Wikipedia Arapça kültür köprüsü mü olacak?

Wikipedia’nın amblemi (resmi sitesi Arapça versiyonu)
Wikipedia’nın amblemi (resmi sitesi Arapça versiyonu)
TT

Wikipedia Arapça kültür köprüsü mü olacak?

Wikipedia’nın amblemi (resmi sitesi Arapça versiyonu)
Wikipedia’nın amblemi (resmi sitesi Arapça versiyonu)

İsa Nahari
Çeviri, dünyanın en büyük içerik akışlarından biridir. Çevirinin aynı zamanda “asıl metne ihanet” olduğu söylenir. Tartışma ortamlarında zaman zaman gündeme gelen bu söz ister doğru olsun ister olmasın genel olarak Arap içeriğinin gerçekliğini İngilizcenin içerik zenginliği ile karşılaştırdığında, İngilizce okuyucu için eğlenceli zaman geçirme ve bilgisinin ufkunu genişletme kaynağı olduğu sürece bu karşılaştırma “ihanete hoş geldin” diye bağırabilir.

Teşvik eksikliği
Bugün 442 milyon kişinin Arapça konuşmasına rağmen, Independent Arabia’nın ulaştığı verilere göre, Wikipedia’da Arap editör ve içerik hazırlayanların sayısı 111 kişiyi geçmiyor. Yani Arapça konuşan her bir milyonda iki kişi. Bu da internetteki içerik eksikliğini haklı çıkaran bir durum. Bu konudaki girişimler eksik kalıyor. Makale yazımı veya yabancı sitelerdeki yayınların yazılı ve görsel çevirisi bireysel ve kurumsal düzeyde sınırlı kalıyor. Bazıları bu konuda başarılı oldu ve devam ediyor. Geriye kalanlar ise hızla piyasadan kayboldu. Bunun birçok sebebi var. Bunlar arasında imkanı olanların isteksizliği ve maddi ve manevi teşvik eksikliği gösterilebilir. Özellikle sanal ortamda yayınlan makale ve Youtube’da yayınlanan videolar kısa sürede faydalı olmuyor

Wikipedia Arapçanın canlandırılması
Arap internet kullanıcısının en azından beklediği şey bireysel arzu ve hükümet koordinasyonunun birleştirilmesidir. Bunu geçen hafta gerçekleştiren Suudi Arabistan genç erkek ve kızlardan oluşan 50 kişilik gönüllü bir grubu Wikipedia Ansiklopedisi’nin Arapça versiyonunu zenginleştirmek, sitede yeni makaleler yayınlamak ve mevcut tercümeleri geliştirmek için görevlendirdi.
Suudi Arabistan’ın bu girişimi, Kral Abdulaziz Kurumu’nun 2018’in sonlarında hayata geçirdiği “Wiki Dowen” isimli proje kapsamında geldi. Proje, tarihi içerikleri zenginleştirmeyi hedefliyor. Söz konusu gençler girişimin ilk etabında 20-27 Eylül arasında gerekli araç gereçler hakkında uzman isimlerden eğitimler alacak. Sonraki dönemler bu ekibe yeni kişilerin katılması bekleniyor.
Wiki Dowen Proje Müdürü Zahir el-Harif, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, son girişimin Suudi Arabistan, Arap ve İslam dünyasının uygarlık tarihi, turizm ve tarihi eserlerine odaklanacağını belirterek, gelecek dönemde hayata geçirecekleri girişimlerin farklı alanlarda herkesin katkı sunmasına imkan sağlayacağını kaydetti. Harif, halihazırda kabul edilen gençlerin katılımlarını kolaylaştırmak amacıyla online eğitim alacaklarını aktardı.
Harif’in anlattıkları, bu yeni girişimin, devamı gelmeyen diğer girişimlerden farklı olacağına dair umut veriyor. Suudi Arabistan resmi haber ajansında yer alan habere göre, gönüllü 50 genç, sanal eğitimler sırasında Wikipedia’da editörlük becerileri, 5 bin baytlık makaleler yazma, tercüme etme veya mevcut tercümeleri geliştirme gibi konularda bilgi sahibi olacak.
7 bini aşkın makalenin kazandırılması
2018’in sonlarında başlayan Wiki Dowen Projesi şu ana kadar Wikipedia Arabi’ye 450 makale yazdı, 600 çeviri yaptı ve 2 bin 200 çeviriyi geliştirdi. Proje kapsamında düzeltilen makalelerin sayısı 4 bine ulaştı. Wikipedia’da yaklaşık 50 milyon makale bulunuyor. Bunların bir milyondan fazlası Arapça ve 15 binden fazlası Suudi Arabistan hakkında yazılmış. Wikipedia Arapça’yı en çok ziyaret eden Arap ülkesi, ayda yaklaşık 40 milyon görüntüleme ile Suudi Arabistan. Wikipedia’nın Arapça versiyonu, 300 dil versiyonu arasında ziyaret açısından 16’ıncı, derinlik ve kalite açısından ise 9’uncu sırada geliyor.

