ABD'den Tayvan'a 40 yıl sonra ilk resmi ziyaret

ABD Sağlık Bakanı Alex Azar dün Taipei Havaalanı’nda (EPA)
ABD Sağlık Bakanı Alex Azar dün Taipei Havaalanı’nda (EPA)
TT

ABD'den Tayvan'a 40 yıl sonra ilk resmi ziyaret

ABD Sağlık Bakanı Alex Azar dün Taipei Havaalanı’nda (EPA)
ABD Sağlık Bakanı Alex Azar dün Taipei Havaalanı’nda (EPA)

ABD Sağlık Bakanı Alex Azar Tayvan’a giderek, 1979’dan bu yana ülkeye en üst düzey resmi ziyareti gerçekleştiren ilk ABD’li yetkili oldu.
Azar’ın, 3 günlük ziyaretinde Çin ile ilişkileri gergin olan Tayvan lideri Tsai Ing-Wen’in yanı sıra birçok üst düzey yetkili ile görüşmesi bekleniyor.
Azar, ABD’nin Pekin yönetimini Çin halkının tek meşru temsilcisi olarak tanıyarak, Tayvan ile diplomatik bağlarını kopardığı 1979’dan bu yana ülkeyi ziyaret eden en üst düzey ilk ABD’li yetkili oldu.
Ancak bununla birlikte, ABD biraz belirsiz bir şekilde de olsa adanın en sadık müttefiki ve en önde gelen silah ihracatçısı olmaya devam ediyor.
ABD Sağlık Bakanı’nın bu ziyareti, Pekin ve Washington arasında çeşitli konularda gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Çin’in Hong Kong’a dayattığı katı Ulusal Güvenlik Yasası’na cevaben ABD yönetimi, aralarında Hong Kong İcra Kurulu Başkanı Carrie Lam’in de olduğu 11 kişiyi yaptırım listesine aldı.
Buna ilaveten ABD Başkanı Donald Trump, Çin merkezli şirketler TikTok’un sahibi ByteDance ve WeChat’in sahibi Tencent’in ülkesinde faaliyet göstermesini yasaklayan kararı imzaladı.
Trump’ın Çin’i yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından sorumlu olmakla suçladığı bir dönemde, Azar’ın özellikle Tayvan’ın salgınını yönetmedeki başarısını övmesi bekleniyor.
ABD’li üst düzey bir yetkili gazetecilere verdiği demeçte, “Bu ziyaret, Tayvan’ın Kovid-19 ile mücadeledeki başarısının bir kabulüyle birlikte açık ve demokratik toplumların Kovid-19 gibi sağlık tehditleriyle savaşmak için daha donanımlı olduğuna dair ortak bir inancın bir kanıtıdır” yorumunda bulundu.
Salgının ortaya çıktığı Çin’e coğrafi ve ticari yakınlığına rağmen, Tayvan’da şu ana kadar 480 vaka ve sadece yedi ölüm kaydedildi.
Çin, Tayvan’ı kendi toprakları olarak görürken, Tayvan, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmıyor.
Pekin, Taipei’nin resmi bağımsızlık ilanı veya özellikle Washington tarafından dış müdahalede bulunulması durumunda güce başvuracağını vurguladı.
Çin hükümeti, ABD Sağlık Bakanı’nın Tayvan ziyaretine tepki göstererek, bu durumu ‘güvenlik ve istikrar için bir tehdit’ olarak nitelendirdi.
George W. Bush’un ABD başkanlığı sırasında Tayvan’daki Amerikan Enstitüsü’nün Direktörü olan Douglas Paal, “Trump yönetimi, Tayvan sorununa dair gerilimin tırmanma risklerinin farkında” dedi.
ABD’nin 1990’larda Tayvan’a düzenli olarak ticari yetkilileri gönderdiğini dile getiren Paal, “Ancak bu sefer ki fark bağlamında. Azar, ABD-Çin ilişkilerinin en alt düzeye indiği bir dönemde Tayvan’ı ziyaret ediyor. Bu Çin’i kışkırtır. Bu nedenle Ulusal Güvenlik Danışmanı’nı göndermemeyi tercih ettiler. Görünüşe göre kırmızı çizgiyi geçme niyetleri olmadan yakınlaşmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.



Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.


Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
TT

Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ülkedeki son protestoların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından düzenlenen bir darbe girişimi olduğunu söyledi.

Televizyonda yayınlanan konuşmasında Hamaney, yaşananların "kendiliğinden gelişen protestolar değil, ülkenin yönetimindeki hassas noktaları hedef almak amacıyla yapılmış bir Amerikan-Siyonist komplosu" olduğunu ifade etti.

Hamaney'in konuşması, ocak ayındaki protestolar hakkındaki tutumları nedeniyle "Reform Cephesi" lideri Azer Mansuri'nin yanı sıra parlamenterler ve eski yetkililer de dahil olmak üzere önde gelen reformcu isimleri hedef alan bir gözaltı dalgasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Diğer yandan, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da konuşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la yapılacak herhangi bir müzakerede "kırmızı çizgileri" belirleyecek "tek kişinin" Başkan Donald Trump olduğunu söyledi.