Fransa ve BM’den ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ ortak girişim

Macron, bir geçiş dönemi içeren girişimi Salih ve Kazimi ile görüştü

Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
TT

Fransa ve BM’den ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ ortak girişim

Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün gerçekleştirdiği dört saatlik Bağdat ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Mustafa el-Kazimi başta olmak üzere Iraklı liderlerle bir araya geldi. Macron, Iraklı liderle Fransa ve Birleşmiş Milletler (BM) ortaklığında hazırlanan ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ girişimi görüştü. Bununla birlikte Macron, Irak'ın dış müdahale ve DEAŞ gibi iki önemli sorunla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Macron, dün Irak Cumhurbaşkanı Salih ile düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi:
“Irak çok önemli bir dönemden geçiyor. DEAŞ ile mücadele sona ermedi. DEAŞ ve çok sayıdaki dış müdahale Irak'ı tehdit eden sorunlar olmaya devam ediyor. Iraklı liderlerin içinde bulunulan geçiş dönemini iyi yönetmeleri, ülkelerini koruyan ve bölgenin güvenliğini güçlendiren bir Irak egemenliği inşa etmeleri gerekiyor.”
Ziyareti sırasında ev sahiplerine Irak'ın egemenliğini koruyacak bir proje sunduğunu belirten Macron, uluslararası toplumun desteği öncesinde Iraklı liderlerin bu projeyi onaylamalarını ve son dokunuşları yapmalarını beklediklerini söyledi. Macron, uluslararası toplumun projeye tam destek vermesi için ülkesinin Irak'ın yanında olacağını vurguladı.
Ne Macron ne de Iraklı liderler Fransa-BM ortak girişiminin içeriğine dair herhangi bir açıklama yapmadı.
Irak Cumhurbaşkanı Salih ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Irak ile Fransa arasında yeni projeler ve sözleşmelerin duyurulacağına işaret ederek, “Irak, Fransa ile stratejik bir ortaklığı dört gözle bekliyor”  dedi. Macron’un ziyaretin kısa oluşuna atıfta bulunan Salih, “Önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanı Macron'un Irak'a uzun bir ziyaret gerçekleştirmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Irak'ın ‘istikrarını sağlamak için bölgede önemli bir rol oynamayı sabırsızlıkla beklediğini’ ve ‘başkalarının çatışma alanı’ olmak istemediklerini vurgulayan Salih, “Terörün getirdiği zorluklar devam ediyor. Terörle mücadele ve terörizmin kaynaklarını kurutmak için uluslararası işbirliğini gerekiyor” şeklinde konuştu.
Macron, Cumhurbaşkanı Salih’in yanı sıra Irak Başbakanı Kazimi, Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ve Erbil'e gidememesi üzerine kendisiyle görüşmek için Erbil'den Bağdat'a gelen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.
Başbakan Kazimi, Macron ile görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Fransa ve Avrupa'nın bir bütün olarak bölgede ‘istikrarı yeniden tesis etmeye’ yardımcı olmalarını umduğunu söyledi.
Kazimi şöyle devam etti:
“Bir savaş alanı değil, bir istikrar ve ılımlılık bölgesi olmak istiyoruz. Fransa ve Irak, askeri işbirliğini derinleştirmenin yanı sıra gelecekte enerji alanında da anlaşmalar imzalayacak.”
Şarku'l Avsat'a konuşan Irak Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Dr. Zafer el-Ani, “Fransa, özellikle İran'la sorunları olan bazı ülkelerde varlığını vurgulamak için, ABD’nin seçimlerle meşgul olması nedeniyle Ortadoğu'da bıraktığı boşluktan yararlanmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Ani, “Fransa, Irak’a Tahran'la ilişkileri açısından bakıyor” yorumunda bulundu.