Üniversitelerde İngilizce eğitim
Suudi Çevirmenler Derneği Başkanı Muhammed el-Berekati, Arap Birliği bünyesinde çeviri projeleri için bir çeviri ekibi kurulması çağrısında bulunarak, Arap dünyasında tercüme kuruluşları arasındaki koordinasyon düzeyinin yükseltmek için bu konuda çabaların birleştirilmesinin artık önemli bir mesele haline geldiğini belirtti.
Suudi akademisyene göre, bilgiyi yayma konusunda kendine güvenen Arap üniversitelerinin İngilizce dilinde eğitim verme yaklaşımının eğitim içeriğinin zayıflamasına ve bilimsel içeriklerin Arapçaya kazandırılması konusundaki taleplerin azalmasına yol açıyor. Çeviri alanındaki istatistiklerde en önde gelen ülkelere bakıldığında, bu ülkelerdeki okullarda ve üniversitelerde eğitimin anadilde yapıldığı görülür. Çoğu zaman bu istatistikler yanlış anlaşılıyor ve bu tercümelerin edebiyat ve roman alanında olduğu zannediliyor. Bu yanlış değerlendirme sonucu Arapça içerik miktarını artırmak için dünya edebiyatını tercüme etme yönünde bir eğilim ortaya çıkıyor. Ancak Arapça içerik bu edebi türe indirgendiği için sonuç beklendiği gibi olmuyor.

Bireysel projeler
Öte yandan Arapça içeriği zenginleştirmek hedefiyle Teracum (tercümeler) Platformu gibi bireysel projeler de bulunuyor. Teracum Platformu bugün halen aktif olarak dünyadaki makaleleri uzmanların eliyle tercüme ediyor. Platform’un Youtube kanalında da çeşitli alanlar ve içeriklerle ilgili çeviri videoları yer alıyor. Bu alandan sorumlu çalışma ekibi görüşmeler yaparak ve etkinliklerle çeviriler yapıyor.
Bundan üç yıl önce hayata geçen Teracum Platformu’nun Başkanı Abdurrahman Seyyid, genel itibarıyla Arapça içerik konusunda bir zayıflığın olduğu gerçeğini reddetmiyor. Seyyid bunun arkasında, organize olma anlayışının bulunmaması ile destek ve teşvik eksikliğinin olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Seyyid, “Arap içeriğini zenginleştirme konusunda destekçi ve teşvik edici tarafların eksikliği, Arap içeriğinin zayıflığının başlıca sebebi olabilir. Bunun yanı sıra ister işgücü piyasalarında Arapçanın kullanımını destekleyen kültürel projeler, ister, eğitim müfredatı, yayınlar ve diğerleri aracılığıyla olsun Arapçanın, konuşanları arasındaki konumunu güçlendirmesini sağlayacak dil planlaması eksikliği var.



Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy


Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
TT

Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)

Gossip Girl hayranları, Chuck Bass'in ikonik "Ben Chuck Bass" repliğini bir kez daha duyabilir mi? Bu ihtimal imkansız değil çünkü Ed Westwick, bir yan dizi gündeme gelirse karaktere yeniden hayat vermeye sıcak baktığını söyledi.

Kötü çocuk Chuck Bass'i canlandırmasıyla tanınan Ed Westwick'e, Hits Radio UK'e verdiği röportajda olası bir yan dizide rolüne dönüp dönmeyeceği soruldu. Westwick, karakterin zamanla Blair Waldorf'un sadık partnerine dönüşmesiyle dizinin en sevilen yüzlerinden biri olmuştu.

Oyuncu, "Chuck Bass'in şimdi nerede olduğunu görmek çok ilginç olurdu. Fakat herkesi yeniden bir araya getirmek gerçekten çok zor olur" dedi. Ardından da "Bu dünyada her şey mümkün. Evet, Chuck'ın bu aralar neler yaptığını bilmek harika olurdu, kesinlikle!" ifadelerini kullandı.

2007–2012'de 6 sezon süren Gossip Girl, Manhattan sosyetesinin içinde yaşayan zengin gençlerin skandallarla dolu hayatını izliyor, karakterlerin çıkarları için birbirlerini nasıl harcadığını anlatıyordu. 

Tüm bu kaos ise kimliği bilinmeyen acımasız bir blogger'ın anlatımıyla ekrana taşınıyordu. Dizinin oyuncu kadrosunda Westwick ve Meester'ın yanı sıra Blake Lively, Penn Badgley ve Chace Crawford gibi isimler de yer alıyordu.

Westwick, Hits Radio UK röportajında diziden en sevdiği sahneyi de anlattı. 

"En sevdiğim sahne, Empire State Binası'nın tepesinde olduğum sahneydi" diyen oyuncu, üçüncü sezon finalinde Chuck'ın Blair'ı binanın tepesinde beklediği anı hatırlattı: 

Empire State Binası'nın kimsenin giremediği ancak belki bir tamircinin falan girebildiği anten bölümünün içine tırmanmama izin vermişlerdi. Oraya çıkabilmek gerçekten çok havalıydı. Üzerimde bir smokin vardı.

Oyuncu sözlerini, "Bir sürü şey vardı, gerçekten çok eğlendik. Limuzinlerin arkasında geçen bazı sahneler de harikaydı. O dizinin parçası olduğum için çok şanslıyım" diyerek tamamladı.

Şu an için ilk Gossip Girl kadrosuyla bir yan dizi duyurulmuş değil. Öte yandan dizinin yeni oyuncu kadrosuyla çekilen yeniden çevrimi 2021–2023'te iki sezon sürmüştü. 

Ayrıca Deadline'ın dünkü haberine göre, dizinin ilham aldığı kitap serisinin yazarı Cecily von Ziegesar da Blair'ı merkeze alan ve ilk romanların 20 yıl sonrasında geçen bağımsız bir eser üzerinde çalışıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Hits Radio UK, Deadline