılırken aralarında belirli bir mesafe bırakılarak taşınmaları için planlar ve mekanizmalar oluşturdu.
Güneşin batışıyla hacılar sağlık güvenliği gereklilikleri uyarınca belirli yöntemlere ve ulaşım düzenlemelerine göre Müzdelife vakfesinin yapılacağı yere ve Mescid-i Haram’a götürülecek. Müzdelife’de hacılara yemek vermek için en modern yöntemler ile hazırlanan her biri 40 feet olan üç yer tahsis edildi.
Hac ve Umre Bakanlığı hacıların konaklaması için ayrılan ve içerisinde kaldıkları süre boyunca ihtiyaç duyabileceği malzemelerin yer aldığı gökdelenlerden birini hazırlayarak Mina bölgesindeki hazırlıklarını tamamladı. Hacıların ve onlardan sorumlu olan görevlilerin güvenliklerini sağlamak için tüm sağlık uygulamalarını ve gereksinimlerini yerine getirerek hac görevlerini kolay bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı olabilecek şekilde yemek salonları hazırlanıp kendilerine sunulacak hizmetler ayarlandı.
Seçilen hacıların dışında kutsal yerlere başkalarının girme ihtimaline karşı hazırlıklı olmak adına güvenlik güçleri kutsal yerlerde geniş bir güvenlik kordonu oluşturacak. Böylece yetkili makamlar tarafından belli bir sayıda kişiye verilen yasal izinlerin dışındakilerin kutsal yerlere girmesine asla izin verilmeyecek. Aynı zamanda kutsal yerlerde hacıların bulundukları yerlerde kordon oluşturulacak. Böylece hacıların ve onlara hizmet eden kişilerin güvenliği sağlanacak. Söz konusu talimatlara uymayan kişilere cezai işlem uygulanacak; önceki yıllarda verilen cezaların yanı sıra bu yıl çıkarılan kanuna göre bu kişilere 10 bin riyal para cezası ve tekrarlanması halinde iki katı para cezası verilecek.
Dr. Benten Kral Selman bin Abdulaziz’in hacılara her türlü hizmeti sağlamaya özen gösterdiğini vurgulayarak bütün hazırlıkların güvenlik, sağlık ve hizmet alanlarındaki ilgili birimler tarafından oluşturulan kapsamlı bir uygulama planı ile entegre edildiğini söyledi. Benten Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğindeki Krallığın, hacıların güvenliklerini sağlayarak en yüksek sağlık standartları ve en ince detaylarına kadar düşünülmüş önlemleri takip ederek hac ibadetinin yerine getirilmesini arzuladığını söyledi. Benten 2020 Hac ibadetinin yerine getirilmesi için en iyi sağlık hizmetlerini içeren olağanüstü planların ve Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen maddelere göre hacıların gruplara ayrılması için en uygun planların hazırlandığına dikkati geçerek söz konusu planların Allah’ın misafirlerini korumak için en iyi şekilde uygulanacağını belirtti.
Mescid-i Haram Özel Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Muhammed el-Ahmedi yaptığı açıklamada Mescid-i Haram Güvenlik Planı’nın dört ana noktaya dayandığını vurgulayarak bunlardan ilk ikisinin Beytullah’a gelen hacıların güvenliğini korumayı amaçlayan güvenlik noktası ve organizasyon noktası olduğunu diğer ikisinin de insani nokta ve Mescid-i Haram’a giriş ve çıkış yolunu belirleyen mekanizmalar oluşturarak bu yıl içerisinde odaklanılan sağlık noktası olduğunu belirtti.
Ahmedi açıklamasında “Mescid-i Haram’ın güney ve batı alanlarında hacılar için güzergahlar oluşturuldu. Aynı şekilde hacıların güvenliğini korumak için önleyici tedbirler ve uygulamalara göre Tavaf alanında ve Safa ve Merve tepeleri arasındaki kalan kısımda rotalar belirlendi” ifadelerini kullandı. 
Komutan Yardımcısı dün Mekke’deki Birleşik Güvenlik Operasyonlar Merkezi karargahında gerçekleştirilen 2020 Hac Güvenlik Liderleri Basın Toplantısı sırasında resmi izin belgesi alan hacıların dışındaki kişilerin Mescid-i Haram’a girmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Ahmedi kutsal başkent polisinin karantina bölgelerine ve hacıların kaldığı konutlara güvenlik görevlileri temin ettiğini ve buna Mekke Bölge Emirliği görevleriyle ilişkili “Olumsuz Durumlarla Mücadele Komisyonu, Hacıları Barındırma Komisyonu, Simsarlık ile Mücadele Komisyonu, Hacı Şikayetleri Komisyonu, Kayıp Eşya Komisyonu ve Kesimhane Komisyonu” başta olmak üzere çok sayıda güvenlik komitesinin destek verdiğini belirtti. Ahmedi Suç Araştırma ve Soruşturma Departmanı’nın hac güvenliğine zarar veren tüm noktaların incelenmesi için kutsal topraklara ekipler konuşlandırmak ile görevlendirildiğini belirterek herkese bu olağanüstü Hac mevsimi için verilen talimatlara ve yapılan düzenlemelere bağlı kalma çağrısında bulundu.
Diğer taraftan Mekke Bölgesi Emiri ve Kral Danışmanı Prens Halid el-Faysal bin Abdulaziz bugün, Kral Selman bin Abdulaziz’in yerine Kabe’nin yeni örtüsü Kisve-i Şerif’i, her yıl olduğu gibi Zilhicce’nin 9. günü olan Cuma günü değiştirilmesi için Beytü’l-Haram’ın anahtarını elinde bulunduran aileden Dr. Salih bin Zeynelabidin eş-Şeybi’ye teslim ediyor.
Kabenin örtüsü her yıl bir kez değiştiriliyor ve bu, hac ibadeti sırasında hacıların Arafat’a çıkmasının ardından yapılıyor. Eski Kisve-i Şerif indiriliyor ve mübarek Ramazan Bayramı’na denk gelen ertesi sabah hacıları karşılamak üzere yerine yenisi seriliyor. Hz. Muhammed’in ve Ashab-ı Kiram’ın yaptığı bu davranış günümüzde hala devam ettiriliyor. Kaynaklara göre Mekke fethedildikten sonra Hicretin dokuzuncu yılında veda hutbesi sırasında Hz. Muhammed kabenin örtüsünü değiştirip yerine Yemen’den getirilen örtüyü serdirmişti.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.