İsrail heyeti, BAE ile İsrail arasında gerçekleştirilen ilk ticari uçuşla Abu Dabi'ye gitti

İsrail heyeti, BAE ile İsrail arasında gerçekleştirilen ilk ticari uçuşla Abu Dabi'ye gitti
TT

İsrail heyeti, BAE ile İsrail arasında gerçekleştirilen ilk ticari uçuşla Abu Dabi'ye gitti

İsrail heyeti, BAE ile İsrail arasında gerçekleştirilen ilk ticari uçuşla Abu Dabi'ye gitti

İsrail El Al Havayolları’na ait bir uçak dün tarihi bir sefer gerçekleştirdi. İsrail'den kalkan uçak, Abu Dabi saatiyle 15.39’da BAE’nin başkenti Abu Dabi'deki havalimanına iniş yaptı. Uçakta BAE ve İsrail arasında doğrudan ilişkilerin kurulmasını esas alan anlaşmanın son dokunuşlarını yapmak üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın Kıdemli Danışmanı Jared Kushner başkanlığındaki bir ABD-İsrail ortak heyeti bulunuyordu.
BAE’nin uluslararası telefon koduna atfen sefer sayısı LY971 olarak belirlenen uçağın kokpit pencerelerinin üzerine Arapça, İbranice ve İngilizce olarak ‘barış’ kelimesi yazıldı. Uçak, başta (BAE) Dışişleri’nden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş ve bazı bakanlar olmak üzere BAE’li bir dizi yetkili tarafından karşılandı.
Jared Kushner Abu Dabi’ye ayak basar basmaz basın mensuplarının karşısına geçti, “Barış, bölgede bulunan halklar için acil bir mesele” dedi. BAE-İsrail Barış Anlaşması’nın tüm dünyada büyük bir memnuniyetle karşılandığına işaret eden Kushner sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bölgede ve dünyada barış yolunu daha çok genişletme çağrısında bulunuyorum. Bölgenin geleceği, geçmişin tutsağı olmamalı. Filistinlileri diyaloğa geri dönmeye ve barışa doğru adımlar atmaya çağırıyorum.”
ABD Başkanı Donald Trump’ın ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat’ın liderliğindeki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey yardımcılarının yanı sıra çeşitli sektörlerde ikili iş birliği yapmayı hedefleyen yaklaşık yirmi yetkilinin bulunduğu İsrail El Al Havayolları'na ait Boeing 737 tipi uçak iki buçuk saatlik uçuştan sonra Abu Dabi’ye indi.
Diğer taraftan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien, BAE ile İsrail’in bu barış anlaşması ile daha güvende olacağına işaret ederek “Tarih, iki ülkenin liderlerine barışı getirdiklerini hatırlatacak” dedi. Buna ek olarak O’Brien, BAE ve İsrail arasında karşılıklı büyükelçiliklerin açılacağını ve eğitim, sağlık ve teknoloji de dahil olmak üzere pek çok alanda işbirliği yapılacağını kaydetti.
İki ülke arasındaki geçtiğimiz iki hafta içinde yoğunlaşmıştı. BAE cumartesi günü yaptığı bir açıklama ile 1972 tarihli İsrail Boykot Yasası’nı kaldırarak 48 yıllık boykotu sona erdirmişti. Böylece BAE ve İsrail'in ekonomik, bilimsel, ticari ve kültürel alanlarda iş birliği yapmalarının önü açılmıştı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, BAE’nin başkenti Abu Dabi’ye indikten sonra televizyonda yaptığı açıklamada, iki ülke arasında doğrudan uçuşların yapılmasının görüşmelerde tartışılacak konuların arasında bulunduğunu belirtti.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat, İsrail’den BAE’ye gerçekleştirilen ilk direkt uçuşun başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından hem İsrail’i hem de BAE’yi tebrik ederek Abu Dabi Uluslararası Havalimanı’nda Arapça olarak bir açıklama yaptı. Ben-Shabbat “Buraya bir hayali gerçeğe dönüştürmek üzere geldik. Diğer ülkeleri, bölge halklarına barışı getirmede bize katılmaya davet ediyorum. Hakikati değiştirmek için ortak paydaları güçlendirmeliyiz” dedi.
İsrail Sağlık Bakanlığı, BAE ile birlikte sekiz ülkeyi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında düşük vaka oranlarına sahip “yeşil ülkeler” listesine dahil etti. Bakanlık tarafından atılan bu adım ile Abu Dabi’ye giden İsrailli yetkililer ve gazeteciler, dönüşlerinde 14 günlük karantinaya girmekten muaf tutuldu.
Ortak heyet tarafından BAE’ye düzenlenen ziyaret, üçlü ortak açıklama ve BAE ile İsrail arasında iş birliğinin başlatılması için bir yol haritası çizilmesi çalışmaları kapsamında yapııldı. Yatırım, finans, sağlık, sivil uzay programı, sivil havacılık, dış politika, diplomatik işler, turizm ve kültür alanlarında hayati öneme sahip çeşitli sektörlerde ve alanlarda görev yapan temsilcilerin yer aldığı heyet, BAE’de devlet dairelerinin bir dizi temsilcisiyle bir araya gelecek. İki taraf, söz konusu alanlarda ilişki kurma umutlarına ve ortak çalışmayı güçlendirmeye odaklanacak. Aynı zamanda barış anlaşmasının bir sonucu olarak iki ülkeyi bekleyen büyük ve gelecek vaat eden iş birliği fırsatları ele alınacak.
Buna ek olarak İsrailli üst düzey bir yetkili, BAE Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan’ın İsrail’e uygulanan boykota ilişkin federal yasayı ve yasa gereğince uygulanan yaptırımları kaldırma kararına övgüde bulunarak bunu “tarihi” bir karar olarak nitelendirdi, Bunun “gerçek liderliğin bir göstergesi olduğunu” vurguladı. İsrail Dışişleri Bakanı Sözcüsü Lior Haiat bireyleri ve şirketleri kapsayan İsrail Boykot Yasası’nın lağvedilmesinin iki ülke arasında ilişkilerin kurulması için önemli bir adım sayıldığını da sözlerine ekledi.
WAM, İsrail’e uygulanan boykot hükmünün kaldırılmasının ardından BAE’deki bireylerin ve şirketlerin İsrail merkezli kurumlarla, orada ikamet eden kişilerle, İsrail uyruklu kişilerle, ya da nerede olursa olsun İsrail adına veya menfaatine çalışan kişiler ile sözleşme yapabileceğini belirterek bu anlaşmaların ticari, finansal veya herhangi bir amaçla karşılıklı ilişki temelinde olabileceğini ifade etti.
BAE’ye gelen heyetin, gelcekte kurulması planlanan ilişkilerin temelini atacağını ifade eden Lior Haiat, “Bu sürecin, iki taraf arasındaki doğrudan ilişkileri hızlı bir şekilde sağlamlaştırmasını ve birkaç hafta ya da ay içerisinde bunun meyvelerini toplamayı ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.
2016-2019 yılları arasında ABD’nin Miami şehrinde İsrail Başkonsolosu olarak görev yapan yetkili, heyetin BAE’li yetkililer ile birlikte diplomatik ilişkiler, turizm, uzay bilimi, ticaret, yatırım, kültürel çalışmalar ve sağlık araştırmaları hakkında müzakerelerde bulunacağını kaydetti.Haiat sözlertini şöyle sürdürdü:
“Ulaşmaya çalıştığımız şey, iki ülke ve halklarımız arasındaki ilişki için bir altyapı oluşturmak. BAE ve İsrail, bölgedeki en yenilikçi ülkeler arasında bulunuyor. Bilim, araştırma, ticaret ve turizm alanlarında iş birliği yapmak için büyük bir potansiyele sahipler.



Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
TT

Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)

Rusya’nın Ermenistan Büyükelçisi Sergey Kuperskin, Rusya’nın Ermenistan ile ABD arasındaki ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ projesini yakından takip ettiğini ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Bu açıklama, yüzyıllardır Moskova'nın hayati etki alanı ve Rusya'nın zayıf noktası olarak kabul edilen Güney Kafkasya bölgesinde artan Amerikan faaliyetlerine ilişkin Rusya'nın tutumunda bir değişiklik olduğunu gösterdi. Bu bölge, defalarca dalgalanmalara ve Rusya'nın etkisine yönelik tehditlere tanık oldu.

Ermenistan ve Azerbaycan arasında anlaşmanın imzalanmasının ardından Beyaz Saray'da Donald Trump, İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (Reuters)

Azerbaycan'ı güney Ermenistan üzerinden Nahçıvan bölgesine (Ermenistan'ın adlandırmasına göre Nahichevan) bağlayan tartışmalı ‘Zengazur Koridoru’ kara projesine atıfta bulunan Kuperskin, ülkesinin ‘projeyle ilgili gelişmeleri takip ettiğini ve diğer hususların yanı sıra, Ermenistan Cumhuriyeti'ndeki demiryolu sektörünün bakımı ve geliştirilmesinde Rusya ile Ermenistan arasındaki yakın işbirliğini de dikkate alarak, müzakerelere katılmaya ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daha önce bu konuyu belirsiz ifadelerle ele almıştı. Lavrov, “Bu projenin somut pratik detayları henüz şekillenmeye başladı ve projenin başlatılması biraz zaman alacak” dedi.

tvrfv
Soldan sağa: Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Beyaz Rusya, Özbekistan, Tacikistan ve Ermenistan liderleri 10 Ekim'de Duşanbe'deki BDT zirvesinin yapıldığı binaya doğru ilerlerken (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Başkanı Mariya Zaharova da Rusya'nın, Rusya Demiryollarının benzersiz uzmanlığından yararlanmak da dahil olmak üzere, projeye katılım seçeneklerini araştırmaya hazır olduğunu duyurdu.

