Fransa ve BM’den ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ ortak girişim

Macron, bir geçiş dönemi içeren girişimi Salih ve Kazimi ile görüştü

Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
TT

Fransa ve BM’den ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ ortak girişim

Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)
Fransa ve Irak Cumhurbaşkanları dün Bağdat’ta ortak basın toplantısı düzenledi (EPA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün gerçekleştirdiği dört saatlik Bağdat ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Mustafa el-Kazimi başta olmak üzere Iraklı liderlerle bir araya geldi. Macron, Iraklı liderle Fransa ve Birleşmiş Milletler (BM) ortaklığında hazırlanan ‘Irak'ın egemenliğini korumaya yönelik’ girişimi görüştü. Bununla birlikte Macron, Irak'ın dış müdahale ve DEAŞ gibi iki önemli sorunla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Macron, dün Irak Cumhurbaşkanı Salih ile düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi:
“Irak çok önemli bir dönemden geçiyor. DEAŞ ile mücadele sona ermedi. DEAŞ ve çok sayıdaki dış müdahale Irak'ı tehdit eden sorunlar olmaya devam ediyor. Iraklı liderlerin içinde bulunulan geçiş dönemini iyi yönetmeleri, ülkelerini koruyan ve bölgenin güvenliğini güçlendiren bir Irak egemenliği inşa etmeleri gerekiyor.”
Ziyareti sırasında ev sahiplerine Irak'ın egemenliğini koruyacak bir proje sunduğunu belirten Macron, uluslararası toplumun desteği öncesinde Iraklı liderlerin bu projeyi onaylamalarını ve son dokunuşları yapmalarını beklediklerini söyledi. Macron, uluslararası toplumun projeye tam destek vermesi için ülkesinin Irak'ın yanında olacağını vurguladı.
Ne Macron ne de Iraklı liderler Fransa-BM ortak girişiminin içeriğine dair herhangi bir açıklama yapmadı.
Irak Cumhurbaşkanı Salih ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Irak ile Fransa arasında yeni projeler ve sözleşmelerin duyurulacağına işaret ederek, “Irak, Fransa ile stratejik bir ortaklığı dört gözle bekliyor”  dedi. Macron’un ziyaretin kısa oluşuna atıfta bulunan Salih, “Önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanı Macron'un Irak'a uzun bir ziyaret gerçekleştirmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Irak'ın ‘istikrarını sağlamak için bölgede önemli bir rol oynamayı sabırsızlıkla beklediğini’ ve ‘başkalarının çatışma alanı’ olmak istemediklerini vurgulayan Salih, “Terörün getirdiği zorluklar devam ediyor. Terörle mücadele ve terörizmin kaynaklarını kurutmak için uluslararası işbirliğini gerekiyor” şeklinde konuştu.
Macron, Cumhurbaşkanı Salih’in yanı sıra Irak Başbakanı Kazimi, Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ve Erbil'e gidememesi üzerine kendisiyle görüşmek için Erbil'den Bağdat'a gelen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.
Başbakan Kazimi, Macron ile görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Fransa ve Avrupa'nın bir bütün olarak bölgede ‘istikrarı yeniden tesis etmeye’ yardımcı olmalarını umduğunu söyledi.
Kazimi şöyle devam etti:
“Bir savaş alanı değil, bir istikrar ve ılımlılık bölgesi olmak istiyoruz. Fransa ve Irak, askeri işbirliğini derinleştirmenin yanı sıra gelecekte enerji alanında da anlaşmalar imzalayacak.”
Şarku'l Avsat'a konuşan Irak Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Dr. Zafer el-Ani, “Fransa, özellikle İran'la sorunları olan bazı ülkelerde varlığını vurgulamak için, ABD’nin seçimlerle meşgul olması nedeniyle Ortadoğu'da bıraktığı boşluktan yararlanmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Ani, “Fransa, Irak’a Tahran'la ilişkileri açısından bakıyor” yorumunda bulundu.
