İkinci el araçlarda fiyat yüzde 100 arttı, esnaf araç bulamıyor

İkinci el araçlarda fiyat yüzde 100 arttı, esnaf araç bulamıyor
TT

İkinci el araçlarda fiyat yüzde 100 arttı, esnaf araç bulamıyor

İkinci el araçlarda fiyat yüzde 100 arttı, esnaf araç bulamıyor

Korona virüs salgınının ardından sıfır araç üretiminde yaşanan aksaklıklar dolayısıyla ikinci ele gösterilen rağbet fiyatları da artırdı. Piyasanın daha da yukarı çıkacağını tahmin ettiklerini belirten galericiler ise fiyatlara rağmen otomobil bulamamaktan dert yandı.
Dünyayı etkisi altına alan korona virüs (Kovid-19) salgınından tüm sektörlerde olduğu gibi otomobil piyasası da olumsuz etkilendi. Sıfır otomobil üretiminde yaşanan sıkıntılar ikinci el araçlara olan talebi artırırken, fiyatlar da bir anda arttı. Fiyatlardaki yükseliş devam etse de rağbetin artmasıyla birlikte piyasada ‘ikinci el araç’ bulmak zorlaştı. Fiyat değişimine artık yetişemediklerini kaydeden galerici esnafı, piyasada araç bulmanın güçleştiğini kaydetti.

"Şimdi herkes bu işi yapıyor"
İnternet üzerinden araç alışverişinin arttığını belirten galerici Mustafa Üzer, vatandaşların güvenilen yerlere yönelmesi gerektiğini kaydetti. Piyasaya göre ucuz araçların sonrasında sorunlar çıkarabileceğini aktaran Üzer, “Şimdi öyle bir şey ki herkes bu işi yapıyor. Şuradan 100 kişiyi çevirelim 99’u araba alıp satıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Herkes bu işi yapıyor. Bilen de yapıyor, bilmeyen de yapıyor. Herkes ucuz mal derdinde. Bu arabadan 200 bine de var, 250 bin liraya da var. Adam niye diye sormaz mı? Şu arabanın motoru 40 bin lira, diğer arabanın motoru 8-10 bin lira. Sen şimdi 2 bin lira aşağıya alıyorsun neler ile karşılaşacağını hiç bilmiyorsun. Biz ne yapıyoruz? Arabamızın tüm eksiğini yaptırıyoruz ki verdiğimiz insana mahcup düşmeyelim. 3 lira kazanmayalım da 2 lira kazanalım, müşteriyi kazanalım” dedi.

“Fiyatların düşmeyeceği kesin”
Araç fiyatlarındaki artışın yüzde 100’ün de üzerine çıktığını vurgulayan Üzer, alınacak aracın mutlaka test edilmesi gerektiğini bildirdi. Üzer, “Fiyatlar yüzde 100 arttı. Yani 30’luk araba 60 oldu. 60’da durur mu dedik durmadı, 70, 80, 90’a doğru gidiyor. Ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Ama şu anda düşmeyeceği kesin. Üstüne de daha ekleyecek. Bu önümüzdeki pandemi sürecini belki de daha da ağır atlatacağız. Bu süreç böyle devam ederse arabaların düşme şansı yok. Üstüne bu kadar daha ekler. Yurt dışından araba gelmiyor. Bugün açılsa gelmeye başlasa Türkiye’ye gelmesi 6 ay sürer. Avrupa’da pandemi sürecinde arabalar yüzde 30 değer kaybetti. Bizde yüzde 100 arttı, daha durmuyor” ifadelerini kullandı.

"Müşteriler satıcılara puan versin"
Fiyatlara karşı rağbetin de fazla olduğunu aktaran Mustafa Üzer, şunları söyledi:
“Talep çok. Acayip bir rağbet var, araba bulamıyoruz. Çoğu yere gidiyoruz araba bulduk diye ettiğimiz masrafa mı yanalım, 15-16 saat otobüste vakit geçirdiğimize mi yanalım, yorulduğumuza mı yanalım? Yapmasan da olmuyor. Böyle bir ticaret yok, bunun önüne devletimizin geçmesi lazım. Her önüne gelen bu işi yapmasın. Asker, polis, kasap, kuruyemişçi yapıyor. Emekli, işçi, memur herkes bu işi yapıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Bizim müşterimiz bize puan versin. Bizden memnuniyet derecesini göstersin. Bu işin birinci noktası güven. Adam sana güvensin. Biz nasıl adama güveniyorsak adam da sana güvensin.”



NYT, Merkez Bankası’nın altın işlemlerini inceledi

İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntıyla altının "güvenli liman" rolü yeniden tartışmaya açıldı (Reuters)
İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntıyla altının "güvenli liman" rolü yeniden tartışmaya açıldı (Reuters)
TT

NYT, Merkez Bankası’nın altın işlemlerini inceledi

İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntıyla altının "güvenli liman" rolü yeniden tartışmaya açıldı (Reuters)
İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntıyla altının "güvenli liman" rolü yeniden tartışmaya açıldı (Reuters)

Küresel merkez bankaları, İran savaşıyla yükselen jeopolitik gerilimler ve enflasyon endişeleri nedeniyle altın rezervlerini hızla artırıyor.

Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın ardından Çin, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Özbekistan gibi ülkeler merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam etti.

New York Times'ın analizinde bunun, 2022'de patlak veren Rusya-Ukrayna savaşının ardından altına artan ilginin devamı niteliğinde olduğu belirtiliyor.

2022'de 228 ton altına sahip Polonya Merkez Bankası, martta bu rezervi 580 tona yükseltmişti. Banka başkanı Adam Glapinski, rezervi 700 tona çıkarmayı planladıklarını söylüyor.

Çin Merkez Bankası da 17 aydır aralıksız olarak altın rezervlerini artırıyor. Banka, martta yaklaşık 5 ton altın alarak son bir yılın en yüksek aylık alımını gerçekleştirmişti.

2023-2025'te en büyük altın alıcılarından biri olan Türkiye Merkez Bankası (TCMB) ise İran savaşının patlak vermesiyle kademeli olarak üç hafta içinde toplamda 120 ton altını sattı veya swap işlemlerinde kullandı.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, altın satış ve swap işlemleriyle ilgili "Tüm adımlarımızın amacı fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek" demişti.

Analizde, satışların "enflasyon endişeleri ve ülkenin kötü ekonomik görünümü nedeniyle değer kaybeden Türk Lirası'nı desteklemek amacıyla gerçekleştirildiği" yorumu yapılıyor.

TCMB'nin altın işlemleri, "İran'la savaşta ülkelerin ekonomik zorluklara karşı altını bir tampon olarak nasıl kullanabileceğinin göstergesi" diye niteleniyor.

Enflasyon yükseldiğinde iyi bir değer saklama aracı olarak görülen, kriz dönemlerinde de acil nakit ihtiyacı için hızlı şekilde satılabilen altının, oynak piyasa koşullarına rağmen "güvenli liman" rolünün sürdüğü ifade ediliyor.

Dünya Altın Konseyi'nden analist Krishan Gopaul, özellikle merkez bankalarının altın alımlarının bu imajı güçlendirdiğini vurguluyor:

Koşullar ne olursa olsun, merkez bankaları altın piyasasında talebin gerçek bir dayanağı haline gelmiştir.

Independent Türkçe, New York Times, Bullion Vault, Reuters


Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
TT

Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)

British Airways, kabin ekibini korumak amacıyla yolcuların uçak içinde fotoğraf çekmesine ilişkin kısıtlamaları sıkılaştırdı.

Bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, British Airways personelinin izni olmadan videoya alınmasını, fotoğrafının çekilmesini veya canlı yayımlanmasını önlemek amacıyla taşıma koşullarını güncelledi.

Kurallara uymadıkları takdirde yolcular uçaktan çıkarılma veya havayolunun uçuş yasağıyla karşı karşıya kalacak.

Kabul edilemez davranışlarla ilgili 11a maddesinde artık şu ifadeler yer alıyor:

Uçakta bulunduğunuz sırada, kabin ekibimizi veya diğer çalışma arkadaşlarımızı rızaları dışında videoya aldığınıza, canlı yayımladığınıza veya fotoğrafını çektiğinize dair makul bir düşünce oluşursa… Bu davranışı sürdürmenizi önlemek için makul gördüğümüz her türlü önlemi alabiliriz.

Havayolu şirketi, uçak iniş yaptığında yolcuların uçaktan inmesini isteyebilir, yolculuğun geri kalan kısmı için taşıma hizmeti vermeyi reddedebilir veya cezai kovuşturma amacıyla olayı ilgili makamlara bildirebilir.

Kuralların, Meta gözlükleri ve GoPro'lar gibi cihazlarla yapılan çekimleri de kapsaması bekleniyor.

Çoğu havayolu şirketi, yolcuların diğer yolcuların mahremiyetine saygı gösterdiği sürece genellikle fotoğraf çekilmesinde bir sakınca olmadığını belirtiyor. Ancak kurallar uçuştan uçuşa değişiklik gösterebilir.

Birleşik Krallık Sivil Havacılık Otoritesi'ne (CAA) göre, video veya fotoğraf çekiminin "kabin güvenliğini hiçbir şekilde tehlikeye atmaması" koşuluyla, kuralları belirleme yetkisi kabin ekibine ve kaptana ait.

British Airways, kısa süre önce Elon Musk'ın Starlink internet sistemini kullanan Britanyalı ilk havayolu şirketi olurken ilk uçuş, Londra Heathrow'dan ABD'nin Houston kentine giden bir Boeing 787-8 uçağıyla gerçekleştirildi.

Havayolu şirketi, bu gelişmiş sistemin yolcuların uçuşları sırasında "internet yayınları, iş ve bağlantıda kalmak için hızlı ve güvenilir internete" erişmesini sağlayacağını belirtiyor.

The Independent cevap hakkı için British Airways'le temasa geçti.

Independent Türkçe


Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times