İspanya’nın başkenti Madrid’deki durum, gün geçtikçe 13 Mart’ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle olağanüstü hal ilanının arifesinde yaşananlara benziyor. Şehirde sokaklardaki hareket git gide azalırken, mağazalara olan talep de azaldı.
Şehirde yeni vakalar geçtiğimiz haftadan bu yana beş kat artarken, Madrid Özerk Yönetim Hükümeti Başkanı Isabel Diaz Ayuso, salgının yayılmasını önlemek için hazırlanan ‘acil durum planını’ açıkladı.
Söz konusu plana göre halka açık yerlerde maske kullanımı zorunlu hale gelirken, gece 01.00’da bar ve klüpler kapatılacak. Ondan fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklanırken, koronavirüse yakalanıp iyileşenler için de bir ‘bağışıklık pasaportu’ çıkarılması planlanıyor.
Koronavirüse karşı alınan önlemler hafifletilerek, yeni normale dönülmesinin ardından salgın ülkede yavaşça geri dönse de, sağlık sistemini üç ay boyunca harap eden virüs nedeniyle 9 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği başkentte hızını artırdı.
Bazıları, salgınların artmaya devam etmesi durumunda şehirde yeni izolasyon önlemlerinin uygulanmasını bekliyor.
Gelişmeleri endişeyle izleyen Sağlık Bakanlığı, epidemiyolojik durumun tam izolasyona geri dönmeyi gerektirecek bir aşamaya girmediğini ancak geçtiğimiz ay 200’e düşen günlük vaka sayılarının 2 bine yükseldiğine dikkat çekerek, son beş hafta boyunca durumun giderek kötüleştiğini vurguladı.
İngiltere hükümetinin İspanya’dan dönenlere karantina uygulama kararından sonra Fransa, Almanya, Belçika ve Norveç de vatandaşlarına bazı İspanyol bölgelerine seyahat etmekten kaçınmalarını tavsiye etti.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere’nin kararının yanlış olduğunu dile getirerek, İspanya plajlarının güvenli olduğunu vurguladı.
İspanya makamları, şu anda İspanya’da tatil yapan İngilizlerin sayısını yaklaşık 600 bin olarak tahmin ederken, bir milyondan fazlası da önümüzdeki günlerde İspanya’ya seyahat etmeye hazırlanıyor.
‘Bağışıklık pasaportuna’ ilişkin tartışmalar
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iyileşenlerin virüse tekrar yakalanmayacağına ilişkin bilimsel kanıt olmadığını vurgulayarak, bağışıklık pasaportu fikrine karşı çıkıyor.
WHO, antikor ölçümleri için yapılan testlerin hala tam olarak doğrulanmadığı konusunda uyarıda bulunarak, bu durumun hastaların yaşamlarını tehdit eden ciddi tanı hatalarına yol açabileceğini ifade etti.
WHO uzmanları ve epidemiyoloji doktorları, Kovid-19 tarafından oluşturulan bağışıklığın hala bilinmeyen bir alan olduğuna dikkat çekerek, virüse karşı tam bağışıklık sağlamanın imkansız olduğuna işaret etti.
İspanya’da yapılan testlerde, antikor sahibi olan kişilerin yüzde 14’ünde, üç ay sonra tekrar yapılan testlerde antikorların yitirdiği tespit edildi.
Almanya, İtalya ve İngiltere gibi diğer ülkeler, koronavirüs antikor testi pozitif çıkan kişilere bir sağlık pasaportu vermeyi planladıklarını bildirdi ancak daha sonra fikirlerini değiştirdi.
Bazı hukukçular da, sağlık pasaportu uygulamasının kişisel verilerin gizliliği ve hareket özgürlüğünü ihlal ederek, anayasa hükümlerine aykırı olduğunu savundu.
Jeffrey Epstein (Reuters)