Nehreyn Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında öğretim görevlisi olan Dr. Yasin el-Bekri, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Ziyaret, Irak'ın bağımsızlığını korurken, eksenlere çekilmemek şartıyla kapının herkese açık olması ilkesinin bir teyidi olarak, Irak dış politika vizyonu açısından önemli bir yere sahiptir.  Ancak önemli bir nokta var. Paris ile Erbil arasındaki ilişkilere bakıldığında Macron'un Erbil'i ziyaret etmemiş olması dikkat çekicidir. IKBY Başkanı Barzani’nin Macron ile görüşmek üzere Bağdat’a gelmesi, Fransa’nın çözümlerin merkezde ve diyalog yoluyla olduğu yönünde verdiği bir mesajdır”  dedi.
Fransa’nın ne 2003 öncesi ne de sonrasında Irak'taki rolünün yok olmadığına işaret eden Dr. Bekri, “Macron'un yaptığı ziyaret, bu rolün çeşitli aşamalarda devam ettiği anlamına geliyor. Bu ziyaret, başta Avrupa - İran - ABD ilişkilerinin düzenlenmesi olmak üzere bölgesel sorunlarda Fransa’nın üstlendiği rol bağlamında gerçekleşti. Burada Bağdat, bölgesel ve uluslararası diyalog için bir platform haline gelebilir ve bölgedeki çatışmayı veya en azından bir kısmını çözebilir” şeklinde konuştu.
Bu arada Başbakan Kazimi, IKBY Başkanı Barzani ile Macron ile görüşmesi öncesinde bir araya gelerek Bağdat ile Erbil arasındaki bir dizi ortak dosyayı görüştü. Irak Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kazimi-Barzani görüşmesinde, hem federal hükümetin hem de bölgesel yönetimin devlet kurumları arasındaki entegrasyonu ve işbirliğini artıracak önemli dosyaların, anayasanın belirlediği ilkeler ve çalışmalar çerçevesinde ele alındığı belirtildi.
Görüşmede ayrıca yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele çabalarının yanı sıra DEAŞ’ın uyuyan hücrelerine karşı savaşta devam eden çalışma ve koordinasyonun önemi vurgulanırken Peşmerge Bölge Muhafız Birlikleri’nin Irak güvenliğinin ayrılmaz bir parçası Irak topraklarında yer olmayan terörizm kalıntılarının peşine düştüklerinin altı çizildi.
Açıklamaya göre Neçirvan Barzani, ‘IKBY hükümeti ile federal hükümet arasındaki ortak eylem mekanizmalarını güçlendirmek için atılan adımlara duyduğu iyimserliği’ dile getirirken “Kürtler Iraklı olmaktan gurur duyuyorlar ve Irak'ın istikrarı, güvenliği ve egemenliği için çalışmaya devam etmeye konusunda kararlılar” şeklinde konuştu. Barzani ayrıca Irak ile dost ülkeler arasında en üst düzeyde yapılan karşılıklı ziyaretlerin yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrar yararına olan temel uzlaşılar ışığında IKBY’nin Irak'ın bölgesel ve uluslararası düzeyde temsil etmeye başladığı rolden gurur duyduğunu belirtti.
Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani'nin özel danışmanı Mesud Haydar ise yaptığı açıklamada,  “Neçirvan Barzani'nin Bağdat ziyaretinin gündeminde Türkiye’nin IKBY sınırlarından Irak'a yönelik ihlallerini durdurmak için Bağdat ile Erbil arasında bir koordinasyon mekanizması kurulmasının yanı sıra güvenlik ve askeri işbirliği ve DEAŞ kalıntılarına karşı mücadele gibi bir dizi önemli konu vardı” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Haydar şunları söyledi:
“Ziyarette, anayasal çerçevede Erbil ile Bağdat arasındaki sorunların ele alınmasının yanı sıra başta petrol ve doğalgaz olmak üzere ekonomik alanda işbirliği ele alındı. Erbil ile Bağdat arasındaki ekonomik dosyanın ve Peşmerge güçlerinin durumunun ele alınması, iki taraf arasındaki buzların çözülmesi ve diğer meselelere değinilmesi için aralarındaki güveni pekiştirmesi nedeniyle öncelikli meselelerdir.”



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.