Libya’da UMH güçleri Sirte’ye takviyeleri artırıyor, ABD’den Hafter’e yaptırım uyarısı

Halife Hafter’e bağlı savaşçılar (ARŞİV_AFP)
Halife Hafter’e bağlı savaşçılar (ARŞİV_AFP)
TT

Libya’da UMH güçleri Sirte’ye takviyeleri artırıyor, ABD’den Hafter’e yaptırım uyarısı

Halife Hafter’e bağlı savaşçılar (ARŞİV_AFP)
Halife Hafter’e bağlı savaşçılar (ARŞİV_AFP)

ABD, petrol ihracatının yeniden başlamasını 7 aydır engellemesi nedeniyle Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LUO), yaptırım uygulayabileceğine ilişkin uyardı.  LUO, bir kez daha Türkiye’yi askeri yenilgiye uğratma sözü verdi.
Washington’un, Sirte şehrinde yaşanacak bir savaştan kaçınmak için Ankara, Kahire, Moskova ve Paris ile yürüttüğü temaslara yakın olan Libyalı bir yetkili, “ABD’nin yaptırım listesi hazır” dedi.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, “ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Libya’da devam eden silahlı çatışmalarda petrol konusunu nötralize etmede ısrarlı. Washington bölgedeki Hafter müttefiklerine siyasi ve ekonomik yaptırımlar yapacağını bildirdi” şeklinde konuştu.
Libyalı yetkili ayrıca, “Türkiye ABD’nin desteğiyle, Sirte ve Cufra’da ateşkese varılması karşılığında, LUO ve Hafter güçlerinin yanında savaştığı iddia edilen Rus Wagner Grubu arasındaki bağlantının kesilmesini, LUO’nun liman ve petrol sahalarından çekilmesini teklif etti” ifadelerini kullandı.
Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan Hafter’e yakın kaynaklar, ABD’nin yaptırım uygulama tehditleri ve Türkiye’nin Sirte’ye askeri operasyon yapma olasılığının Hafter’i asla endişelendirmediğini öne sürerek, Türkiye’yi siyasi ve askeri düzeyde Libya sahnesinden çıkarmaktan asla vazgeçmeyeceğini vurguladı.
LUO’ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub da, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ‘Türk ordusunun sonuna kadar Libya’da kalacağına’ ilişkin ifadelerine tepki gösterdi.
LUO Sözcüsü Ahmed el-Mismari ise, Hafter güçlerinin Sirte’deki mevzilerine yönelik her türlü saldırı girişimine karşı hazır olduğunu söyleyerek, mevcut ateşkese yol açan uluslararası anlayışlara uygun olarak kendilerinin bir saldırı başlatmayacağını dile getirdi.
Türkiye’yi Misrata şehrini Türk askerleri ve paralı askerler için büyük bir idari üs haline getirmekle suçlayan Mismari, ayrıca Türkiye’nin Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerine paralı asker ve silah taşımak için ticari gemiler kullandığını da iddia etti.
Türkiye’nin Libya’dan tamamen çıkmasının, LUO’nun savaşın durması için sunduğu bir şart olduğunu dile getiren Mismari, Türkiye’nin amaçlarını gerçekleştirmek ve ABD tankları ile Hawk hava savunma füze sistemlerini Libya’da kullanmak için ateşkesten yararlandığını öne sürdü.
Mismari, Türkiye ve Katar’ın, Libya krizini sona erdirmek için herhangi bir çözüm bulmak istemediğini de iddia etti.
Sirte’deki UMH Saha Operasyon Odası Komutanı ise, şehre savaşmadan barışçıl bir şekilde girmeyi umduklarını dile getirdi.
UMH güçleri, stratejik Sirte şehri çevresinde askerlere güçlere yeni takviyeler yapıldığını duyurdu.
Öte yandan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Arancha Gonzalez Laya ile dün Ankara’da düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığının Trablus’ta bir şehir savaşı yaşanmasını engellediğini söyledi.
Hafter’in Trablus'a saldırmasından sonra meşru hükümetin beş ülkeye yardım çağrısında bulunduğunu ancak sadece Türkiye’nin buna yanıt verdiğine dikkat çeken Çavuşoğlu,  “İspanya'nın başından bu yana siyasi çözümü desteklemesini olumlu buluyoruz. Biz de tek çözümün siyasi çözüm olduğunu söylüyoruz. Biz İspanya'nın meşru endişelerini anlayabiliyoruz” diyerek, yasa dışı göçe işaret etti.
Türkiye’nin Libya’daki varlığını eleştirenlere değinen Çavuşoğlu, “İrini Operasyonu ne yapıyor? Sadece  bizim gıda ve malzeme götürdüğümüz gemileri yoklamaya kalkıyor. Mısır’dan gelen silahları denetleyebiliyor mu, hayır. Peki  Suriye’den uçakları denetledi mi? Rusya’dan gelenleri denetledi mi? Fransa’nın doğrudan gönderdiği uçak ve silahları denetleyebiliyor mu?” diye sordu.
Diğer yandan, Mısır parlamentosunun askeri güçleri Libya’ya göndermeyi kabul etmesinden bir hafta sonra, Mısır Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ferid, genel komuta planı çerçevesinde ordunun savaşa hazır olma prosedürlerini denetledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe