Almanya’nın Türkiye ve Yunanistan arasındaki arabuluculuğu başarısız oldu

Yunanistan’a ait savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile düzenlenen askeri tatbikata katılıyor (AFP)
Yunanistan’a ait savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile düzenlenen askeri tatbikata katılıyor (AFP)
TT

Almanya’nın Türkiye ve Yunanistan arasındaki arabuluculuğu başarısız oldu

Yunanistan’a ait savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile düzenlenen askeri tatbikata katılıyor (AFP)
Yunanistan’a ait savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile düzenlenen askeri tatbikata katılıyor (AFP)

Türkiye’nin Yunanistan ve Fransa ile yaşadığı gerginlik, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın tarafları diyalog masasına getirmek amacıyla Atina ve Ankara’yı ziyaretinden bir gün sonra daha da arttı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün konuya ilişkin yaptığı sert açıklamalarının yanı sıra Yunanistan’ın Akdeniz’de Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ortak askeri tatbikatlara başladığını duyurması Maas ile yapılan görüşmelerin başarısız olduğunu ortaya koydu.
Maas, Atina’daki temaslarının ardından Doğu Akdeniz gerilimini görüşmek üzere geldiği Ankara’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Alman Bakan “İki tarafın da diyaloğa hazır olduğunu duyuyorum. Bu tartışmalı konuların bir çözüme ulaşabileceğini düşünüyorum” diyerek, mevcut durumu ‘son derece riskli’ olarak nitelendirdi.
Söz konusu gerilimin Avrupa Birliği (AB), Yunanistan ve Türkiye’nin çıkarına olmadığını dile getiren Maas, Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkların askeri yollarla çözülemeyeceğini, bunun yerine zor ve zaman alsa da diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Çavuşoğlu ise Yunanistan’ı uyararak, “Yanlış adımlar atarsanız, bu sefer elimizden bir kaza çıkmaz, gereği neyse onu yaparız” dedi.
Yunanistan’a, bazı ülkelerin dolduruşuna gelerek kendisini riske atmaması yönünde çağrıda bulunan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Mısır-Yunanistan anlaşmasını asla tanımayacağını belirterek, anlaşmaları bozan ve verdiği sözleri yerine getirmeyen tarafın Yunanistan olduğunu söyledi.

NATO’dan diyalog çağrısı
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, mevcut gerilime ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye ve Yunanistan yıllardır önemli NATO müttefikleridir. İttifak ruhu ve uluslararası hukuk temelinde Doğu Akdeniz'deki durumu çözmenin bir yolunu bulmalıyız. Almanya'nın ara buluculuk çabalarını memnuniyetle karşılıyorum” diyerek diyalog çağrısında bulundu.

Erdoğan’dan uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye’nin artık sabrı sınanacak bir ülke olmadığını göstermek istediklerini dile getirdi.
Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 949. yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;
“Türkiye, Akdeniz’de, Ege’de ve Karadeniz’de hakkı olanı alacaktır. Kendimize ait olanlardan da asla taviz vermeyeceğiz. Bunun için siyasi, ekonomik, askeri bakımdan ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Muhataplarımızı kendilerine çeki düzen vermelerine, mahvolmalarına yol açacak yanlışlardan uzan durmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin artık sabrı sınanacak, kararları test edilecek ülke olmadığını göstermek istiyoruz. Yaparız dersek yaparız bedelini de öderiz.”

Yunanistan’da dörtlü tatbikat
Cumhurbaşkanı’nın bu uyarılarından hemen önce, Yunanistan Savunma Bakanlığı, Doğu Akdeniz’de düzenlenecek Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İtalya ve Fransa’nın yer alacağı 3 günlük ortak askeri tatbikatın başladığını duyurdu.
Bakanlık ayrıca söz konusu ülkelerin ‘Dörtlü İşbirliği İnsiyatifi’ çerçevesinde karşılıklı anlayış, diyalog ve işbirliği temelinde denizde güçlü ve birlik içinde bir varlık göstermek istediklerini açıkladı.

Fransa diyalog ve diplomasiye dikkati çekti
Fransa Savunma Bakanı Florence Parly ise, dün “Doğu Akdeniz’in bir istikrar ve uluslararası hukuka saygı alanı haline gelmesi için diyalog, işbirliği ve diplomasi önceliktir. Doğu Akdeniz bazılarının heveslerinin oyun sahası olmamalı” şeklinde bir açıklama yaparak, Türkiye’nin Akdeniz sularındaki ihlalleri nedeniyle bölgede gerilim yaşanmaması konusunda uyardı.

Yunanistan’da 12 mil çıkışı
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Parlamento’da dün Mısır ve İtalya ile imzalanan anlaşmalarının onayı öncesinde yaptığı konuşmada, İtalya ile yapılan anlaşma uyarınca, Yunanistan’ın İyon Denizi’ndeki karasularını 6 deniz milinden 12 deniz miline çıkarmak için yakında bir yasa tasarısı sunmayı planladıklarını söyledi.
Miçotakis, Yunanistan’ın, Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesine göre İyon Denizi adalarından Mora Yarımadası’nın ucuna kadar olan bölgede tartışılmaz egemenlik hakları olduğunu öne sürdü.
Yunan Başbakan ayrıca Mısır ile yapılan anlaşmaya övgüde bulunarak, bunun çok büyük tarihi ve siyasi önemi olduğunu vurguladı.

Babacan’dan Mısır-Yunanistan anlaşmasına yorum
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Kim hayal eder ki Mısır ile Yunanistan’ın arasında bir anlaşma yapılacak ve bu Türkiye’nin dezavantajına olacak. Biz pek çok konuda yalnızlaşıyoruz. Yalnızlaşınca da haklı olduğumuz yerde haksız yere düşüyoruz” diyerek, hükümetin dış politikayı yönetmekte başarısız olduğunu iddia etti.

ABD’li yetkiliden Türkiye eleştirisi
ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Reeker, Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki politikasının NATO’nun birliğine zarar verdiğini öne sürdü.
Reeker, “Yunan hava sahası ihlalleri, Kıbrıs sularındaki sondaj faaliyetleri, Libya ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalaması ve hidrokarbon araması yapma niyetini açıklamasının provokatif olduğu ve bölgede gerilim çıkardığını Türkiye’ye tekrar tekrar ilettik” dedi.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.