İngiltere sahillerindeki yasadışı göç faaliyetlerinde ani artış

Fotoğraf (Reuters)
Fotoğraf (Reuters)
TT

İngiltere sahillerindeki yasadışı göç faaliyetlerinde ani artış

Fotoğraf (Reuters)
Fotoğraf (Reuters)

Ahmet Mustafa
İngiltere Göç Bakanı Chris Philp, Fransa’ya resmî bir ziyaret gerçekleştiriyor. Fransız mevkidaşıyla acil olarak görüşecek olan bakan, yasadışı göçmenlerin kanal aracılığıyla Fransa’dan İngiltere’ye yönelik göç dalgalarını durdurmanın yollarını görüşecek.
Öte yandan iki gün içinde küçük teknelerle yapılan yasadışı göç faaliyetlerinde artış yaşanıyor. Göçmenler Fransa’nın Kuzey batısından İngiltere’nin Güney doğusuna doğru
bir yol izliyor. İngiliz Güvenlik Sahil Güçleri pazartesi sabahı kent şehrinin Dover kıyıları yakınlarında 20 Suriyeliyi taşıyan küçük bir tekneyi durdurdu.
Sadece geçen hafta sonu İngiliz kıyılarına yaklaşık 200 Suriyeli ulaştı Bu yolla İngiltere’ye giriş yapan yasadışı göçmen sayısı 4 bini aşarken, geçen Perşembe’den bu yana yine bu yolla 600 göçmen ülkeye giriş yaptı.
Göçmenlerin çoğu göç seferine Fransa’nın kuzeyindeki Dunkirk ve Calais’den gelmesine rağmen diğer ülkelerden de yasadışı yollarla İngiliz deniz kanalı aracılığıyla küçük teknelerle ülkeye giriş yapıyor. Geçtiğimiz günlerde 150’den fazla yasadışı göçmenin İngiltere’nin Güney Doğu kıyılarına ulaşmasıyla en büyük dalga gerçekleşti. Pazar günü küçük tekneleri İngiliz sahilinde gören halk şaşırdı.
Bu ani göç hareketi hükümeti zor durumda bırakıyor. Muhafazakar Parti göç dalgalarını engellemek ve yasal göçü sınırlandırma vaatleriyle seçimi kazanmıştı. Başbakan Boris Johnson ve İçişleri Bakanı  Priti Patel göçmen meselesine karşı ciddi vaatlerde bulunup göçmen sayısında sınırlandırmaya gideceklerini söylemişti. Son olarak Priti Patel, İngiliz ekonomisinin ihtiyacı olmayan kişilere İngiltere vizesini zorlaştıran bir kanunu İngiliz parlamentosundan geçirmeyi başarmıştı. Patel ayrıca bu yılın ortalarında İngiliz Kanalı aracılığıyla gerçekleşen yasadışı göç dalgalarını tamamen durdurma vaadinde bulunduran Patel, son gelişmeler ışığında vaatlerinin gerçekleşmesi karşısındaki engelleri kaldırmak adına çözüm yolları arıyor. İngiliz Skynews haber kanalına göre Patel Pazartesi sabahı Dover sahilinde bir sahil güvenlik teknesinde görüntülendi. Bu sırada 20 yasadışı Suriyeliyi taşıyan teknenin yaklaşmasıyla İngiliz Sahil Güvenlik Güçleri Dover sahil sınırını aştığı için göçmenleri geri çevirmeyi başaramadı.

Sıkı önlemler
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Boris Johnson hükümeti İçişleri Bakanlık Teşkilatı Göç Faaliyetlerinin sıklaştığı kanalı kontrol edemediği için ordudan bu konuda yardım çağrısında bulundu. Bu çerçevede Kraliyet Deniz Filosuna resmî yardım talebinde bulundu. Ayrıca hükümet göçü engellemek için kurduğu Kanal Kıyı Güvenlik Birimi’nin başına eski bir deniz subayını atadı. Bu çerçevede Kraliyet Hava Kuvvetleri bir deniz gözlem uçağı (Atlas)ı hizmete sundu. Sıkı önlemler çerçevesinde hükümetin kanal boyunca seyreden yasadışı göç faaliyetlerini sınırlandırıp izlemek amacıyla insansız hava araçları kiralama yönünde öneriler sunacağı bildiriliyor.
Paris’e seyahatinin öncesinde bir açıklama yapan İngiltere Göç Bakanı Chris Philp, İngiliz deniz kanalının göç faaliyetlerini imkansız hale getirecek çözüm yollarını Fransız mevkidaşıyla görüşmek istediğini belirterek, böylece göçmenlerin Fransa’nın kuzeyine dahi gitmelerinin engellenebileceği ifade etti. Ayrıca hükümetin bu yolla ülkeye ulaşan göçmenlerden mümkün olan en yüksek sayıda göçmeni iade etmek istediğini ve bunun için özel uçak seferleri düzenleyeceklerini bildirdi. İngiliz bakan, bu yasadışı seferleri düzenleyen ve insanların hayatını tehlikeye atan illegal örgütlerle mücadelede de kararlı olduklarını dile getirdi. Ayrıca Başbakan Johnson hükümetinin ülkeye yasadışı yollarla giren göçmen sorununun çözümü için yasal belirleyiciliğe gereklilik duyulduğunu ve yasadışı göçü organize eden örgütleri durdurma çabalarının arttırıldığını ifade etti.

İngiltere ve Fransa toplantıda
İngiltere Başbakanı, bu konuda asıl hedeflerinin göçmenlere bu yolun kesinlikle akıllı bir yol olmadığını, sonuçlarının son derece tehlikeli ve vahim olduğunu aktarmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzde çözmemiz gereken yasal bir engel var bu yasadışı göçmenlerin ülkelerine geri göndermeyi kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması son derece önemli.’’ Johnson, bu yasadışı göç sorununun çözümü için Fransa’yla beraber sıkı çalışacaklarını belirterek ülkeye giren binlerce yasa dışı göçmene sığınma hakkı verilmeyeceğini ancak İngiliz sularına girenlerin geri çevrilmelerinin de yasal olarak pek mümkün olmadığını ifade etti.

Fransa, İngiltere’den 40 milyon dolar talep etti
Başbakanın belirttiği bu sorunlara çözüm arayışları çerçevesinde İngiliz göç bakanı salı günü Paris’te mevkidaşıyla yüz yüze görüşecek. The Daily Telegraph’ın iki gün önceki haberine göre Fransa, İngiltere’den Fransız sahillerinde emniyet kontrol masrafları çerçevesinde 40 milyon dolar talep etti.
İngiliz kıyılarındaki kent güvenlik güçleri bu yasadışı göçü engellemekte zorlanıyor. Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Bakanı Helen Whately bir televizyon kanalında bu durumun ciddiyetine ve bu yasadışı göç faaliyetlerini organize eden örgütlerin bu tehlikeli yollarla para kazanmasının önüne geçilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.