Uluslararası Kriz Grubu’ndan Cezayir yönetimine ‘ulusal diyalog’ tavsiyesi

2 Temmuz’da Cezayir’in batısındaki Kalia Cezaevi’nden çıkan bir kadın aktivist (EPA)
2 Temmuz’da Cezayir’in batısındaki Kalia Cezaevi’nden çıkan bir kadın aktivist (EPA)
TT

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Cezayir yönetimine ‘ulusal diyalog’ tavsiyesi

2 Temmuz’da Cezayir’in batısındaki Kalia Cezaevi’nden çıkan bir kadın aktivist (EPA)
2 Temmuz’da Cezayir’in batısındaki Kalia Cezaevi’nden çıkan bir kadın aktivist (EPA)

Uluslararası Kriz Grubu, koronavirüs salgınından etkilenen Cezayir ekonomisinde ‘daha büyük bir krizden kaçınmak’ için ülke yönetimi ile halk hareketi arasında ulusal diyaloğun kurulmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Uluslararası Kriz Grubu, yayınladığı siyasi raporda, Cezayir ekonomisinde daha büyük bir krizden kaçınmak için Cezayir yönetimi ile halk hareketi arasında ekonomik ulusal diyaloğun başlatılmasını tavsiye etti. Uluslararası
Para Fonu (IMF), Cezayir ekonomisinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle bu yıl yüzde 5,2 oranında daralacağı öngörüsünde bulundu.
Cezayir, gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını oluşturan yakıt sektörünün kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle özellikle petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız durumda.
Uluslararası Kriz Grubu, Cezayir’de ufukta görünen kriz karşısında ‘hükümetin dış borca başvurmak ve bütçede kemer sıkmak zorunda kalabileceğini’ belirterek, bu durumdan kaçınmanın ‘hükümetin halk hareketinin üzerindeki baskıyı hafifletmesiyle mümkün olacağını’ ifade etti.
Cezayir resmi makamları halk hareketine katılan aktivist, siyasi muhalif ve gazeteciler üzerinde yargı eliyle baskı kurmayı sürdürüyor.
Cezayir Tutukluların Serbest Bırakılması Ulusal Komitesi (CNLD), halihazırda 60’a yakın düşünce mahkumun cezaevinde olduğunu ve bunların çoğunun sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlar nedeniyle hapse girdiklerini belirtiyor.
Cezayirli hukukçular, yönetimin protestoların yeniden başlamasını engellemek için ‘yargı sopasını’ kullandığını dile getiriyorlar. Bu duruma dikkat çeken Uluslararası Kriz Grubu, yargı baskısının ‘gelecek yıllarda daha radikal söylemler ve yöntemler benimseyen azınlık gruplarının oluşmasına neden olabileceği’ konusunda uyardı.
Halk hareketlerinin faaliyetlerine yönelik davalar sürüyor. Bu kapsamda, Cezayirli gazeteci ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü gözlemcilerinden Halid Derdani, gelecek Pazartesi hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Derdani, ‘ulusal birliğe zarar verme’ ve ‘izinsiz gösteri düzenleme’ suçlamasıyla hapse girmişti. Mahkemenin halk hareketine katılan diğer tutuklular için verdiği 4 ay ihtiyati hapis kararını anımsatan gözlemciler, Derdani için de benzer bir kararın çıkmasını beklediklerini ifade ediyorlar.
Derdani’nin avukatı Abdulgani Badi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Gazeteci (Derdani) de tıpkı Semir bin El-Arabi ve Süleyman Hamituş gibi aktivistlerin yargılandığı oturumlardan birine şahitlik edecek” dedi. Söz konusu aktivistler Mart ayında hükümet karşıtı gösteriler sırasında tutuklanmıştı. Badi, Derdani’nin Fransız bir televizyon kanalı için gösterilerde yayın yaptığı sırada tutuklandığını, El-Arabi ve Hamituş’un ise göstericiler arasında yer aldıklarını ve barışçıl bir şekilde rejimin değişme talebini dile getirdikleri için tutuklandığı bilgisini verdi.
Derdani’nin tutuklanması bölgesel ve uluslararası çevrelerde tepkiyle karşılandı. Bu çevreler, Cezayir yönetimine Derdani’yi serbest bırakma çağrılarına devam ediyor. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, bir basın toplantısı sırasında isim vermeden Derdani’yi devlet sırlarını Fransa’nın Cezayir Büyükelçiliği’ne aktarmakla suçladı. Bunun üzerine Derdani’nin avukatı Badi, sözlerinden dolayı Tebbun’u ‘duruşma öncesinde yargıyı etkilemeye çalışmakla’ eleştirdi.
Başkentin 900 kilometre güney batısında yer alan Vadi Mahkemesi’nin savcısı, dün, duruşma öncesi aylarca gözaltında tutulan ve yetkililere karşı tutumlarından dolayı hapse atılan 7 protestocu hakkında 10 yıl hapis cezası talep etti. Tutukluların Serbest Bırakılması Ulusal Komitesi’nin yayınladığı listeye göre söz konusu protestocuların adları şöyle: Azavi Eyyub, Hamza Sahra, Şuayb Fathize, Ahmed Haddad, Fevzi Neyd, Vahmim Mucahid ve Ali Bekişe. Mahkeme Yargıcı, 7 protestocunun yargılandığı davayla ilgili kararını Pazartesi günü ilan edeceğini belirtti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.