Nehreyn Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında öğretim görevlisi olan Dr. Yasin el-Bekri, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Ziyaret, Irak'ın bağımsızlığını korurken, eksenlere çekilmemek şartıyla kapının herkese açık olması ilkesinin bir teyidi olarak, Irak dış politika vizyonu açısından önemli bir yere sahiptir.  Ancak önemli bir nokta var. Paris ile Erbil arasındaki ilişkilere bakıldığında Macron'un Erbil'i ziyaret etmemiş olması dikkat çekicidir. IKBY Başkanı Barzani’nin Macron ile görüşmek üzere Bağdat’a gelmesi, Fransa’nın çözümlerin merkezde ve diyalog yoluyla olduğu yönünde verdiği bir mesajdır”  dedi.
Fransa’nın ne 2003 öncesi ne de sonrasında Irak'taki rolünün yok olmadığına işaret eden Dr. Bekri, “Macron'un yaptığı ziyaret, bu rolün çeşitli aşamalarda devam ettiği anlamına geliyor. Bu ziyaret, başta Avrupa - İran - ABD ilişkilerinin düzenlenmesi olmak üzere bölgesel sorunlarda Fransa’nın üstlendiği rol bağlamında gerçekleşti. Burada Bağdat, bölgesel ve uluslararası diyalog için bir platform haline gelebilir ve bölgedeki çatışmayı veya en azından bir kısmını çözebilir” şeklinde konuştu.
Bu arada Başbakan Kazimi, IKBY Başkanı Barzani ile Macron ile görüşmesi öncesinde bir araya gelerek Bağdat ile Erbil arasındaki bir dizi ortak dosyayı görüştü. Irak Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kazimi-Barzani görüşmesinde, hem federal hükümetin hem de bölgesel yönetimin devlet kurumları arasındaki entegrasyonu ve işbirliğini artıracak önemli dosyaların, anayasanın belirlediği ilkeler ve çalışmalar çerçevesinde ele alındığı belirtildi.
Görüşmede ayrıca yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele çabalarının yanı sıra DEAŞ’ın uyuyan hücrelerine karşı savaşta devam eden çalışma ve koordinasyonun önemi vurgulanırken Peşmerge Bölge Muhafız Birlikleri’nin Irak güvenliğinin ayrılmaz bir parçası Irak topraklarında yer olmayan terörizm kalıntılarının peşine düştüklerinin altı çizildi.
Açıklamaya göre Neçirvan Barzani, ‘IKBY hükümeti ile federal hükümet arasındaki ortak eylem mekanizmalarını güçlendirmek için atılan adımlara duyduğu iyimserliği’ dile getirirken “Kürtler Iraklı olmaktan gurur duyuyorlar ve Irak'ın istikrarı, güvenliği ve egemenliği için çalışmaya devam etmeye konusunda kararlılar” şeklinde konuştu. Barzani ayrıca Irak ile dost ülkeler arasında en üst düzeyde yapılan karşılıklı ziyaretlerin yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrar yararına olan temel uzlaşılar ışığında IKBY’nin Irak'ın bölgesel ve uluslararası düzeyde temsil etmeye başladığı rolden gurur duyduğunu belirtti.
Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani'nin özel danışmanı Mesud Haydar ise yaptığı açıklamada,  “Neçirvan Barzani'nin Bağdat ziyaretinin gündeminde Türkiye’nin IKBY sınırlarından Irak'a yönelik ihlallerini durdurmak için Bağdat ile Erbil arasında bir koordinasyon mekanizması kurulmasının yanı sıra güvenlik ve askeri işbirliği ve DEAŞ kalıntılarına karşı mücadele gibi bir dizi önemli konu vardı” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Haydar şunları söyledi:
“Ziyarette, anayasal çerçevede Erbil ile Bağdat arasındaki sorunların ele alınmasının yanı sıra başta petrol ve doğalgaz olmak üzere ekonomik alanda işbirliği ele alındı. Erbil ile Bağdat arasındaki ekonomik dosyanın ve Peşmerge güçlerinin durumunun ele alınması, iki taraf arasındaki buzların çözülmesi ve diğer meselelere değinilmesi için aralarındaki güveni pekiştirmesi nedeniyle öncelikli meselelerdir.”



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.