Moskova, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Washington'da Ermenistan ve Azerbaycan arasında varılan anlaşmanın bazı ayrıntılarına ilişkin çekincelerini daha önce dile getirmişti. Bakü ve Erivan arasındaki barış çabalarından duydukları memnuniyeti dile getiren Rus yetkililer, ABD'ye bölgede doğrudan varlık gösterme hakkı verilmesine ilişkin ayrıntılara açıkça memnuniyetsizliklerini ifade ettiler.

Azerbaycan ve Ermenistan tarafları, ABD'nin himayesinde düzenlenen ve onlarca yıldır taraflar arasında doğrudan arabuluculuk yapan Moskova'nın davet edilmediği bir toplantıda, barış ve on yıllardır süren çatışmanın sona ermesi için bir ön anlaşma imzaladı. İki ülke arasında barışın tesis edilmesi ve ilişkilerin güçlendirilmesine ilişkin anlaşma, Azerbaycan ile Ermenistan üzerinden Nahçıvan Özerk Bölgesi'ni birbirine bağlayan bir koridorun oluşturulmasına ilişkin bir madde içeriyordu. Bu konu, iki ülke arasında önemli bir anlaşmazlık noktasıydı.

dcfgtyhu
Dağlık Karabağ'daki Azerbaycan kontrol noktası, Ağustos 2023 (AFP)

Erivan, ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ olarak adlandırılan koridorun kurulması için ABD ve üçüncü taraflarla iş birliği yapmayı kabul etti. Bu gelişme, özellikle projeyi uygulamak için Amerikan şirketlerinin davet edilmesi konusundaki tartışmaların artmasıyla, Rusya ve İran’ın bölgedeki çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturdu ve ABD’nin uzun vadeli ekonomik, ticari ve güvenlik varlığının kurulması anlamına geliyordu. Moskova, Washington'u doğrudan eleştirmekten kaçınırken, bazı yetkililer sadece dolaylı olarak memnuniyetsizliklerini dile getirdiler. İran ise, bu koridorun kendisini Kafkasya'dan izole edeceği ve sınırlarına yabancı bir varlık getireceği endişesiyle, koridorun kurulmasına şiddetle karşı çıktı.

Birkaç gün önce, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile yaptığı görüşmede, Erivan'ın Washington'a kendi topraklarındaki koridorda bir pay vereceğini doğruladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, yüzde 74'ü ABD'ye ait olacak şekilde, bu arazide demiryolu ve karayolu altyapısının inşasından sorumlu olacak bir şirket kurulacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı'nın çerçeve metninde belirtildiği üzere, projenin ABD'nin yatırımlarına ve ‘kritik ve nadir minerallere’ ABD pazarına erişimine olanak sağlaması bekleniyor. Rubio, toplantı sırasında “Anlaşma, egemenlik ve toprak bütünlüğünden ödün vermeden ekonomik faaliyete ve refaha nasıl açılabileceğimizi gösteren, dünya için bir model olacak” dedi. “Bu, Ermenistan için, ABD için ve ilgili herkes için iyi olacak” diye ekleyen Rubio, Trump yönetiminin artık ‘anlaşmayı uygulamak için’ çalışacağını vurguladı.

sdfrgth
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan (sağda), Erivan'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmede imzalanan anlaşma belgelerini değiş-tokuş ederken (EPA)

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise Azerbaycan'ı Nahçıvan'a bağlayan koridorun güvenliğinin ‘üçüncü bir ülke değil, Ermenistan tarafından’ garanti edileceğini vurguladı.

Rusya'nın projeye ilişkin tutumundaki gelişme ve projeye katılma isteği konusunda görüşmelerin başlamasına, Moskova'nın Avrupa ile daha geniş bir iş birliğine yönelmeden önce Rusya'nın yakın müttefiki olan Ermenistan'a gönderilen mesajlar eşlik etti.

Bakan Lavrov, birkaç gün önce Ermenistan Ulusal Meclisi Başkanı Alen Simonyan ile yaptığı görüşmede şunları söyledi:

"Ermenistan'ın, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyelerinin Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla açıkça savaş ilan ettiği bu durumun arkasındaki nedenleri tam olarak anladığını, şüphe ve hatta yalanlar saçan bir anlatının iki ülkemizin kamuoyunu domine etmemesini içtenlikle umuyorum.”

Ülkesinin ‘hiçbir ortağının herhangi bir yönde dış ilişkiler geliştirmesine asla itiraz etmediğini’ vurgulayan Lavrov, ancak Rusya’nın AB’deki muhataplarının, söz konusu ülkeyi sürekli olarak ‘ya bizimle ya da onlarla’ şeklindeki iki seçenek arasında seçim yapmaya zorladığını belirtti.


Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.